Doğu Kudüs ve Batı Şeria Fransa’daki Yeşiller Partisi: “İsrail’in Yerleşim Politikası Bölgenin Güvenliğini Tehdit Ediyor”

Fransa’da muhalefetteki Avrupa Ekolojisi - Yeşiller Partisi, İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da yürüttüğü yerleşim politikasını, "sömürgeleştirme" olarak niteleyerek bunun Orta Doğu’nun güvenliğini tehdit ettiğini bildirdi.

Burak Gücin 12 Mayıs 2021

Avrupa Ekolojisi – Yeşiller Partisi (Fr. Europe Écologie – Les Verts; EELV) yaptığı bir açıklama ile İsrail’in Doğu Kudüs ve Batı Şeria’da yürüttüğü yerleşim politikalarının Orta Doğu’nun güvenliğini tehdit ettiğini bildirdi. EELV’den yapılan açıklamada, Doğu Kudüs’teki işgalci İsrail güçlerinin Filistinli göstericilere şiddetle müdahale etmesi sonucu, plastik mermi ve göz yaşartıcı gaz bombalarıyla 600’den fazla Filistinlinin yaralandığı bilgisine yer verildi.

Gerilimin, İsrail bombardımanları sonucu 9’u çocuk 20 kişinin öldüğü Gazze Şeridi ile Batı Şeria’ya da yayıldığı kaydedilen açıklamada, bu gerilimin nedenlerinden birinin Şeyh Cerrah Mahallesinde yaşayan Filistinli ailelerin evlerinden çıkarılma tehdidiyle karşı karşıya kalması olduğu aktarıldı.

Açıklamada, 300 binden fazla Filistinli, 210 binden fazla İsrailli yerleşimcinin yaşadığı Doğu Kudüs’teki tüm Filistinli aileleri evlerinden etmenin İsrail’in yerleşim politikasının bir parçası olduğu hatırlatıldı.

İsrail’in uluslararası toplumun kınamasına ve uluslararası hukuka aykırılığına rağmen bu politikadan vazgeçmediği, ve bu politikasını özellikle işgal ettiği Batı Şeria’da yoğunlaştırdığının kaydedildiği açıklamada, “İsrail’in bu küçük adımlarla sömürgeleştirme politikası, sorunun herhangi bir şekilde barışçıl şekilde çözülmesini engelliyor ve tüm Orta Doğu’nun güvenliğini tehdit ediyor.” ifadeleri kullanıldı.

Mescid-i Aksa

İsrail'den Mescid-i Aksa'da İbadet Eden Filistinlilere Yönelik Saldırı

8 Mayıs 2021

EELV’den Hükûmete ve AB’ye Eylem Çağrısı

Açıklamada, Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Avrupa Birliği’ne, muhtemel tüm diplomatik araçları kullanarak İsrailli yetkilileri bu şiddetli baskıyı sonlandırma ve Şeyh Cerrah Mahallesindeki Filistinli ailelerin evlerinden edilmesini engelleme çağrısı yapıldı.

Artan sayıda İsrailli ve uluslararası sivil toplum kuruluşları ile uzmanların, İsrail’in Filistin’i ilhak ve Filistinlilere karşı yürüttüğü ayrımcılık politikalarını “apartheid” olarak adlandırdığının hatırlatıldığı açıklamada, “Fransız yetkilileri İsrail’in dokunulmazlığını sonlandıracak sert aksiyon almaları çağrısında bulunuyoruz.” ifadesine yer verildi.

Öte yandan, EELV’nin İstanbul doğumlu Yahudi asıllı senatörlerinden Esther Benbassa, eski Fransa Başbakanı Manuel Valls’in “Hamas’ın saldırılarına karşı İsrail’e tam destek verdiği, bir demokrasi tehdit altındayken taraflara eşit mesafede duramayacağı” şeklindeki mesajına cevap verdi.

Benbassa, “Eşit mesafe evet. Hiçbir çocuk, hiçbir Filistinli, İsrailli çocuk bombalar altında ölmeyi hak etmez. Nerede yaşayacaklarını kendileri seçmedi. Acil olan, herkesin güvenliğini sağlayacak koşulları oluşturup, gerekli baskıyı kurarak, müzakerelerin başlatılması.” ifadesini kullandı.

Avrupa Birliği Temsilcileri Şeyh Cerrah Mahallesi’nde

Avrupa Birliği (AB) üyesi bazı ülkelerin Kudüs’teki diplomatik misyon temsilcileri, İsrail’in evlerinden çıkarma tehdidiyle karşı karşıya kalan Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinli ailelere ziyarette bulundu. AB’nin Kudüs temsilciliğinden adının gizli kalmasını isteyen bir yetkili, konuya ilişkin açıklama yaptı.

Yetkilinin verdiği bilgiye göre, AB’nin işgal altındaki Filistin topraklarındaki temsilcisi Sven Kühn Von Burgsdorff da dahil olmak üzere Fransız, İsveçli, İspanyol, İtalyan konsolos ve diplomatlar, Şeyh Cerrah’taki Filistinli aileleri ziyaret etti.

Aynı yetkili, söz konusu ziyaretin tehcir tehdidiyle karşı karşıya olan ailelerin sorunlarını dinlemek için gerçekleştirildiğini kaydetti. İsrail’in işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’ndeki Filistinlilere yönelik saldırı dozunu arttırdığı bir süreçte yapılan bu ziyaret dikkat çekti.

Mescid-i Aksa

Sabah Namazında Mescid-i Aksa'ya Saldırı

10 Mayıs 2021

İsrail Mahkemeleri Filistinli Ailelerin İtirazlarını Reddetmişti

Yıllardır yerlerinden edilme tehlikesi yaşayan 27 Filistinli ailenin korku ve endişeleri İsrail makamlarının baskılarıyla yeni bir boyut kazandı. Kudüs Sulh Mahkemesi, Yahudi yerleşimcilerin talebi üzerine 2019’da Şeyh Cerrah Mahallesi’nde oturan 12 Filistinli ailenin, evlerini yerleşimciler lehine boşaltmaları yönünde karar vermişti.

Karara göre, bu ailelerden 4’ünün Ocak 2021’de evlerini boşaltmaları gerekiyordu. Ailelerin itirazı üzerine kararın temyiz edilerek yeniden mahkeme sürecinin başlatılması kararlaştırılmış ancak İsrail Merkezi Mahkemesi, şubat ortalarında bu 4 ailenin itirazını reddetmişti.

İsrail Merkezi Mahkemesi, bu yılın başında 7 ailenin, evlerini Yahudi yerleşimcilere bırakmak üzere boşaltması kararı vermişti. Mahkeme son olarak 4 Mart’ta Şeyh Cerrah Mahallesi’nde yaşayan Filistinli ailelerin, karara yönelik itirazlarını geri çevirmişti. Yüksek Mahkeme, 2 Mayıs’ta Şeyh Cerrah’taki 4 aileye, Yahudi yerleşimcilerle “anlaşmaları için” 6 Mayıs’a kadar süre tanımıştı. İsrail Yüksek Mahkemesinde 9 Mayıs’ta görülen duruşmada, nihai karar hazirana ertelenmişti.

Kudüs ve Gazze’deki Olaylar

Gazze Şeridi’ndeki Filistinli direniş grupları, İsrail polisinin işgal altındaki Doğu Kudüs’te yer alan Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah Mahallesi’nden çekilmesi için 10 Mayıs Pazartesi yerel saatle 18.00’e kadar süre tanımıştı. İsrail polisinin Mescid-i Aksa ve Şeyh Cerrah’tan çekilmemesi üzerine Filistinli direniş grupları İsrail’e çok sayıda roket fırlatmıştı. Bunun üzerine İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne yönelik “Surların Muhafızı” adıyla askeri operasyon başlatıldığını duyurmuştu. İsrail ordusunun saldırılarında şimdiye kadar 53 Filistinli sivil yaşamını yitirdi, 320 kişi ise yaralandı. Gazze Şeridi’nden atılan roketlerin ise 5 İsraillinin ölümüne, 45 kişinin yaralanmasına yol açtığı bildirildi.

(AA, P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar