Göç Kökenliler ve Pandemi Almanya’da Koronavirüs Vakaları “Gurbetçiler” Yüzünden Mi Arttı?

Almanya’da Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn’ın açıklamaları tartışılıyor. Geçen sene izin için gittikleri Türkiye’den dönen "gurbetçilerin" Almanya’daki vakaları arttırdığını iddia eden Spahn haklı mı? Verilere kısa bir bakış.

Rümeysa Aydın 25 Mayıs 2021

Almanya koronavirüs pandemisi karşısındaki sıkı tedbirleri yazın gevşetmeyi planlarken, Federal Sağlık Bakanı Jens Spahn’ın (CDU) açıklamaları tepki topladı. Verdiği bir söyleşide göçmenlerin köken ülkelerine aile ziyaretleri konusunda uyarılarda bulunan Spahn, “Geçtiğimiz yazdan dersimizi aldık. O zamanlar yurt dışı seyahatleri, genelde de Türkiye’de ve Balkan’daki akraba ziyaretleri, bizde yeni enfeksiyonların yaklaşık yüzde 50’sine yol açmıştı. Bu sene bunu engellemeliyiz.” ifadelerinde bulundu. Bu nedenle Almanya’da yaşayan göç kökenlilerin geldiği ülkelerle anlaşmalar imzalamayı planladıklarını açıklayan Spahn, yurt dışına gidip gelenler için test düzenlemelerinin sıkılaştırılmasını, aksi takdirde Almanya’nın pandemiyle mücadele başarısının zedeleneceğini söyledi.

Spahn’a tepkiler ise gecikmedi. Yayıncı Krsto Lazarević, Spahn’ın göç kökenlileri Almanya’daki ikinci dalgadan sorumlu tutmasına tepki göstererek, “Spahn’ın kendi siyasi başarısızlığını ‘yabancılar’ın üstüne atmasının bu kadar uzun sürmesine şaşırdım.” ifadelerinde bulundu.

Aynı şekilde gazeteci Georg Restle de Twitter’da Spahn’ın söylemlerine tepki gösterdi:“Türkiye/Balkan’dan insanları geçen yaz yükselen enfeksiyon sayıları için sorumlu tutmak utanç vericidir, özellikle de (salgındaki) yükselişin mutlak sayılarda az olduğu bilindiğinde. Ve bunun ikinci dalgayla hiç alakası olmadığı bilindiğinde. Bunu Jens Spahn da bilmeli. Aslında büyük ihtimalle biliyor da.”

Almanya’da geçtiğimiz aylarda aldığı ırkçı tehditler nedeniyle Almanya Federal Meclisi milletvekili adaylığından çekilen Suriye asıllı Tareq Alaows da Spahn’ın açıklamalarına cevap verenler arasındaydı: “İnsan kendi başarısızlığını meşrulaştırmak isterse ve (bunun için) bir argüman da bulamazsa işte böyle şeyler ortaya atar.”

Spahn’ın İddialarına Karşı Veriler Ne Söylüyor?

Bununla birlikte Spahn’ın Almanya’daki ikinci dalgadan Türkiye kökenlileri sorumlu tutması, verilerle çelişen bir iddia.

Dünya Sağlık Örgütü’nün verilerine göre Almanya’da ikinci dalganın 2020 yılının Ekim ve Kasım aylarında başladığı biliniyor. Bu tarihler ise yaz tatilinin bitişinden çok sonraya denk geliyor. Bu durumda izinden çoktan dönmüş olan Türkiye kökenlilerin Almanya’da ikinci dalgayı başlatması, hatta Spahn’ın iddia ettiği gibi “(Balkan kökenlilerle birlikte) tüm yeni enfeksiyonların yüzde 50’sine yol açmaları” pek de gerçekçi görünmüyor. Özellikle geçtiğimiz yaz Türkiye’den Almanya’ya dönen Türkiye kökenlilerin tamamından negatif olduklarını gösterir test sonucu alınması ve pozitif olanların Almanya’ya giriş yapamadığı düşünüldüğünde, Spahn’ın iddialarının verilerle uyuşmadığı çok açık.

Göç Kökenliler Salgının Günah Keçileri

Koronavirüs salgınından büyük ölçüde göç kökenlilerin sorumlu tutulması ise Almanya için yeni bir fenomen değil. Mart ayında da “Bild” gazetesi korkutucu rakamlarla dolu bir haber yayımlamıştı. Bu haberde, Almanya’da koronavirüs enfeksiyonu sonrası yoğun bakım ünitesinde tedavi gören, bununla birlikte entübe edilen hastalar arasında çok sayıda göçmen kökenli insanların bulunduğu iddia ediliyordu. Bunun muhtemel nedenleri arasında göç kökenlilerin dil bilmediği için salgın tedbirleri hakkında yeterince bilgi sahibi olmadıkları ya da hijyen tedbirlerine uymadıkları öne sürülüyordu. Bu iddiaların ardından Mediendienst Integration kurumu bazı veriler yayınlamış, koronavirüs hastaları arasında göç kökenlilerin çoğunlukta olduğuna ilişkin net bir tespit yapılamayacağını belirtmişti.

Bununla birlikte uzmanlar, işsizlerin pandemiye yakalanma riskinin fazla olduğunu kaydetmişlerdi. Almanya genelinde 2020 ortalarından itibaren sağlık sigortası verilerinin analizine bakıldığında işsiz kimselerin korona enfeksiyonu nedeniyle daha sık hastaneye gittiği bilgisi paylaşılmıştı.

Almanya’da geçtiğimiz ay İsrail-Filistin çatışmaları nedeniyle düzenlenen protestolarda antisemitist sloganların kullanılması, ülkede “Antisemitizmin mülteciler ve Müslümanlarla ülkeye ithal edildiği” yönündeki tartışmaları alevlendirmişti. Anlaşılan Almanya’da siyasiler, toplumsal sorunları “ithal edilmiş” olarak damgalayarak omuzlarındaki yüklerden kurtulmaya meyilli. Koronavirüs salgını ise bu “yabancıları suçla, sorumluluktan kurtul” mekanizmasının işlediği yerlerden sadece biri.

 

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar