Omega Blokajı

Temmuz Gelmeden Rekor Sıcaklıklar: Avrupa Yeni İklime Hazırlıksız Yakalandı

Haziran ayında Avrupa'nın birçok ülkesinde sıcaklıklar rekor seviyelere ulaştı. Uzmanlar, sıcak hava kubbesi, iklim değişikliği, uzun gündüz süreleri, yüksek gece sıcaklıkları ve sıcak havaya uygun olmayan konut mimarisi ve altyapının etkisiyle mevcut dalganın önceki yıllara göre daha ağır hissedildiğini belirtiyor.

Temmuz Gelmeden Rekor Sıcaklıklar: Avrupa Yeni İklime Hazırlıksız Yakalandı
Avrupa genelinde etkili olan sıcak hava dalgası, Paris'te de günlük yaşamı etkiliyor. Uzmanlar, yüksek gece sıcaklıkları ve sıcak hava kubbesi etkisinin sağlık risklerini artırdığına dikkat çekiyor. | Fotoğraf: Mohamad Salaheldin Abdelghani Alsayed/AA

Avrupa, 2026 yazına daha temmuz ayı gelmeden geniş bir coğrafyaya yayılan sıcak hava dalgasıyla girdi. Batı ve Güney Avrupa başta olmak üzere birçok ülkede sıcaklıklar uzun yılların haziran rekorlarını aşarken, uzmanlar yaşananların sıradan bir yaz dönemi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor. Fransa, İspanya, İtalya, Almanya, Birleşik Krallık, Belçika ve Hollanda gibi ülkelerde günlük yaşamı etkileyen sıcaklıklar; ulaşım, enerji, eğitim ve sağlık sistemleri üzerinde de baskı oluşturuyor. Meteoroloji uzmanları, aşırı sıcaklıkların kısa süreli bir anomali olmaktan çıkarak, bölge için yapısal bir soruna dönüştüğüne işaret ediyor.

Son günlerde Paris, Roma ve Madrid gibi Avrupa kentlerinde ölçülen sıcaklıklar, yılın aynı döneminde Orta Doğu ve Kuzey Afrika’da görülen değerlerle karşılaştırılabilir seviyelere ulaştı. Uzmanlar, Avrupa’nın uzun yıllar boyunca bu ölçekte sıcaklıklara göre şekillenmemiş olması nedeniyle etkilerin daha ağır hissedildiğini belirtiyor.

Meteoroloji kurumlarının verilerine göre sıcak hava dalgası, Avrupa’nın birçok bölgesinde mevsim normallerinin oldukça üzerine çıkan sıcaklıklarla etkisini gösteriyor. Fransa’da sıcaklıkların 43 dereceye, İspanya’da ise 45 dereceye kadar çıkması beklenirken, Almanya, Birleşik Krallık ve İtalya’nın bazı bölgelerinde 40 derece seviyeleri görüldü. Belçika meteoroloji yetkilileri ise ülkenin kayıt altına alınan en sıcak haftasını yaşayabileceği uyarısında bulundu.

Gece Sıcaklıkları da Yükseliyor

Uzmanlar açısından asıl dikkat çekici gelişmelerden biri gece sıcaklıklarında yaşanıyor. Batı Avrupa’nın birçok bölgesinde gece sıcaklıklarının 25 derecenin altına düşmemesi bekleniyor. Bu durum, insan vücudunun gün boyunca biriken ısıyı atmasını zorlaştırıyor.

Politico‘nun analizine göre sıcaklık stresinin artması özellikle yaşlılar, kronik hastalığı bulunanlar, çocuklar ve hamileler açısından önemli riskler oluşturuyor. Avrupa Birliği genelinde son dört yılda sıcaklıkla bağlantılı nedenlerle yaklaşık 200 bin kişinin yaşamını yitirdiği belirtiliyor. Aşırı sıcaklar, dünya genelinde en fazla can kaybına yol açan aşırı hava olayları arasında yer alıyor. Yüksek sıcaklıklar kalp ve dolaşım sistemi hastalıklarını ağırlaştırabiliyor, uyku düzenini bozabiliyor ve uzun süreli maruziyet durumunda ciddi sağlık sorunlarına neden olabiliyor.

Sıcak Hava Kubbesi Etkisi

Meteorologlar mevcut sıcak hava dalgasının oluşumunda “Omega blokajı” ya da “sıcak hava kubbesi” olarak adlandırılan atmosferik sistemin etkili olduğunu belirtiyor. Reuters‘ın haberine göre bu sistem, adını Yunan alfabesindeki Omega harfine benzeyen yapısından alıyor. Atmosferde oluşan yüksek basınç alanı sıcak havayı geniş bir bölge üzerinde uzun süre hapsediyor. Böylece sıcaklıklar günler boyunca yüksek seviyelerde kalıyor ve serin hava sistemlerinin bölgeye ulaşması zorlaşıyor. Bu meteorolojik olay bölgedeki hava sıcaklıklarını normalin 18 derece üzerine kadar çıkarabiliyor.

Kuzey Afrika üzerinden taşınan sıcak hava kütleleri de mevcut sıcak hava dalgasını besleyen unsurlar arasında yer alıyor. Batı Avrupa üzerinde uzun süre sabit kalan yüksek basınç sistemi, Afrika’dan gelen sıcak havanın bölge üzerinde birikmesine neden oluyor. Aynı dönemde Akdeniz ve Batı Avrupa kıyılarındaki deniz suyu sıcaklıklarının da normalin üzerinde seyretmesi, özellikle kıyı bölgelerinde gece sıcaklıklarının yüksek kalmasına katkı sağlıyor.

Uzmanlar bu tür hava olaylarının geçmişte de görüldüğünü, ancak küresel sıcaklık artışının etkisiyle artık daha yüksek sıcaklık değerlerine ulaşıldığını vurguluyor. Politico’ya konuşan Oxford Üniversitesi araştırmacılarından Mireia Ginesta, sıcak hava kubbesinin doğrudan iklim değişikliği tarafından oluşturulmadığını, ancak iklim değişikliğinin bu tür sistemlerin etkisini güçlendirdiğini ifade ediyor. İnsan faaliyetleri sonucu ortaya çıkan küresel ısınma, Avrupa’daki sıcak hava dalgalarını geçmişe kıyasla yaklaşık 2 ila 4 derece daha sıcak hale getiriyor.

avrupa sicak hava dalgasi ispanya iklim krizi iklim değişikliği

Avrupa’yı etkisi altına alan sıcak hava dalgası sırasında İspanya’da sıcaklıklar 40 derecenin üzerine çıktı. | Fotoğraf: Alex Camara/AA

Avrupa Neden Diğer Kıtalara Kıyasla Daha Hızlı Isınıyor?

Dünya Meteoroloji Örgütü’ne göre Avrupa, küresel ortalamanın iki katından daha hızlı ısınan kıta konumunda bulunuyor. Uzmanlar bunun arkasında Arktik bölgedeki değişimler, atmosfer dolaşımındaki farklılaşmalar ve bölgesel iklim sistemlerinde yaşanan dönüşümlerin bulunduğunu belirtiyor.

Politico‘nun analizine göre fosil yakıt kullanımına bağlı sera gazı emisyonları, sanayi öncesi döneme göre küresel sıcaklıkları yaklaşık 1,4 derece yükseltti. Bu artış, her yeni sıcak hava dalgasının daha yüksek bir sıcaklık zemininde oluşmasına neden oluyor. Başka bir ifadeyle, geçmişte görülen bir hava sistemi bugün ortaya çıktığında çok daha yüksek sıcaklık değerleri üretebiliyor. Deutsche Welle’nin yer verdiği ClimaMeter analizinde de mevcut sıcak hava dalgasının insan kaynaklı iklim değişikliği nedeniyle olağan koşullara göre 2 ila 4 derece daha sıcak yaşandığı belirtiliyor. Araştırmacılar bunu iklim değişikliğinin “açık bir izi” olarak tanımlıyor. Aşırı sıcakların daha sık, daha uzun ve daha yoğun hale geldiği yönündeki bulgular farklı araştırmalar tarafından da destekleniyor.

Gündüzün Daha Uzun Sürdüğü Kuzey Avrupa’da Sıcaklık Daha Fazla Birikiyor

Sıcak hava dalgasının etkisini artıran unsurlardan biri de Avrupa’nın coğrafi özellikleri. Özellikle Kuzey ve Orta Avrupa’da haziran ayının son haftalarında gün ışığı süresi 18 ila 22 saate kadar uzayabiliyor. Bu durum, güneş radyasyonunun gün boyunca kesintisiz şekilde toprağı, yolları ve binaları ısıtmasına yol açıyor. Gece süresinin kısa olması ise gün boyunca depolanan ısının dağılmasını zorlaştırıyor. Sonuç olarak sıcaklık yalnızca gündüz değil, gece saatlerinde de yüksek kalıyor. Bununla birlikte, Avrupa’da hava kirliliğinin (aerosol oranının) düşük olması, güneş ışınlarını filtreleyecek bir kalkanın bulunmamasına yol açıyor; güneş ışınları yüzeye doğrudan ve en yoğun haliyle ulaşıyor.

Sıcaklığın insanlar tarafından hissedilme biçiminde yalnızca termometrede görülen değerler etkili olmuyor. Nem oranı, rüzgarın zayıf olması ve doğrudan güneş ışığına maruz kalınması hissedilen sıcaklığı önemli ölçüde artırıyor. Özellikle sıcak hava kubbesinin etkili olduğu dönemlerde bulutsuz gökyüzü ve düşük rüzgar hızları, güneş kaynaklı ısınmanın gün boyunca kesintisiz sürmesine neden oluyor. Uzmanlar bu durumun özellikle kent merkezlerinde daha belirgin hissedildiğini belirtiyor. Gün boyunca ısınan beton ve asfalt yüzeyler gece saatlerinde depoladıkları enerjiyi geri salıyor. Böylece şehirler kırsal alanlara göre çok daha yavaş soğuyor.

Avrupa’daki Konutlar Yüksek Sıcaklıklara Göre Tasarlanmadı

Sıcak hava dalgasının günlük yaşam üzerindeki etkisini büyüten en önemli nedenlerden biri de Avrupa’nın yapı stoku. Avrupa’daki konut mimarisine dair yapılan değerlendirmelere göre Avrupa’nın özellikle kuzey kesimlerindeki konutların büyük bölümü kış aylarında ısı kaybını önlemek amacıyla tasarlandı. Kalın yalıtım sistemleri ve ısıyı içeride tutan yapı malzemeleri, soğuk hava koşullarında avantaj sağlarken yaz aylarında tam tersi bir etki yaratabiliyor. Gündüz saatlerinde içeri giren sıcaklık bina içerisinde uzun süre kalıyor ve geceleri bile düşmeyebiliyor.

Sorunu büyüten bir diğer unsur ise klima kullanımının sınırlı olması. Politico analizine göre Avrupa genelinde hanelerin yalnızca yaklaşık beşte birinde klima bulunuyor. Kuzey Avrupa ülkelerinde bu oran daha da düşük seviyelerde seyrediyor. Inside Climate News internet sitesine konuşan uzmanlar yalnızca evlerin değil, asansörlerden ulaşım sistemlerine kadar birçok altyapı unsurunun daha serin bir iklim için tasarlandığını vurguluyor.

Uzmanlara göre Avrupa’nın karşı karşıya olduğu sorun yalnızca konutlarla sınırlı değil. Hastaneler, okullar, toplu taşıma sistemleri, bakım evleri ve enerji altyapısının önemli bölümü de daha serin iklim koşullarına göre planlandı. Uzmanlar, aşırı sıcak dönemlerinde yüksek katlı binalarda çalışan asansörlerin arızalanmasının bile yaşlılar ve hareket kısıtlılığı bulunan kişiler açısından ciddi risk oluşturabileceğine dikkat çekiyor. Londra’da 2022 yılında yaşanan sıcak hava dalgası sırasında kamu konutlarındaki çok sayıda asansörün hizmet dışı kaldığı belirtiliyor. İngiltere’de yapılan çalışmalar, mevcut yapı stokunun önemli bölümünün gelecek yıllarda aşırı ısınma riskiyle karşı karşıya kalacağını ortaya koyuyor.

Ayrıca, Avrupa’nın bazı bölgelerinde yüksek nem oranları da sıcaklık stresini artıran faktörler arasında yer alıyor. İnsan vücudu temel olarak terleme yoluyla serinliyor. Fakat nem oranı yükseldiğinde terin buharlaşması zorlaşıyor ve vücut ısısını düşürme kapasitesi azalıyor. Özellikle nehir havzaları, kıyı kentleri ve yoğun nüfuslu metropollerde hissedilen sıcaklık ile ölçülen sıcaklık arasında önemli farklar oluşabiliyor. Bu nedenle uzmanlar, yalnızca termometrede görülen değerin değil, nem ve gece sıcaklıklarının da sağlık risklerinin değerlendirilmesinde dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.

Okullar Kapanıyor, Trenler Yavaşlıyor

Sıcak hava dalgası Avrupa’da günlük yaşamın birçok alanını etkiliyor. Reuters‘ın haberine göre Fransa’da yüzlerce okul geçici olarak kapatıldı veya ders saatleri kısaltıldı. Birleşik Krallık’ta da bazı okullar erken tatil uygulamasına geçti. Hollanda’da açık hava spor etkinlikleri iptal edilirken, ders programlarında değişiklikler yapıldı.

Ulaşım altyapısı da sıcaklıklardan etkileniyor. Londra metrosunun bazı hatlarında hız sınırlamaları uygulanırken çeşitli tren seferleri iptal edildi. Belçika’da klima sistemi bulunmayan trenlerin hizmet dışı bırakılması nedeniyle yoğun saatlerde sefer azaltımına gidildi. İş yaşamında da düzenlemeler yapılıyor. Reuters‘ın aktardığına göre bazı ülkelerde inşaat sektörü çalışma saatlerini sabahın erken saatlerine çekti. Fransa’da bazı tarım işletmeleri gece vardiyalarına geçti. İtalya’nın bazı bölgelerinde ise aşırı sıcak saatlerde dışarıda çalışmaya yönelik kısıtlamalar gündeme geldi.

Enerji Sistemleri ve Tarım Sektörü de Baskı Altında

Aşırı sıcaklıklar yalnızca insan sağlığını değil enerji altyapısını da etkiliyor. Reuters‘ın haberine göre Fransa’daki bazı nükleer santraller üretimlerini azaltmak zorunda kaldı. Bunun nedeni, reaktörlerin soğutulmasında kullanılan nehir sularının aşırı ısınması ve çevresel düzenlemeler kapsamında kullanımın sınırlandırılması oldu. Ülkedeki elektrik üretiminde yaklaşık yüzde 7’lik düşüş yaşandı.

Elektrik talebinin yükselmesi, klima ve soğutma sistemlerinin daha fazla kullanılması da enerji şebekeleri üzerindeki baskıyı artırıyor. Fransa ve Almanya’da elektrik fiyatlarında yükseliş gözlendiği bildiriliyor.

Sıcak hava dalgasının etkileri yalnızca şehirlerle sınırlı değil. Reuters‘ın aktardığına göre Fransa’nın önemli kümes hayvancılığı bölgelerinde yüz binlerce kanatlı hayvan aşırı sıcaklar nedeniyle yaşamını yitirdi. Süt üretiminde düşüşler görülürken, çiftçiler yangın riskini azaltmak ve çalışanları korumak amacıyla gece çalışmasına yöneldi. Uzmanlar sıcak hava dalgalarının su kaynakları üzerindeki baskıyı artırdığını, kuraklık riskini yükselttiğini ve tarımsal üretim açısından yeni zorluklar oluşturduğunu belirtiyor.

Avrupa Daha Sıcak Bir Geleceğe Hazırlanıyor

Avrupa Çevre Ajansı ve Dünya Sağlık Örgütü gibi kuruluşlar, kıtanın yalnızca sera gazı emisyonlarını azaltmaya değil, aynı zamanda daha sıcak bir iklime uyum sağlamaya da ihtiyaç duyduğunu vurguluyor. Politico‘nun aktardığı değerlendirmelere göre birçok ülkede iklim değişikliğinin etkilerine uyum konusunda alınan önlemler, emisyon azaltım politikalarının gerisinde kalıyor.

Uzmanlar daha fazla ağaçlandırma, gölgelik alanların artırılması, serinleme merkezlerinin yaygınlaştırılması, binaların yaz sıcaklarına uygun şekilde dönüştürülmesi ve sağlık sistemlerinin aşırı sıcaklara hazırlanması gerektiğini ifade ediyor. Haziran ayında yaşanan sıcak hava dalgası, Avrupa’nın karşı karşıya olduğu tablonun yalnızca bir örneği olarak görülüyor. Bilim insanları, küresel sıcaklıklar yükselmeye devam ettikçe benzer olayların daha sık yaşanacağını ve daha geniş alanları etkileyeceğini belirtiyor. Bu nedenle bugün kırılan rekorlar, Avrupa’nın değişen iklim koşullarına ne ölçüde hazır olduğunu gösteren bir test olarak da değerlendiriliyor. (P)

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi #0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler