Fransa Yüzlerce Cezayirlinin Öldürüldüğü 1961 Paris Katliamı, 59. Yıl Dönümünde Anıldı

Fransa'nın başkenti Paris'te 17 Ekim 1961'de Cezayir'in bağımsızlık mücadelesine destek vermek amacıyla barışçıl gösteri düzenleyen Cezayirlilere yönelik Fransız polisinin katliamında hayatını kaybedenler için anma töreni düzenlendi.

admin 18 Ekim 2020

Fransa’nın başkenti Paris’te 17 Ekim 1961’de Cezayir’in bağımsızlık mücadelesine destek için barışçıl gösteri düzenleyen Cezayirlilere yönelik Fransız polisinin katliamında hayatını kaybedenler için anma töreni düzenlendi. Yaklaşık 400 kişinin katledildiği olayın gerçekleştiği noktalardan biri olan Seine Nehri üzerindeki Saint Michel Köprüsü’nde toplanan yüzlerce Cezayirli, katliamı kınayarak Fransa’nın katliamı devlet suçu olarak kabul etmesini istedi.

Katliamın anısında köprüye konulan levhanın önüne, çiçek, çelenk ve yanan mumlar bırakan katılımcılardan bazılarının taşıdığı, “Burada Cezayirlileri boğuyoruz.” pankartı dikkati çekti. Törene katılanlar, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron için sık sık “Macron suç ortağı, katil güç” sloganı attı.

Bir katılımcı yaptığı konuşmada, Macron’un 17 Ekim 1961’de devletin işlediği suçu kabul etmesi gerektiğini söyledi. Katliamın tanıklarından, 73 yaşındaki Muhammed Athamer, Anadolu Ajansı muhabirine yaptığı açıklamada, katliamın olduğu gün Saint Michel Köprüsünün yakınlarında bir hastanede, oyun oynarken ters düştüğü için kırılan kolunun tedavisi için bulunduğunu belirtti.

Athamer, “O gece kolum kırıldığı için hastanedeydim. Sabah gözümü açtığımda, her tarafın yüzlerce yaralıyla dolu olduğunu gördüm. Önce bu kadar insanın nasıl bu hale geldiğini anlamadım. Birkaç dakika sonra, Cezayirli olduklarını ve polis şiddetiyle bu hale geldiklerini öğrendim. O günü bu vahşetle hatırlıyorum.” ifadesini kullandı.

Dosya: "Göçmen Kökenlilik ve Göçmeyen Göçmenler"

1990’lardan Günümüze Fransız Göç Politikası

2 Aralık 2019

“İşlenen Suç, Medyanın da İşbirliğiyle Kamufle Edildi”

Töreni organize eden dernekler tarafından yayımlanan ortak bildiride, Cezayir halkının geçen 59 yılda bitmeyen zulümler karşısında güçlü durduğu belirtildi. Bildiride, Ekim 1961’de Paris Polis Müdürü Maurice Papon’un Cezayirliler için uyguladığı sokağa çıkma yasağını protesto ve ülkelerinin bağımsızlık mücadelesine destek için barışçıl gösteri düzenleyen 30 bine yakın Cezayirlinin, polisin şiddetli müdahalesiyle karşılaştığı ifade edildi.

Binlerce kişinin gözaltına alındığı, yüzlerce kişinin Seine Nehri’ne atıldığı kaydedilen bildiride, “İşlenen suç, Fransız yetkililer tarafından, medyanın da iş birliğiyle kamufle edildi.” ifadesine yer verildi. Bildiride katliamın bir insanlık suçu oluşturduğu vurgulandı.

Fransa Katliamı Görmezden Geldi

Fransa’daki Cezayir Vatandaşları Egemen Kurucu Meclis Komitesi Mourad Yefsah da Fransa polis kayıtlarında olayda sadece iki kişinin öldüğü bilgisi bulunduğunu; ancak tanıklara göre en az 300 kişinin katledildiğinin altını çizdi. Yefsah, Fransa’da medyanın o gün olduğu gibi bugün de katliamı görmezden geldiğini dile getirdi.

Fransa, kurbanların yakınlarının tüm çabalarına rağmen 37 yıl görmezden geldiği katliamla ilgili 1998’de sadece 40 kişinin öldüğünü açıklayarak, katliamın boyutunu gizlemeye çalıştı. Ardından 17 Ekim 2001’de Paris’in sosyalist Belediye Başkanı Bertrand Delanoe tarafından ölenleri anmak için Saint Michel Köprüsü’ne bir levha dikilse de Fransa, katliamı halen “devlet suçu” olarak tanımadı.

Tarihindeki katliamları tanımaktan kaçan Fransa, Cezayir’deki sömürge yönetimi sırasında (1830-1962) işlediği soykırımda katlettiği Cezayirli direnişçilerin kalıntılarını Paris’teki İnsan Müzesi’nde bulunduruyor. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar