Dosya: "Avrupa'da Düğün" Avrupa’da Düğün Maliyeti: Şatoda Bir Prens ve Prenses Düğünü

DOSYA

Almanya ve Hollanda’da düğün yapmanın maliyeti ne kadar? Bu iki ülkeden düğün salonu sahipleri ve organizasyon firmalarıyla düğün masrafını konuştuk.

Elif Zehra Kandemir 30 Ağustos 2020

Avrupa’nın birçok ülkesinde “Türk düğünü” denildiğinde akla ilk gelen şeyler, gelin almak için gidilen “kız evi”nde kapı önünde davul-zurna, halay ve ardından gelen konvoy seremonisi… Avusturya’da neredeyse her düğünde konvoylar nedeniyle bir polis vakıası olurken, Almanya’da da düğün konvoylarında durum pek farklı değil. Düğün konvoyundaki arabalar, süsler ve meşalelerden düğün salonlarındaki atraksiyonlara kadar bütün süreç, ciddi bir maddi yüke sahip. Avusturya’da 1000 kişilik bir düğün, en az 10 ila 12 bin avro arasında mal olabilirken, 30 bin avroya kadar çıkan düğünler de var. Batı Avrupa’da birçok şehirde düğün maliyeti, gelin ve damadın beklentilerinden, düğün salonlarının yaptığı yatırıma kadar çok farklı değişkenlerden etkileniyor. Düğün salonlarının sunduğu hizmetler artık oldukça geniş bir yelpazede. Bazı düğün salonlarında, düğünü Türkiye’deki ya da diğer ülkelerdeki akrabaların da izleyebilmesi için canlı yayın sistemleri bulunuyor.

Dosya: "Avrupa'da Düğün"

“10 Yıl Borç Ödeyecekseniz, İsteklerinizi Gözden Geçirmeniz Gerek”

30 Ağustos 2020

Sadece birkaç düğün salonunun olduğu Avrupa şehirlerinde fiyat belirleme tekeli salonlarda. Düğün salonlarının sayısının çok olmadığı şehirlerde rekabet az, fiyatlar ise yüksek. Batı Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenliler koronavirüs salgını nedeniyle “mütevazi” ve az davetliyle yapılan düğünlere dönüş yapsa da, bu durum her zaman düğün maliyetinin düşmesi anlamına gelmiyor. 

Almanya’da Düğün Maliyeti:10.000 ila 60.000 Avro Arası

Almanya’da uzun senelerdir faaliyet gösteren bir düğün salonu işletmecisi olan Ayşe Hanım*, bir senede 70 ila 80 arasında düğün yaptıklarından bahsediyor. Ayşe Hanım, diğer birçok salon gibi düğün törenlerinde a’dan z’ye hizmet verdiklerini anlatıyor. Bu hizmetlerin içinde catering, orkestra, program, kuaför, gelin arabası gibi ayrıntılar da var. 

Ayşe Hanım’a göre Almanya’da 300 kişilik bir düğünün maliyeti 10.000 avro ile 60.000 avro arasında değişiyor: “Düğün maliyetinde bir üst sınır yok. Davetli sayısı azalırsa maliyet büyük oranda azalır. Örneğin 850 kişilik bir düğünün minimum gideri (orkestra olmadan) 17.000-20.000 avro arası değişebilir. Düğün giderleri, çiftin beklentileri ve davetli sayısı ile alakalı. O nedenle genel geçer bir fiyat vermek çok zor.”

Ayşe Hanım, fiyatlardan bahsederken, bu fiyatları etkileyen düğün kültüründeki değişime işaret ediyor: “20 sene önce Almanya’daki Türk düğünlerinde kızarmış tavuk ve turşu verilirdi. Şimdi gençler 5 çeşit yemeğin olduğu menüler, açık büfe meyveler, girişte meşrubat servisi istiyor. Fotoğraf çekimlerinin içine drone ile çekim katıyorlar. Ekstra klip, ekstra dekorasyon istiyorlar. Biz de istenen görkeme uyan bir düğün salonu sunuyoruz.”

Ayşe Hanım’a göre düğünde davetli sayısının azalması, yine de her zaman fiyatın azalması anlamına gelmiyor: “250 kişilik düğün yapan kişi çok daha fazla özeniyor. 800 kişilik bir düğünde belki sıradan menü istenirken, davetli sayısı azaldığında kokteyl verilmesini isteyen oluyor.” 10 senedir düğün salonu işletmeciliği yapan Ayşe Hanım, şimdiye kadar hiçbir talebi “uçuk” olarak nitelendirmemiş: “Evlenen çiftlerin bir hayali var. Kimisi sade, kimisi şaşaalı. Biz onların talebine göre hizmet sunuyoruz.” 

“Düğün Salonu Ne Kadar Masraflıysa, Takılar O Kadar Fazla Oluyor”

2011 yılından beri Tatanga Events isimli şirketiyle Almanya’da yaşayan Türkiye kökenlilere düğün organizasyonu yapan Salih Yılmaz’a göre alternatif düğün yapmak mümkün. “Bir çift, sadece gelinlik, damatlık, kuaför, düğün töreni ve resim çekimini aslında 5.000 avroya mal edebilir. Örneğin camide yapılan bir düğün töreni bu tutara organize edilebilir. Almanya’da ortalama bir düğün töreni için harcanan yaklaşık para 20.000 avro civarında. Ben 10.000 avroya düğünü, ev döşemesini, balayını yapan çift de gördüm, 50.000 avronun yetmediği çiftler de…”

Yılmaz’a göre düğünlerde esas bütçe, altınlara ayrılıyor. Evlilik arifesinde mobilyalar taksitle alınabilirken, altında durum öyle değil. “Düğün salonunun masrafı genelde standart düğünlerde çiftleri zorlamıyor. Çünkü Almanya’da ailelerin büyük bir çoğunluğu salon masraflarını takı ile karşılıyor. Sadece maddi durumu çok iyi olan aileler, düğündeki takıları gelin ve damada verip, düğün masrafını kendileri karşılıyor. Salon masrafı yüksek olduğunda, takılan takıların miktarı da daha yüksek oluyor. Şu ana kadar yaptığımız sadece bir düğünde takılan takı, masrafları karşılamadı. Onda da damat Türkiye’den buraya gelmişti. Gelinin ailesi de o şehre yeni taşınmıştı.” 

Yılmaz son zamanlarda Almanya’daki düğünlerde de bir değişim gözlemlendiğini ekliyor: “Almanya’daki ilk nesil Türkler gibi ‘Tanıdığım herkes düğünüme gelsin’ görüşünden vazgeçiliyor. Artık sayıya değil, düğünün kalitesine önem veriliyor. İnsanlar 800 kişilik düğün yapmak yerine 200 kişilik kaliteli düğün yapmak istiyorlar. Bu değişim zannedildiği gibi Kovid-19 ile ilgili değil. Son 2 senedir süreç bu. İnsanlar artık düğünün tadını çıkartmak yerine, nasıl daha çok ‘like’ alabiliriz düşüncesinde. Salona arabayla değil de helikopterle gelmek isteyen gelin adayım bile olmuştu. Bir ara herkes balayı için Maldivler’e gidiyordu. Şimdi orası bile demode oldu.”

ÖZEL DOSYA

Avrupa'da Düğün

DOSYA YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

“Mütevazi Tanımı Değişti”

Köln’ün Ehrenfeld semtindeki Eurosaal düğün salonu 30 yıldır hizmet veriyor. Eurosaal’ın işletmecisi olan Mehmet Doğan, Almanya’daki düğünlerin maliyetini konuşurken “mütevazi” kavramının genişlemesine değiniyor. “3 yıl önce masalara sadece soğuk meze dağıtılıyordu ve bu mütevazi bir ikram idi. Bugün itibariyle yemekten önce soğuk meze, yanında patates kızartması, sigara böreği ve kısır veriliyor. Artık mütevazi olan bu. Bunun maliyeti, 600-700 kişilik bir düğünde 11.000 avro civarı olabiliyor.

Doğan’a göre düğün arabası, düğün çekimi, Ren Nehri kıyısında drone ile video çekimi, gelin ve damadın salona getirilmesi, düğünden sonra evlerine götürülmesi, 5 çeşit yemek ve salon dekoru eklendiğinde Almanya’da bir düğün 15.000 avroya mal oluyor. Bu tutar, sadece düğün günü harcanan tutar. Doğan, düğün salonu masrafının salona göre değiştiğini ekliyor: “Bazı salonlarda masraf 21-22.000 avroya kadar çıkıyor. Salonda yerlerin mermer olması, gelinle damadın iki ayrı merdivenden aşağıya inmesi bile fiyatı etkiliyor.”

Köln’de ağırlıklı olarak Türklerin düğün yaptığı 30’dan fazla düğün salonu var ve bunların neredeyse tamamı, son 20 yıl içerisinde büyük oranda yenilendi. Doğan, bu durumu şöyle anlatıyor: “Normalde kapitalist sistemde rekabet olduğunda fiyatların da aşağı düşmesi gerekir. Düğün salonlarında böyle olmadı. Köln civarında yeni açılan salonlar moderndi. Bunların fiyatları 15.000 avrodan başlıyor. Böyle bir ortamda eski düğün salonları dekor, ışık, sandalye ve masa açısından günümüze ayak uydurmak zorunda kaldı. Bu modernizasyonu yapan salonların da fiyatları arttı. Bugün Almanya’da 5 yıl önce 8.000 avroya yapılan bir düğün, şimdi aynı salonda 11.000 avroya yapılıyor. Bunlar bir de orta kesime hitap eden düğünler. Normalde 600 kişilik bir düğün her şeyiyle birlikte 18-20.000 avro maliyete sahip.”

Küreselleşme Neticesinde Çeşitlenen Talepler

Düğünün Türk geleneğindeki yerine dikkat çeken Doğan, düğünün amacının aslında hayata yeni atılacak iki genci maddi olarak desteklemek olduğunu vurguluyor: “Anadolu’da evlenmek/evlendirmek, köylülerin iki gence bir yuva kurması anlamını taşır. O düğüne gelen aileler çifte destek olması için hediye sunarlar. Biz İtalyan ya da Romen düğünleri de yapıyoruz. Onlarda da takı var, ama Anadolu kültürü kadar fazla değil. Almanya’da bir düğünde 25-30 bin avrodan az takının takıldığı düğün çok nadirdir.”

Doğan, salon masrafına ek olarak bir de düğüne gelene kadarki masraflara işaret ediyor: Kız isteme, söz, nişan, kına, bu esnada karşılıklı hediyeler, kıyafetler… Doğan’a göre bu harcama tutumunun arkasında başka bir şey var: “Genç kızlar daha çocukluklarından itibaren düğünleri ile ilgili bir hayale sahipler. Filmlerde, magazin kanallarında, sosyal medyada gördüklerinden hareketle kafalarında bir ‘ekstra’ var. İkisi de motorcu olan bir çift, salona motorlarıyla girmek isteyebiliyor. Bir gelin, filmde gördüğü salona giriş sahnesinin aynısını isteyebiliyor. Biz de hizmet sağlayıcı olarak küreselleşme neticesinde çeşitlenen bu talepleri sağlamaya çalışıyoruz.”

Doğan’a göre esas sorun, bir çiftin düğünüyle ilgili sıra dışı taleplerinin olması değil: “Bu talepler eğer kişinin alım gücüyle örtüşüyorsa, bizim açımızdan bir sorun yok. Fakat bir düğünde, her masaya elinde beyaz havlu tutan garson koymak, tabakların yanına her yemek için birkaç çatal, kaşık, bıçak koymak gibi talepler geldiğinde karşı tarafı uyarıyoruz. Bazen çiftler, 800 kişilik bir düğünü 5 yıldızlı bir restoranda resepsiyon şeklinde yapabileceğini düşünüyor. Bu beklentinin hiçbir düğün salonunda yerine getirilemeyeceğini, bunun ancak bir otelde yapılabileceğini söylüyoruz. Düğün için beklentileri açıkça konuşmak, maddi imkânları ve salonun imkânlarını değerlendirmek şart.”

“Absürt İstek Diye Bir Şey Yok”

Şimdiye kadar yaklaşık 1.500 düğün organize ettiğini söyleyen Doğan, “absürt istek” diye bir şeyin olmadığını söylüyor: “Biz hiçbir çifte, ‘Düğünde de bu istenir mi, bu ne kadar saçma’ gibi bir şey söylemeyiz. Çiftin bir talebi vardır. Biz bu talebi karşılayıp karşılayamayacağımızı konuşuruz. Düğün, çiftin özel günüdür. Dünyaların kendi ayağına serilmesini ister. Ben ihtiyaç duymayabilirim, ama düğün onların düğünü. Biz bu beklenti ile ilgili gerçekçi bir plan çıkartırız.”

Yine de Doğan beklentiler arttıkça, memnuniyetsizliğin de arttığı görüşünde: “Düğününde sevdiği insanlarla birlikte eğlenmek isteyen insanlar gerçekten mutlu oluyor. Ama bir çift düğününde ne kadar ayrıntı planlayıp, olmayacak taleplerde bulunursa, düğünde tüm istekleri yerine getirilse de bir noktada mutlaka tatminsizlik yaşıyor. Bu durum evliliğe de yansıyor.”

Hollanda’da Düğün Maliyeti: 8 ila 25 Bin Avro Arasında

Avrupa’da düğün maliyeti arasında aslında ülkelere göre bir fark yok. Maliyet farkı, düğünün çeşidine ve çiftin beklentilerine göre değişiyor. 

Sezer Han, Hollanda’da faaliyet gösteren Gökkuşağı Sanat Merkezi’nin menajeri. Aynı zamanda bir tiyatro oyuncusu olan Han, Hollanda’da düğün maliyetinin değişkenliğine dikkat çekiyor. “Hollanda’da düğün maliyeti 8 bin ile 25 bin avro arasında oynar. Bu sizin lüks beklentilerinize ve pakete göre değişir. 8 bin avroya da düğün yapabilirsiniz. Fotoğraf-video ekibi, ilahi grubu dâhil olduğunda düğün maliyeti 16.000 avroya da çıkabilir. Aynı salonda üst düzeyde 20.000 avroya düğün yapmak da mümkün.” 

Han, Hollanda’da kız istemekten düğün gününe kadar geçen sürede evliliğin bütün maliyetlerinin ise toplamda 60.000 avroya kadar ulaştığını söylüyor. Bu tutarın içinde 1000 kişilik bir düğün, salon, foto-video ekibi, kız isteme, söz, nişan, kına merasimleri, karşılıklı hediyeler ve kıyafetler de var. “Bu tutarı söylediğimizde insanlar şaşırıyor ama, en basitinden artık evlilik teklifi bile başlı başına bir organizasyon. Yere gül koyma, mum yakma, tüm bu seremoniyi kayda alma gideri bile en az 500 avro. Mevcut şartlarda Hollanda’da bir insan bugün düğün yapmak istiyorsa, 60.000 avronun cebinde olması gerekiyor. İnsanlar sadece düğün salonu masrafını düşünüyor ama bütün giderleri listelediğinizde, hiç akla gelmeyen bir sürü ayrıntı ortaya çıkıyor.”

“Hollanda Avrupa’daki Türk Düğünlerinde Trend Belirleyici”

Han, Hollanda’da yılda yaklaşık 130 düğünde yer aldıklarını belirtiyor. Hollanda’nın Avrupa’daki Türk düğünlerinde “trend belirleyici” olduğunu söyleyen Han, düğün salonlarındaki değişime vurgu yapıyor: “5 yıl öncesine kadar Hollanda’da salonlar orta dereceydi. Ama şu an Hollanda’da artık orta sınıf düğün salonu kalmadı. Hepsi yatırım yaptı ve salonlarını ultra lüks hâle getirdi. Biri yapınca öbürü de yapmak zorunda kaldı. Bu da fiyatları arttırdı.” 

Han, Hollanda’da “programlı düğünler” denilen düğünleri organize ediyor: “Oynamalı düğün olmayınca insanlar sıkılacaklarını zannediyorlar; fakat biz zengin içerik ve farklı programlarımızla düğünleri coşkulu bir hâle getiriyoruz. İlahiler, türküler, sema gösterileri, zeybek, mehter gibi birçok program alternatifimiz var. İnsanlar artık bu tarz düğünlere rağbet gösteriyor.”

Düğünler, aslında “boşluk kabul etmeyen” bir çağın da yansıma alanları. Han, bu durumu şöyle özetliyor: “İnsanlar düğünlerinin dolu dolu olmasını istiyor. Bazen mehter, zeybek, semazen, ilahi grubunu aynı anda alıyor. Çok yoğun bir program olduğunu söylesek de sade olmasını istemiyorlar.”

Han’ın şimdiye kadar görüştüğü çiftler arasında önce bu tarz “programlı düğün”lere tepki gösterenler de olmuş, fakat tepki gösterenlerin bir çoğu düğün sonunda teşekkür etmeye gelmiş. Han bu durumu şöyle anlatıyor: “Ya kız ya da erkek tarafı, programlı düğün istemediği için tepkili olabiliyor. Fakat aynı kişiler, program başladıktan sonra en ön masada oturup, programın sonuna kadar pür dikkat olabiliyorlar. Biz prensip olarak programımızda giriş dansı ve belirli bir bölümden sonra aile arasında oynama gibi imkânlar sunmuyoruz.”

Dosya: "Avrupa'da Düğün"

"Kamera Gözünden" Berlin’de Bir Düğün Töreni

30 Ağustos 2020

Her hâlükârda Han’a göre düğünlerin maliyetinde temel parametre, evlenen çiftin ve ailesinin beklentileri: “Bazen çiftler düğünü gözlerinde o kadar büyütüyorlar ki bir şatoda prens ve prensesin düğünü olacağı havasına giriyorlar. Her şey hatasız, eksiksiz, süper geçecek düşüncesinde oluyorlar. En ufak bir aksaklıkta yüzlerine yansıyor. Düğünleri güzel geçse bile memnun olamıyorlar. Bu durum, fiyatları da belirliyor.”

*İsmi isteği üzerine redaksiyon tarafından değiştirilmiştir.

Elif Zehra Kandemir

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar