Irkçılıkla Mücadele Almanya’da Nefret ve Irkçılığa Karşı Kampanya: “Ancak Ölüler Susar”

Alman Entegrasyon Vakfı tarafından "Nefrete Karşı Benim Sesim" isimli bir kampanya başlatıldı. Uyum Bakanlığı'nın desteklediği kampanyanın amacı ırkçılık ve nefretle mücadele etmek. #MeineStimmeGegenHass

admin 7 Ekim 2020

Almanya’da Federal Hükümetin Uyum Sorumlusu Annette Widmann-Mauz tarafından desteklenen yeni bir kampanya başlatıldı. Alman Entegrasyon Vakfı’nın hayata geçirdiği kampanya, nefret ve ırkçılıkla mücadeleyi hedefliyor. “Nefrete Karşı Benim Sesim” (#MeineStimmeGegenHass) ismini taşıyan inisiyatif kapsamında afişler, televizyon spotu ve sosyal medya aksiyonları gerçekleşecek. Böylece kampanyada Almanya’daki ırkçı saldırı kurbanlarının unutulmaması, aşırı sağ ve nefretle mücadele edilmesi hedefleniyor.

Kampanyada Almanya’da senelerdir aşırı sağcı şiddetin arttığı belirtilirken, Solingen, Rostock, Münih, Kassel, Halle ve Hanau’da insanların aşırı sağcılar tarafından öldürüldüğü hatırlatılıyor. “Irkçılık ve aşırı sağcılığın kurbanı olan insanlar sadece hukuk devletinin değil, aynı zamanda toplumun ve bireylerin de desteğine ihtiyaç duyarlar” açıklamasıyla hayata geçen kampanyanın destekçileri arasında Federal Siyasi Eğitim Merkezi (bpb) ve Almanya Futbol Birliği (DFB) de var.

Almanya

Almanya Uyum Bakanı Widmann-Mauz: "Müslüman Düşmanlığı Gerçek Bir Tehdittir"

3 Aralık 2019

İnisiyatif kapsamında herkes, sosyal medya hesaplarında nefrete karşı çıkan bir demeçte bulunmaya ve #MeineStimmeGegenHass etiketiyle ses kayıtları almaya davet ediliyor.

Uyum Bakanı: “Susmak Artık Bir Seçenek Değil”

Alman Entegrasyon Vakfı’nın Başkanı, aynı zamanda Almanya eski cumhurbaşkanı Christian Wulff, inisiyatifle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Yükselen aşırı sağ tehlikesi karşısında duruş göstermek ve nefret, ayrımcılık ve ırkçılığa karşı ses çıkartmak çok daha gerekli hâle geldi.” dedi. Federal Uyum Bakanı Annette Widmann-Mauz ise, “Yalnızca ölüler susmak zorundadır. Susmak artık bir seçenek değil. Bu yüzden bu inisiyatifi destekliyorum.” ifadelerinde bulundu.

İnisiyatifin destekçilerinden bpb Başkan Yardımcısı Cemile Giousouf ise, “Korkunç saldırıların ardından, göç geçmişine sahip insanlar kendilerini Almanya’da artık güvende hissetmiyorlar. Kendileri ve çocukları hakkında hissettikleri endişe gerçek. Toplumu, demokratik değerleri savunmak ve aşırı sağcı güçlere tanımlama üstünlüğünü bırakmamak adına donanımlı hâle getirmeliyiz.” şeklinde konuştu. 

DFB Başkanı Fritz Keller ise, “Nefrete karşı sesimizi çıkartmak bizim her günkü vazifemiz; internette, futbol sahasında ya da tribünlerde.” diyerek DFB’nin bütün gücüyle ırkçılık ve nefretle mücadele ettiğini vurguladı: “Millî takımda ve bizim 25.000’e yakın derneklerimizde sahada tabii olarak yaşadığımız çeşitlilik, ülkemiz ve futbol için sadece bir zenginlik değil. Çeşitlilik, her zaman tek çeşit oluşun üstündedir.” (P)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar