İşkence

BM İsrail’i Cinsel Şiddet Uygulayan Devletler Listesine İlk Kez Aldı

BM, çatışma bölgelerinde cinsel şiddetten sorumlu devletlerin yer aldığı listeye Rusya ile birlikte İsrail’i ilk kez dahil etti; raporda, 10’u çocuk 31 Filistinliye yönelik tecavüz, toplu tecavüz, cinsel işkence ve zorla çıplak bırakma vakalarının doğrulandığı belirtildi.

BM İsrail’i Cinsel Şiddet Uygulayan Devletler Listesine İlk Kez Aldı
İsrail'in Batı Şeria'daki Ofer Hapihanesi | Fotoğraf: Christopher Michael - Flickr.

Birleşmiş Milletler (BM), çatışma bölgelerinde tecavüz ve cinsel şiddet uyguladığı ya da bu tür fiillerden sorumlu olduğu değerlendirilen tarafların yer aldığı yıllık listeye İsrail’i ilk kez dahil etti. BM Genel Sekreteri António Guterres’in çatışmalarda cinsel şiddete ilişkin son raporunda, İsrail güçlerinin 2023-2025 yılları arasında Gazze Şeridi ve işgal altındaki Batı Şeria’dan 10’u çocuk 31 Filistinliye yönelik cinsel şiddet vakalarından sorumlu olduğunun doğrulandığı belirtildi.

Haaretz’in raporun ayrıntılarına dair haberine göre ihlallerden İsrail ordusu, İsrail Cezaevi İdaresi ve sınır polisi sorumlu tutuldu. BM raporunda, doğrulanan vakaların 13’ünün 2025’te, 18’inin ise 2023 ve 2024 yıllarında meydana geldiği kaydedildi. Raporda yer alan vakaların, erişim kısıtlamaları nedeniyle tüm tabloyu değil, doğrulanabilen ve belirli bir örüntüye işaret eden olayları yansıttığı vurgulandı.

Tecavüz, Toplu Tecavüz ve Cinsel İşkence Bulguları

BM raporunda, Filistinlilere yönelik doğrulanan ihlallerin yalnızca tek bir cinsel şiddet biçimiyle sınırlı olmadığı; çoğu vakada birden fazla şiddet yönteminin aynı anda uygulandığı belirtildi. Raporda yer alan fiiller arasında nesnelerle tecavüz, toplu tecavüz, tecavüz girişimi, cinsel organlara yönelik fiziksel şiddet, cinsel organlara kasıtlı ateş açılması, göğüs ve cinsel organlara dokunma, zorla çıplak bırakma, güvenlik gerekçesi olmaksızın yapılan çıplak aramalar, vücut boşluğu aramaları ve tecavüz tehditleri sıralandı.

Rapora göre çoğu Gazze sakini olan 9 Filistinli, bazı durumlarda birden fazla kez olmak üzere tecavüz ya da toplu tecavüze maruz bırakıldı. BM, erkeklerin ve erkek çocukların özellikle gözaltı ve sorgu süreçlerinde tecavüz, tecavüz girişimi ve cinsel organlara yönelik şiddetin hedefi olduğunu kaydetti. Kadın tutuklulara yönelik ihlallerin ise tecavüz tehdidi, zorla çıplak bırakma, istenmeyen fiziksel temas ve aşağılayıcı çıplak aramalar biçiminde gerçekleştiği belirtildi. Raporda bu uygulamaların, mağdurlar üzerinde yalnızca fiziksel zarar değil, aşağılanma, korkutma ve itirafa zorlama amacı taşıyan bir baskı yöntemi olarak da kullanıldığına işaret edildi.

Vakaların Çoğu Gözaltı Merkezleri ve Hapishanelerde

Rapor, suçların büyük bölümünün Filistinlilerin gözaltında tutulduğu, sorgulandığı ya da cezaevi sistemine sevk edildiği kapalı alanlarda işlendiğini ortaya koydu. Bu yerler arasında Sde Teiman ve Etzion gibi askeri gözaltı merkezleri; Megiddo, Ofer, Remle, Hasharon, Shatta, Nefha ve Damon hapishaneleri ile işgal altındaki Batı Şeria’daki Gush Etzion Karakolu yer aldı. BM’ye göre söz konusu merkezler, özellikle Gazze’den alıkonulan Filistinliler ile Batı Şeria’dan gözaltına alınan kişilerin dış denetime kapalı biçimde tutulduğu alanlar olarak öne çıktı.

BM, bazı olayların video ya da fotoğraflarla belgelendiğini, bazı vakaların ise mağdur ifadeleri, tıbbi bulgular ve tanıklıklarla doğrulandığını belirtti. Buna rağmen raporda, sorumlular hakkında etkili soruşturma ve yargılama süreçlerinin işletilmediği vurgulandı. İsrail’in BM uzmanlarının gözaltı merkezlerine erişimini kısıtlaması, Gazze’ye geçişleri engellemesi ve serbest bırakılan Filistinlilerin ihlalleri bildirmesi hâlinde tehdit edildiklerine dair aktarımlar, raporda hesap verebilirliği zayıflatan başlıca unsurlar arasında sıralandı. BM, bu tabloyu cinsel şiddet vakalarının münferit olaylar olarak kalmadığı, “sistematik hesap sorulamazlık” ortamında tekrar eden bir ihlal örüntüsüne dönüştüğü şeklinde değerlendirdi.

İsrail BM ile İlişkileri Askıya Aldı

İsrail’in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon, İsrail’in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan taraflar listesine alındığını duyurduktan sonra karara sert tepki gösterdi. İsrail yönetimi, BM Genel Sekreteri António Guterres’in ofisiyle tüm ilişkilerini askıya aldığını açıkladı. İsrail, suçlamaları reddederken, BM’ye iddialara ilişkin belge ve yanıtlar sunduğunu savundu.

Raporun yazarı BM yetkilisi Pramila Patten ise İsrail’in cinsel şiddeti önlemeye dönük somut adımlar attığına dair kendilerine “en küçük” bir kanıt dahi sunmadığını söyledi. Patten, İsrail makamlarının önleyici tedbirlere ilişkin BM’nin bilgi taleplerine cevap vermediğini ve Guterres’in 11 Ağustos’ta gönderdiği mektubun ardından da somut bir ilerleme görülmediğini belirtti.

Filistin’den Hesap Verebilirlik Çağrısı

Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail’in “utanç listesi”ne alınmasının bilimsel ve hukuki verilere dayandığını belirterek BM Genel Sekreteri Guterres’e destek verdi. Bakanlık, İsrail’in resmî ve gayriresmî kurumları aracılığıyla işgal altındaki Filistin topraklarında sistematik ihlaller işlediğini; özellikle gözaltı merkezleri, hapishaneler ve toplama alanlarında tutulan Filistinlilerin işkence, cinsel şiddet ve tecavüze maruz bırakıldığını bildirdi.

Filistin Esirler Cemiyeti ise İsrail’in hapishanelerde Filistinlilere karşı işlediği cinsel şiddet suçlarından uluslararası düzeyde yargılanması çağrısı yaptı. Cemiyet, cinsel şiddetin bireysel ya da istisnai ihlaller olarak değil, Filistinli esirlerin iradesini kırmayı, onları aşağılamayı ve insanlıktan çıkarmayı hedefleyen sistematik bir baskı politikası olarak ele alınması gerektiğini vurguladı.

Önceki Raporlar Aynı Tabloya İşaret Etmişti

BM’nin son kararı, İsrail’in hapishane ve gözaltı sistemine ilişkin son aylarda yayımlanan raporlarla birlikte daha geniş bir çerçeveye oturuyor. BM Filistin Özel Raportörü Francesca Albanese, Mart 2026’da İnsan Hakları Konseyine sunduğu raporda İsrail’in Filistinlilere yönelik işkence uygulamalarının “fiilen devlet politikası” hâline geldiğini belirtmişti.

Albanese’nin raporunda, özellikle 7 Ekim 2023 sonrasında İsrail’in gözaltı ve cezaevi sisteminin “hesaplanmış bir zulüm laboratuvarına” dönüştüğü; işkencenin münferit ihlaller olmaktan çıkarak kurumsallaşmış bir yapıya evrildiği savunulmuştu. Raporda, 18.500’den fazla Filistinlinin gözaltına alındığı, bunların en az 1.500’ünün çocuk olduğu ve binlerce kişinin suçlama yöneltilmeden ya da yargı süreci işletilmeden tutulduğu belirtilmişti.

Albanese, cinsel saldırı, sistematik aç bırakma, tıbbi bakımın engellenmesi, ağır fiziksel şiddet ve psikolojik baskıyı İsrail’in gözaltı rejiminin parçası olarak değerlendirmiş; işkencenin yalnızca hapishanelerle sınırlı olmadığını, Gazze, Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te Filistinlilerin sürekli fiziksel ve psikolojik acı üreten bir düzen içinde yaşamak zorunda bırakıldığını kaydetmişti.

B’Tselem: “Hapishaneler İşkence Kampları Ağına Dönüştü”

İsrailli insan hakları örgütü B’Tselem de Ocak 2026’da yayımladığı “Cehennemde Yaşamak: İşkence Kamplarına Dönüşen İsrail Hapishane Sistemi” başlıklı raporda benzer bulgulara yer vermişti. Örgüt, İsrail’in askerî ve sivil cezaevleri ile geçici gözaltı merkezlerinin, Filistinlilerin ağır fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bırakıldığı bir “işkence kampları ağı” gibi işlediğini savunmuştu.

Raporda, cinsel şiddetin sistematik bir işkence yöntemi olarak kullanıldığı; gözaltında ölümler, aç bırakma, tıbbi bakımın reddi, aile ve avukat görüşlerinin engellenmesi ve cenazelerin ailelere teslim edilmemesinin cezasızlık rejiminin parçaları hâline geldiği belirtilmişti. B’Tselem, bu uygulamaların İsrail makamları tarafından gizlenmek yerine giderek normalleştirildiğini ve kamuoyunda meşrulaştırıldığını ifade etmişti.

BM’nin İsrail’i cinsel şiddet listesine dahil etmesi, bu nedenle yalnızca yeni bir diplomatik kriz başlığı olarak değil, İsrail’in Filistinli esirlere ve tutuklulara yönelik muamelesine ilişkin yıllardır biriken işkence, kötü muamele ve cinsel şiddet iddialarının uluslararası düzeyde daha resmî bir kayıt altına alınması olarak değerlendiriliyor.

Rusya da BM’nin Cinsel Şiddet Listesinde

BM raporunda İsrail’in yanı sıra Rusya da çatışma bölgelerinde cinsel şiddet uygulayan taraflar listesine eklendi. Rapora göre BM, Ukraynalı siviller ve savaş esirlerine yönelik 310 cinsel şiddet vakasını doğruladı; vakalar arasında tecavüz, toplu tecavüz, cinsel organlara elektrik verme, genital sakatlama, zorla çıplak bırakma ve cinsel aşağılama yer aldı.

Raporda, Rusya’nın BM gözlemcilerinin savaş esirleri ve gözaltındaki sivillere erişimini engellediği, buna rağmen serbest bırakılan mağdurlarla yapılan görüşmeler üzerinden sistematik bir cinsel işkence örüntüsünün belgelendiği belirtildi. BM’ye göre cinsel şiddet özellikle gözaltı merkezlerinde sorgu ve cezalandırma aracı olarak kullanıldı; mağdurların büyük bölümünü erkekler oluştururken, doğrulanan vakalar arasında kadınlar ve kız çocukları da yer aldı. (P/AA)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler