Herero ve Nama Soykırımı Namibya, Almanya’nın “Soykırım Tazminatı” Teklifini Kabul Etmedi

Namibya, Almanya'nın 20. yüzyılın başlarında işlediği Herero ve Nama soykırımına ilişkin sunduğu tazminat teklifinin "kabul edilemez" olduğunu açıkladı.

admin 14 Ağustos 2020

Namibya, Almanya’nın 20. yüzyılın başlarında işlediği soykırım suçuna ilişkin sunduğu tazminat teklifini “kabul edilemez” bulduğunu açıkladı. Namibya Devlet Başkanlığından yapılan açıklamada, Namibya ve Almanya arasında 1904-1908 yıllarında Herero ve Nama halkına karşı yapılan soykırıma ilişkin özür ve tazminat görüşmelerinin devam ettiği belirtildi.

Açıklamada, Almanya’nın “tazminat” kelimesini kullanmaktan kaçındığı, bunun yerine ödenecek miktar için “yaraları sarmak” terimini tercih ettiği ve Namibya’nın bu ifadeyi yetersiz bulduğu kaydedildi. “Alman hükümeti tarafından yapılan şu anki tazminat teklifi sürüncemede kalmış bir mesele ve Namibya hükümetince kabul edilemez.” ifadesi kullanılan açıklamada, yakın zamanda iki ülke arasında konuya ilişkin nihai toplantının yapılacağı aktarıldı. Soykırım için özür dilemeyi kabul eden Almanya, 2015’den bu yana Namibya hükümetiyle tazminata ilişkin toplantıları sürdürüyor.

Herero ve Nama Soykırımı: Kafataslarında “Üstün Irk” Araştırmaları

Soykırımcı Alman güçleri, 1904-1908 yıllarında kendilerine direnen Herero ve Nama halklarından on binlerce kişiyi katletmişti. Soykırımda Herero halkının yüzde 80’i, Nama halkının ise yüzde 50’si yok edildi. Ölen yüzlerce kişinin kafataslarının, antropologlar tarafından yürütülen “Avrupalıların üstünlüğünü kanıtlama araştırmaları” için Almanya’ya gönderildiği biliniyor. 2018 yılında Alman sömürgeciler tarafından Namibya’da çalınan 15 kafatası ve kemik parçası bir tören ile Berlin’de iade edildi. Namibya’da gerçekleşen soykırım, siyahilerin “insan” olarak görülmediği “beyaz ırkçılık” ile ilgili en acı örnekler arasında değerlendiriliyor. (AA, P)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar