NORVEÇ Çevre Krizini Yavaşlatma Aracı Olarak Vergiler: Norveç Örneği

Çevre kriziyle mücadelede başarılı ülkeler arasında görülen Norveç, bu başarısını doğrudan toplumsal bilince değil, ağır vergi ve düzenlemelere borçlu. Elektrikli arabalara yönelik vergi indirimleri ve diğer düzenlemeleriyle Norveç örneği.

Mehmet Temel 14 Ocak 2021

Küresel ısınma ve çevre krizi bütün dünyanın gündeminde. İklim değişikliğini yavaşlatmak için devletler ve yerel bazda belediyeler ciddi manada bilinçlenmiş durumda. Dünyanın böyle bir sorun ile karşı karşıya gelmesinde en fazla katkısı olan ve olmaya devam eden ülkeler bugün yine bu noktada en fazla mücadele veren ülkeler sıralamasında en önde yer alıyor.

Norveç bu noktada başarılı sayılabilecek ülkelerin başında geliyor. Ülkenin bu başarısı başkent Oslo’ya 2019 yılında “Avrupa’nın en yeşil başkenti” ödülünü getirmişti. Elektrikli araçlar, bisikletler ve scooter’lar artık Oslo’nun bir parçası hâline gelmiş durumda.

Norveç nüfusunun yaklaşık beşte birinin yaşadığı Oslo’da 2020 yılında satılan araçların yüzde 57’si elektrikli araçlardan oluşuyordu. Norveç’in ikinci büyük şehri olan Bergen’de ise bu oran yüzde 59’larda seyrediyor. Peki bu oranlarda da neden bu 2 şehir ön plana çıkıyor? Neden ülkenin diğer şehirlerinde bu oran daha az? Burada karşımıza çıkan cevaplar başka önemli bir soru sormamıza neden oluyor: Çevre krizini engellemek için vergiler ne kadar etkin?

Norveç’te Elektrikli Arabalara Kolaylıklar

Norveç yüksek kazanç noktasında dünyada nam salmış bir ülke olmasına rağmen ülkede çok ciddi bir vergilendirme söz konusu ve aynı zamanda pahalılık endekslerinde ilk sıralarda yer alıyor. Ülke çevreyi koruma politikalarını da toplumsal bilince değil, vatandaşlarına yüklediği vergi ve kısıtlamalara borçlu.

Bugün başkent Oslo’ya şehir sınırlarından girerek araçla merkeze yol alan bir kişi 3 ayrı geçiş noktasından geçerek tek yön için yaklaşık 7 avro gibi bir bedel ödemek zorunda. Bu bedel elektrikli araçlar için yaklaşık 2 avro (2019 yılına kadar ücretsizdi). Yani Oslo merkeze her gün fosil yakıtlı araçla gitmesi gereken biri aylık takriben 200 avro gibi bir fatura ile karşı karşıya. Elbette bu bedel standart olan yol ücreti dışında ödenen ek bedel. Buna ek olarak son birkaç yılda ciddi manada araç park yerlerinde azalma söz konusu. Böyle bir tabloda tek alternatif toplu taşıma araçları oluyor, ancak özellikle metro, otobüs ve tramvay gibi toplu taşıma araçlarında da son 3 yılda yaklaşık yüzde 20’yi bulan zamlarla karşılaşıyoruz.

Geçiş Ücretine Karşı Ayrı Siyasi Parti

Bahsi geçen vergilendirme usulleri en yaygın olarak Oslo ve Bergen Belediyelerinde uygulanıyor. Ancak bu uygulama o kadar büyük bir toplumsal tepki ile karşılaşıyor ki sadece bununla mücadele edilmesi için 2018 yılında “Daha Fazla Geçiş Ücretine Hayır Halk Aksiyonu” (Nr. “Folkeaksjon nei til mer bompenger” – FNB) adında siyasi bir parti kuruldu. Bu parti 2019 yılında gerçekleşen belediye seçimlerinde Bergen şehrinde oyların yüzde 16.7’sini alırken buna karşılık Yeşiller Partisi yüzde 9.9 oy aldı. İktidar ortağı olan partiler ise çok daha az oranda kaldılar.

Bu sonuçları değerlendirdiğimizde Avrupa’nın yeşil başkenti olabilmek ve genel olarak başarılı çevre koruma politikalarını uygulayabilmek için halkın bilinçlenmesinden ziyade belediyelerin vergilendirme ve kısıtlama politikalarının etkili olduğu görülüyor. Dünya ve çevre, insanlığın ortak değeri. Hangi ülkede yaşarsak yaşayalım aynı gökyüzüne sahibiz. Dünyayı korumak hem canlılara verdiğimiz kıymet hem de nesillerimize daha yaşanılabilir bir gelecek bırakmak adına son derece önemli. Bunun için de vergilerden önce toplumsal bilinç ve kabul şart.

Mehmet Temel

Elektrik-Elektronik mühendisi olan Mehmet Temel, Uluslararası İlişkiler Bölümünde yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Temel, İslam Toplumu Millî Görüş Norveç Bölgesi (ISMG) Genel Sekreteridir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:
    • Hüseyin Avni süslü
      2021-01-14 23:56:44

      Sayın Mehmet Temel Norveç hakkında bizi bilgilendirdiğiniz size teşekkür ederim

    1 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar