Kovid-19 Salgını Avrupa, Kovid-19’la Mücadelede Alternatif Test Seçeneklerine Yöneldi

Yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşılarına ilişkin tedarik sorunlarının yanı sıra "adil dağıtım" tartışmalarının yaşandığı Avrupa’da, virüsün yayılmasını önlemek için kısa sürede sonuçlanan testler yaygınlaştırılırken, bunların yaşamın birçok alanında zorunlu hale getirilmesi hedefleniyor.

Enise Yılmaz 30 Mart 2021

Salgının üçüncü dalgasının etkili olmaya başladığı Avrupa’da günlük vaka sayıları ve can kayıplarındaki artış sürerken, Paskalya tatili öncesinde ülkeler yeniden sıkı tedbirleri hayata geçirmeye başladı.

Avrupa Birliği (AB) üyesi birçok ülke, bu yılın başında açıkladığı aşı stratejisinde, dağıtım ve üretimde yaşanan aksamalar nedeniyle başarısız olurken, virüsün yayılma hızını yavaşlatabilmek için daha sık test yapılması ve özellikle antijen ya da “hızlı test” olarak adlandırılan testlerin birçok alanda zorunlu hale getirilmesi için adımlar atıyor.

Avusturya‘da Nüfusunun Yaklaşık 3 Katı Test Yapıldı

Yaklaşık 9 milyon nüfusa sahip Avusturya’da virüsün ortaya çıktığı Mart 2020’den itibaren başta PCR olmak 23 milyona yakın çeşitli Kovid-19 testleri uygulandı.

Hükümet salgınla mücadelede en az aşı kadar önemsediği testlerin daha sık yapılması için vatandaşları teşvik ederken, PCR de dahil olmak üzere her türlü teste hızlı ve ücretsiz erişim imkanı sundu. Avusturya genelinde kurulan onlarca test merkezinin yanı sıra halk, eczanelerde de test yaptırabiliyor. Bununla beraber bireylerin kendilerini test edebilmeleri için eczaneler aracılığıyla ücretsiz olarak aile başına aylık 5 test kiti dağıtılmaya başlandı.

Hızlı Test Zorunluluğu

Ülkede 8 Şubat’ta okul, iş yerleri ve kişisel bakım merkezlerinin yeniden açılmasıyla antijen testleri, yüz yüze eğitime geçiş, kuaför ve güzellik salonlarından hizmet alınabilmesi için zorunlu hale getirildi. Bu arada market, eğitim ya da devlet dairlerinde çalışanların her hafta en az bir kez antijen test yaptırması gerekiyor.

Günlük vaka sayılarındaki artış nedeniyle ülkenin doğusunda yer alan Viyana, Aşağı Avusturya ve Burgenland eyaletlerinde 1 Nisan’dan itibaren yeniden karantina koşullarının uygulanması kararlaştırılırken, hükümet karantina sonrasında hızlı testi her türlü iş ve alışveriş merkezinde zorunlu kılmayı hedefliyor.

Testlerin Güvenilirliği Sorgulanıyor

Ülke nüfusunun neredeyse 3 katına yakın testin yapıldığı Avusturya’da 15-20 dakika içinde sonuçlanan hızlı testlerin güvenilirliği de ayrı bir tartışma konusu olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, özellikle öğrencilere haftada en az bir kez yapılan ve pozitif sonuçlu hızlı testlerin yüzde 50’sinin doğru tespitte bulunmadığına dikkati çekiyor.

Belçika’da Bazı Meslek Gruplarına Ücretsiz Hızlı Test

11,4 milyon nüfuslu Belçika’da bugüne kadar büyük çoğunluğu PCR olmak üzere 11 milyon test uygulandı. Belçika’da testler ücretsiz yapılırken hükümet, 1 Mayıs’a kadar evden çalışma imkanı bulunmayan iş kollarında hizmet veren şirket ve kamu kuruluşlarına ücretsiz olarak 15 dakikada sonuç veren antijen testleri sağlamayı planlıyor. Bu amaçla kullanılmak üzere 560 bin test kitinin hazır tutulduğu, 500 binin daha sipariş edildiği belirtiliyor.

Bunların dışında kişilerin kendi kendilerine uygulayabilecekleri testler de nisan ayı ortasından itibaren ülke genelinde eczanelerde satılabilecek. Her aile bireyi için haftada iki test satın alınabilecek, bu testlerin ücretinin 7-8 avro civarında olması bekleniyor. Düşük gelirli kişiler sigorta payından sonra 1 avro ödeyerek bu testleri alabilecek.

Almanya’da Tedbirlerin Azaltılması İçin Hızlı Test

Almanya’da Kovid-19’la mücadelenin parçası olarak hızlı sonuç veren testler kullanılmaya başlandı.

Başbakan Angela Merkel’in eyalet başbakanlarıyla 22 Mart’ta düzenlediği toplantıda, son 7 günde 100 bin kişide yeni vaka sayısının 100’ü aştığı bölgelerde mesafe ve sürekli maske takma kuralına uyulmasının zor olduğu kapalı alanlarda hızlı testin zorunlu haline getirilebileceği kararlaştırıldı. İktidar haftada bir kez ücretsiz hızlı test yapılmasına olanak sunarken, ilkokul ve kreşlerde çalışanlara haftada iki hızlı testin yapılmasını hedefleniyor.

Bazı eyaletler ise çeşitli tedbirlerin gevşetilmesi için hızlı test kullanma kararı aldı. Örneğin Berlin’de temel ihtiyaç malzemelerinin satılmadığı mağazalarda alışverişe gitmek isteyenler hızlı test yaptırmak zorunda olacak. Aynı uygulama, berber, kozmetik salonu, müze ve galeri gibi sosyal mesafenin azaldığı, insan yoğunluğunun yaşandığı yerlerde de yapılacak.

Toplamda yaklaşık 49 milyon kişiye test yapılan Almanya’nın başkenti Berlin’de hızlı test yapan merkezler kurulurken, bu testin sonucunun pozitif çıkması durumunda daha kesin bir sonuç elde etmek için ücretsiz PCR test yaptırılabilecek.

Uzmanlar hızlı testlerin bir bölümünün yanlış sonuç verdiği konusunda eleştiride bulunuyor. Alman Laboratuvarlar, Doktorlar Birliği Başkanı Andreas Bobrowski, son haftalarda pozitif çıkan hızlı test sonuçlarının yaklaşık yüzde 10’nun PCR testi ile doğrulanmadığı bildirdi. Bobrowski, hızlı testlerin kalitesinin artırılması gerektiğini vurgulayarak, testlerin de uzmanlar tarafından uygulanmasının önemine işaret etti.

Fransa’da Hızlı Test Teşvik Ediliyor

Fransa’da Ekim 2020’den bu yana doktorlar tarafından veya aşı merkezlerinde ücretsiz antijen testler uygulanıyor. Toplamda 64 milyona yakın kişi, ülke genelinde testten geçirildi.

Söz konusu testlerin güvenirliliği konusunda tartışmalar sürüyor. Testlerin Kovid-19 belirtisi gösteren kişilerde yüzde 80 doğru sonuç verdiği ancak semptom göstermeyen kişilerde bu oranın yüzde 50’lere düştüğü kaydediliyor. Ancak sağlık yetkilileri buna rağmen virüsün daha az kişiye bulaşmasını önlemek için hızlı testlerin yapılmasını savunuyor.

Ülkede nisan ortasından itibaren de eczanelerde bireylerin kendi kendilerine yapabileceği testler satılacak. Bu testlerin ücretlerine ilişkin bilgi paylaşılmazken, sigorta kurumu tarafından ücretlerin karşılanıp karşılanmayacağı da henüz karara bağlanmış değil. (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar