Mülteciler Hırvatistan’da Polisin Göçmenlere Uyguladığı İşkenceler Belgelendi

Avrupa Birliği (AB) ülkesi Hırvatistan'da polisin düzensiz göçmenlere uyguladığı sistematik şiddet ve işkenceler, Danimarka Mülteci Konseyi tarafından raporlanarak belgelendi.

admin 23 Ekim 2020

Daha iyi hayat umuduyla ülkelerinden ayrılan binlerce göçmen, Balkan rotasını kullanarak Bosna Hersek üzerinden Hırvatistan’a, oradan da Batı Avrupa ülkelerine geçmeye devam ediyor.

Bosna Hersek-Hırvatistan sınırında incelemeler yapan Danimarka Mülteci Konseyi (DRC) temsilcileri, 12-16 Ekim’de onlarca göçmenin Hırvat polisi tarafından maruz kaldığı insanlık dışı saldırıları belgeleyerek bu saldırılar hakkında soruşturma başlatılması için AB’ye çağrıda bulundu.

Raporda, Bosna Hersek’in Hırvatistan sınırındaki Velika Kladusa’da kalan yüzlerce göçmenin zor şartlarda yaşadığının altı çizilirken, görüşülen göçmenlerin vücutlarında Hırvat polisince yapıldığı ifade edilen kesik ve yaralar olduğu kaydedildi.

DRC’nin raporunda ayrıca şu ifadelere de yer verildi: “Afganistan vatandaşı 5 göçmen, 12 Ekim’de Sturlic yakınlarından Hırvatistan sınırını geçti. Aynı gün, Novo Selo yakınlarında üniformalı bir polis memuru tarafından durduruldular. Göçmenlerden biri kaçmayı başardı, diğerleri gözaltına alındı. İki gün sonra, Hırvat polisine ‘saldırarak’ kaçan beşinci arkadaşlarına karşı mahkemede tanıklık etmeye mecbur bırakıldılar. Göçmenler, DRC’ye içinde yüzleri maskeli ve siyah giyimli 10 kişinin bulunduğu bir kamyona götürüldüklerini ve bütün özel eşyalarının alındığını, çıplak bir şekilde yüz üstü yere yatırıldıklarını anlattı.”

Göçmenlerin Vücutlarında “Kırbaç” İzlerine Rastlandı

Kamyona kapatılan göçmenlere yapılan sağlık taramalarında vücutlarında “kırbaç” izine rastlandığı vurgulanan raporda, ismini açıklamayan bir göçmenin polis tarafından cinsel istismara uğradığını da anlattığı kaydedildi.

İngiliz “The Guardian” gazetesinin ulaştığı fotoğraf ve doktor raporlarında, Hırvatistan’da yakalanan göçmenlerin polis tarafından kırbaçlandığı aktarılırken vücudunda kırbaç izleri görülen bir göçmenin fotoğrafı da paylaşıldı.

DRC Genel Sekreteri Charlotte Slente, bölgedeki göçmenlerden alınan ifadelerin “kan dondurucu” olduğunu belirterek bir haftada 75’ten fazla göçmenin karşı karşıya kaldığı işkence, dayak, hatta cinsel istismarları rapor ettiklerini aktardı.

Hırvatistan’a ve AB’ye sınırda yaşanan sistematik şiddete “dur” demeleri çağrısında bulunan Slente, “İnsanlara bu şekilde davranılması, hiçbir AB ülkesi ve kurumu tarafından kabul edilmemeli, bir an önce bağımsız bir sınır gözetleme sistemi kurulmalıdır.” ifadelerini kullandı.

Hırvatistan Sessizliğini Koruyor

Raporda ifadelerine yer verilen Velika Kladusa’daki doktorlardan Mustafa Hodzic, muayene ettiği bir göçmenin sırt ve bacaklarının arka kısmında yaralar olduğunu aktararak bunların kesinlikle cinsel istismar kanıtı olduğunu ifade etti.

Pakistanlı bir göçmen ise çıplak bir şekilde kamyona bindirildikten sonra siyah giyimli kişiler tarafından coplarla dövüldüklerini anlatarak “İçlerinden biri öz çekim yaptı. Dört kişi çıplak bir şekilde yerdeydik. Hareketsiz 20 dakika yattık.” dedi.

Göçmenler, hava karardıktan sonra Bosna Hersek’ten küçük gruplar halinde Hırvatistan’a geçmeye çalışırken, Hırvatistan tarafında yakalanarak geri gönderilen birçok göçmenin şiddete maruz kaldığı daha önce de rapor edilmişti.

DRC tarafından hazırlanan ve AB Komisyonuna gönderilen rapor hakkında Hırvatistan yetkilileri henüz bir cevap vermedi. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar