Exécutif

Belçika Müslümanlarının Temsil Bilmecesi: CMB’ye Bir Yıl Daha Geçici Yetki

Belçika’da İslam temsil krizi 2027’ye uzadı. Adalet Bakanlığı, kurumsal ilerleme kaydettiğini belirttiği CMB’ye kalıcı statü vermeyerek geçici yetkisini bir yıl daha uzattı; ancak temsil tabanının darlığı, Exécutif’in meşruiyet itirazları ve Türk cami federasyonlarının sürece mesafesi, Müslümanların devlet nezdinde kim tarafından temsil edileceği sorusunu açıkta bıraktı.

Belçika Müslümanlarının Temsil Bilmecesi: CMB’ye Bir Yıl Daha Geçici Yetki
Fotoğraf: @shutterstock.com, Alexandros Michailidis

Belçika’da Müslüman toplulukların devletle ilişkisini yürütmek üzere 2023 yılında geçici olarak tanınan Belçika İslam Konseyine (Conseil musulman de Belgique / Moslimraad van België – CMB/MRB), bu yıl da kalıcı temsil statüsü verilmedi. 2025’te göreve gelen Adalet Bakanı Annelies Verlinden (CD&V), Konseyin geçici tanınmasını bir yıl daha uzatarak kurumun en az 25 Haziran 2027’ye kadar resmî muhatap olarak görev yapacağını duyurdu.

Karar, Belçika’daki İslam temsil mekanizmasına ilişkin kurumsal istikrar, toplumsal meşruiyet ve geniş tabanlı katılım tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. 2025’te de kalıcı statü alamayan CMB, aradan geçen bir yıla rağmen Adalet Bakanlığı tarafından kalıcı temsil organı olarak tanınmadı. Bununla birlikte Bakanlık, bu yılki açıklamasında Konseyin yönetim modeli ve idari kapasitesinde ilerleme kaydettiğini belirtirken, temsil tabanının hâlâ yeterince geniş olmadığına dikkat çekti.

Geçici Çözüm Üçüncü Yıla Taşındı

CMB, 12 Haziran 2023’te dönemin Adalet Bakanı Vincent Van Quickenborne (Anders, eski adıyla Open VLD) tarafından, Belçika’daki İslam dinî cemaatinin geçici temsil organı olarak tanınmıştı. Bu adım, daha önce resmî temsil organı olan Belçika İslam Temsil Kurulunun (Exécutif des Musulmans de Belgique – EMB) tanınmasının geri çekilmesinin ardından gelmişti.

CMB’ye verilen görev, yalnızca günlük idari işleri yürütmek değildi: Konseyden, Belçika’daki İslam temsilinin yenilenmesi, daha şeffaf ve sürdürülebilir bir yapının kurulması, camilerle ilişki ağının güçlendirilmesi ve kalıcı temsil organına geçişin hazırlanması bekleniyordu. İlk tanıma iki yıllık süreyle yapılmış, 2025’te sürecin tamamlanmadığı gerekçesiyle bir yıllık uzatma kararı alınmıştı.

19 Haziran 2026’da açıklanan yeni kararla birlikte aynı geçici statü bir yıl daha uzatıldı. Böylece Belçika devleti, eski temsil organı EMB’nin yerine geçici olarak tanıdığı CMB’yi üçüncü yılında da kalıcı temsil makamı olarak tanımamış oldu.

Bakanlık: “Temsil Niteliği Hâlâ Endişe Konusu”

Adalet Bakanı Verlinden, son bir yılda CMB’nin “zorlu bir kurumsal modernleşme süreci” yürüttüğünü belirtti. Kararın gerekçesini açıklayan Adalet Bakanlığına göre Konsey, şeffaf yönetişim modeli oluşturma yönünde önemli adımlar attı; yeni yönetim ekibi de kuruma verilen görevleri daha istikrarlı ve profesyonel biçimde yerine getirmeye başladı.

Ancak Bakanlık, buna rağmen temsil meselesinin çözülmüş sayılamayacağı görüşünde. Verlinden’in açıklamasında, Belçika’daki Müslüman toplumun çok çeşitli bir yapıya sahip olduğu, bu nedenle temsil organının tüm camileri ve farklı topluluk bileşenlerini daha güçlü biçimde kapsaması gerektiği vurgulandı. Bakan, “temsil niteliğinin hâlâ endişe konusu” olduğunu belirterek tüm camilerin sürece tam olarak dâhil edilmediğine dikkat çekti.

Bu nedenle Bakanlık, 12 Haziran 2023 tarihli Kraliyet Kararnamesi ile öngörülen yenilenme sürecinin henüz “tamamlanmış sayılamayacağı” kanaatine vardı. Verlinden, hem CMB’den temsil gücünü artıracak ilave adımlar beklediğini hem de süreç dışında kalan aktörlere diyaloğa açık olma çağrısı yaptığını bildirdi.

Bakanlık açıklamasında uzatma kararının, hukuki boşluk oluşmaması ve kamu hizmetinin kesintiye uğramaması bakımından da önem taşıdığı belirtildi. Çünkü CMB, geçici statüsüne rağmen Müslüman toplulukların devletle ilişkisini ilgilendiren birçok idari alanda görev yürütüyor.

CMB’ye Göre Bakanlığın Kararı “Güven Tazeliyor”

CMB ise kararı, Adalet Bakanının kuruma duyduğu güvenin yenilenmesi olarak yorumladı. RTBF‘ye konuşan CMB Sözcüsü, geçici statünün uzatılmasının kendi başına nihai hedef olmadığını, bunun daha geniş bir kurumsallaşma sürecinin parçası olduğunu belirtti.

Konseyin açıklamasında, temsil meselesinin yalnızca bir kurumun sorumluluğu olmadığı, Belçika’daki camiler ve Müslüman derneklerle birlikte yürütülmesi gereken ortak bir görev olduğu ifade edildi. CMB, hâlihazırda kendi işleyişine katılmayan cami ve derneklere açık olduğunu, daha geniş destek gören, istikrarlı, profesyonel ve kalıcı bir kurum oluşturmak istediğini duyurdu.

CMB’nin açıklamasında uzatma kararı, bir ret değil, kurumsal meşruiyeti güçlendirmek için tanınmış ek süre olarak çerçevelendi. Ancak Bakanlığın temsil konusundaki çekincesi ve EMB’nin itirazları, CMB’nin Müslüman toplumun geniş kesimlerini ne ölçüde temsil ettiği sorusunun hâlâ tartışmalı olduğunu gösteriyor.

Exécutif: “Gerçek Temsil Camilerden Doğmalı”

Eski temsil organı EMB ise kararı farklı bir yerden okuyor. EMB Başkanı Mehmet Üstün imzasıyla yapılan açıklamada, CMB’ye kalıcı tanınma verilmemesi memnuniyetle karşılandı. EMB’ye göre bu karar, Belçika’daki İslam temsilinin anayasal, demokratik ve gerçekten temsilî ilkeler doğrultusunda yeniden kurulması için hâlâ imkân bulunduğunu ortaya koyuyor.

Üstün, CMB’nin kuruluşundan bu yana Müslüman toplum içinde meşruiyet sorunu yaşadığını savunuyor. Açıklamada, geçici tanımanın başlangıçta sınırlı sayıda özel kişi üzerinden şekillendiği, bunun da Belçika’da tanınmış dinî cemaatlerin örgütlenme ilkeleri bakımından ciddi soru işaretleri doğurduğu belirtildi.

Üstün’e göre İslam dinî cemaatinin temsil organının yenilenmesi, devletin veya belli bir derneğin yukarıdan belirlediği bir süreçle değil, camilerin ve Müslüman toplumun farklı bileşenlerinin özgür katılımıyla gerçekleşmeli. EMB, CMB’nin camilerle yürüttüğü idari ilişkilerin kurumsal destek gibi gösterilmesine de itiraz ediyor. EMB açıklamasına göre birçok cami, kamu hizmetlerinin devamı ve yasal yükümlülükler nedeniyle CMB idaresiyle temas kurmak zorunda kalıyor; fakat bu durum söz konusu camilerin CMB’yi meşru temsil organı olarak tanıdığı anlamına gelmiyor.

EMB ayrıca hükûmet raporlarında anılan destek oranlarını da tartışmalı buluyor. CMB’nin 2025 ortasında camilerin yüzde 60 ila 65’ini, 2026 Mayıs’ında ise yaklaşık yüzde 78’ini kapsadığı yönündeki değerlendirmelerin sahadaki gerçeklikle örtüşmediğini savunan EMB, gerçek desteğin yüz caminin oldukça altında olduğunu ileri sürüyor.

Türk Cami Federasyonlarının Yokluğu Tartışmayı Derinleştiriyor

Belçika’daki temsil tartışmasının en kritik başlıklarından biri, ülkedeki büyük Müslüman federasyonların sürece mesafeli durması. CMB’nin 2023’te oluşturulması, özellikle Türk kökenli cami derneklerinde ciddi itirazlarla karşılanmıştı. Belçika Diyanet Vakfı, yeni yapının ülkedeki Müslümanlar nezdinde ne temsilî ne de meşru olduğunu savunmuştu. Belçika İslam Federasyonu (BİF) da CMB’ye destek vermemişti.

Bu durum, Bakanlığın “tüm camiler tam olarak dâhil değil” tespitinin arka planındaki temel başlıklardan biri olarak öne çıkıyor. Belçika basınında yer alan değerlendirmelerde de, özellikle Türk camilerinin sürece yeterince katılmamasının CMB’nin temsil kapasitesine ilişkin soru işaretlerini artırdığı belirtiliyor.

Belçika’daki Müslüman toplum etnik, mezhepsel, dilsel ve kurumsal bakımdan parçalı bir yapı arz ediyor. Fas, Türkiye, Balkanlar, Afrika ve Güney Asya kökenli toplulukların yanı sıra farklı dinî yorum ve kurumsal gelenekler de temsil tartışmasını zorlaştırıyor. Bu nedenle CMB’nin kurumsal işleyişte ilerleme kaydettiğine dair bakanlık değerlendirmesi, temsil meselesinin bütünüyle çözüldüğü anlamına gelmiyor.

Devletin Müdahalesi ve Dinî Özerklik Tartışması

Belçika’daki İslam temsil krizinin arka planında devletin dinî cemaatlerle ilişkisine dair daha derin bir tartışma bulunuyor. EMB’nin tanınmasının geri çekilmesi ve yerine CMB’nin geçici olarak tanınması, eski Bakan Van Quickenborne döneminde şeffaflık, dış etki ve kurumsal yönetim sorunlarıyla gerekçelendirilmişti. Buna karşılık EMB ve bazı Müslüman kuruluşlar, süreci devletin dinî cemaatin iç işleyişine müdahalesi olarak değerlendirmişti. Nitekim Brüksel İlk Derece Mahkemesi, 2022’de Van Quickenborne’un EMB’nin eski başkanı Salah Echallaoui’nin istifasına yönelik baskısını hukuka aykırı bularak devletin dinî bir kurumun işleyişine müdahale ettiğine hükmetmişti.

EMB’nin son açıklamasında da bu itiraz açık biçimde dile getiriliyor. Üstün, Belçika’da İslam dinî cemaatinin geleceğinin kararnameyle veya idari tayinle inşa edilemeyeceğini, bunun camilerin ve Müslüman kurumların özgür katılımı ve güveniyle kurulması gerektiğini vurguluyor.

Bu nedenle CMB’nin geçici statüsünün bir yıl daha uzatılması, yalnızca teknik bir idari karar olarak görülmüyor. Bakanlık, kararı kamu hizmetinin devamı ve kurumsal modernleşme sürecinin tamamlanması açısından gerekli görürken; EMB ve CMB’ye mesafeli duran aktörler, meselenin merkezinde hâlâ meşruiyet ve dinî özerklik tartışmasının bulunduğunu savunuyor.

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler