Endonezya Hollanda, Endonezya’da İşlediği Suçlar İçin Tazminat Ödeyecek

Hollanda hükümeti, eski sömürgesi Endonezya'nın bağımsızlık mücadelesi sırasında kurşuna dizilen Endonezyalıların çocuklarına tazminat ödeyeceklerini açıkladı.

eyilmaz 20 Ekim 2020

Hollanda Dışişleri Bakanı Stef Blok ve Savunma Bakanı Ank Bijleveld-Schouten, Hollanda parlamentosuna gönderdikleri mektupta, martta Hollanda mahkemesince verilen tazminat kararına itiraz etmeyeceklerini bildirdi. Mektupta, 1946-1947’deki bağımsızlık savaşı sırasında Hollandalı askerlerce öldürülen Endonezyalıların çocuklarına 5 bin avro tazminat ödeneceği belirtildi.

Hollanda Mahkemesinin Kararı

Lahey Bölge Mahkemesi, martta verdiği kararında 1946-1947’de Endonezya’nın Güney Sulawesi eyaletinde Endonezyalı erkekleri kurşuna dizerek Hollandalı askerlerin hukuka aykırı hareket ettiğine hükmetmişti. Mahkeme, Hollanda hükümetinin, dul kalan 8 kadın ve 4 çocuğa 235 avro ile 10 bin avro arasında değişen miktarlarda tazminat ödemesine karar vermişti. Dava, kurşuna dizilen 11 erkeğin eş ve çocukları adına açılmıştı.

Hollanda Kralı Williem Alexander, 350 yıllık sömürge dönemi boyunca ve bağımsızlık mücadelesi döneminde yaşanan şiddet olayları nedeniyle Endonezya’dan özür dilemişti.

Bağımsızlık Tarihi

Endonezya, Pasifik Savaşı’nın sona ermesinin ardından dönemin siyasi lideri Sukarno ve yardımcısı Muhammed Hatta’nın 1945’te radyodan okudukları bildirgeyle bağımsızlığını ilan etti. Hollanda Krallığı, Sukarno’nun bağımsızlık ilanını tanımadığı gibi sömürge yönetimini devam ettirmek amacıyla Cava ve Sumatra adalarına asker çıkardı. Krallık askerleri, sivil halka karşı yaptıkları katliamlarla savaş suçu işledi.

Bazı şehirlerde süren çatışmaların ardından Hollanda ve Endonezya arasında başlayan barış görüşmeleri, 27 Aralık 1949’da Hollanda Krallığı’nın yeni devletin bağımsızlığını tanımasıyla sonuçlandı. (AA)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar