Arakanlı Müslümanlar BM’den Myanmar Hükümetine Çağrı: “Zulümden Vazgeç”

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Myanmar Özel Raportörü Thomas Andrews, Myanmar hükümeti ve ordusunu, 8 Kasım'da yapılacak genel seçim öncesinde gazeteciler ve protestocular da dahil muhalefete yönelik "zulümden" vazgeçmesi çağrısında bulundu.

Enise Yılmaz 3 Kasım 2020

Birleşmiş Milletler (BM) İnsan Hakları Myanmar Özel Raportörü Thomas Andrews, yaptığı yazılı açıklamada, hükümetin belirlediği seçim standartlarını alkışladığını belirterek, özgür bir ortamda tüm halkın katılımıyla gerçekleşmesi gerektiğini belirtti.

Arakanlı Müslümanlar

Arakanlı Müslümanların Siyasi Katılım Hakkının İhlal Edilmesine Tepki

31 Ekim 2020

Arakanlı Müslümanlara yapılan mezalime atıfta bulunan Andrews, “Ancak bu (seçimler), demokrasinin can damarını baltalayan yasaların uygulandığı ve Arakanlı Müslümanlar’a olduğu gibi ve dinin etnisitesine dayalı olarak oy kullanma hakkının reddedildiği bir süreçte gerçekleşemez.” uyarısında bulundu.

Andrews, Myanmar ordusunun 1861’de İngilizler tarafından çıkarılan ceza yasasını, ifade özgürlüğü hakkını kullanan gazetecileri, öğrencileri ve muhalefetin diğer unsurlarını hapse atmak için kullandığını vurguladı, hükümeti bu kesimlere yönelik uyguladığı zulümden vazgeçmeye çağırdı.

Myanmar hükümetinin muhalefete yönelik baskılarını eleştiren Andrews, “Muhalefetteki siyasi partilerden devlet medyasına erişimlerinin engellendiğini ve hükümet politikalarını eleştirdikleri için mesajlarının sansürlendiğini duydum. Bu bir haksızlık ve aynı zamanda seçmenlerin seçim günü bilinçli bir şekilde oy kullanabilmeleri için bilgi edinmelerinin önünde bir engel.” değerlendirmesinde bulundu.

“Bengalli” Terimine Tepki

Andrew, Seçim Komisyonu Birliği’nin seçmenler için hazırladığı bir uygulamada Arakanlı Müslüman adayları “Bengalli” olarak nitelemesine de tepki gösterdi. BM’nin kurduğu Uluslararası Myanmar Bağımsız Araştırma Misyonunun “Bengalli” teriminin “sistematik baskı ve zulüm” aracı olarak kullanıldığını tespit ettiğini anımsatan Andrew, “Bu sadece bir yanlış değil aynı zamanda tehlikedir.” uyarısı yaptı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği  Sözcüsü Ravina Shamdasani, 27 Eylül’de yaptığı açıklamada, “8 Kasım genel seçimleri öncesinde Myanmar‘daki insan hakları durumu hakkında ciddi endişelerimiz var. Bunlar arasında orantısız bir şekilde Arakanlı Müslümanlar ve Arakan eyaletindeki etnik Arakan nüfusu dahil olmak üzere azınlıkların (seçimlere) siyasi katılım hakkının ihlalleri yer alıyor.” ifadesini kullanmıştı.

Zulüm Altındaki İnsanlar

Birleşmiş Milletler (BM) tarafından “dünyanın en çok zulüm gören halkı” olarak tanımlanan Arakanlılar, gittikçe artan saldırılarla karşı karşıya.

Uluslararası Af Örgütüne göre, 2012’den sonra çoğu kadın ve çocuk 750 binden fazla Arakanlı sığınmacı Myanmar‘dan kaçmak zorunda kaldı.

2017’deki yeni saldırı dalgasının ardından da komşu Bangladeş’e sığınanların sayısı 1,2 milyonu geçti.

Ontario Uluslararası Kalkınma Ajansının (OIDA) bir raporuna göre, 25 Ağustos 2017’den bu yana yaklaşık 24 bin Arakanlı Müslüman, Myanmar devlet güçlerince öldürüldü. 34 binden fazla Müslüman ateşe atılırken, 114 binden fazla kişi de fiziksel şiddet gördü.

18 bin Arakanlı kadın ve genç kıza Myanmar askerleri ve polislerince tecavüz edilirken, 115 binden fazla ev yakılıp, 113 bin ev de tahrip edildi. (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar