Fransız Polinezyası Fransa, Polinezya’da Yaptığı Nükleer Denemeler İçin Özür Dilemedi

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Fransa'nın Polinezya'da yaptığı nükleer denemeler için "borç" dedi ama özür dilemedi.

Burak Gücin 28 Temmuz 2021

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Pasifik Okyanusu’ndaki deniz aşırı toprağı Fransız Polinezyası’na yaptığı ziyarette, ülkesinin burada 30 yıl boyunca yaptığı ve 100 binden fazla insanın etkilendiği 193 nükleer deneme için Polinezya’ya borçlu olduğunu belirtti ancak özür dilemedi.

Analiz

Neden Kimse Fransa'yı ve Macron'u Anlamıyor!

27 Aralık 2020

Macron, Fransız Polinezyası’na ziyaretinde, başkent Papeete’de yaptığı konuşmada, Fransa’nın bölgede 1966-1996 döneminde yaptığı 193 nükleer denemenin yerel halkın sağlığını etkilediğini, ülkesinin Fransız Polinezyası’na borçlu olduğunu belirtti. “Bu borç, özellikle 1966-1974’teki nükleer denemeleri burada yapmamızdan kaynaklanmaktadır, kesinlikle temiz olduğumuzu söyleyemeyiz.” ifadesini kullanan Macron, benzer testleri Fransa’da yapmayacaklarını kaydetti.

Cumhurbaşkanı Macron, nükleer denemelerin mağdurlarının tazminat taleplerinin incelenmesi için çalışmaların hızlandırılacağını vurguladı.

“Bana Güvenmenizi Söyleyemem”

Konuşmasından önce 193 Nükleer Karşıtı Dernek üyelerine “Size, bugüne kadar bilgi paylaşılmayarak uzun süre yalan söylendikten sonra bana güvenmenizi söyleyemem.” diyen Macron, konuşmasında “Denemeleri yapan askerler size yalan söylemedi, aynı riskleri aldılar. Yalan yoktu, ordunun ölçmediği riskler vardı.” ifadesini kullandı. Macron, yerel derneklerin talep ettiği gibi Fransa adına resmi özür dilemedi.

Fransa’nın Nükleer Denemelerin Sonuçlarını Gizlediği Ortaya Çıkmıştı

Disclose haber sitesi gazetecileri, Amerikan Princeton Üniversitesi ve İngiliz çevreci grup Interprt araştırmacıları, Fransa Savunma Bakanlığına ait gizliliği kaldırılmış “Mururoa Dosyaları” olarak adlandırılan 2 bin belgeyi inceleyerek, martta “Toxique” adıyla kitap yayımlamıştı.

Belgelerin incelenmesi ve hem Fransa‘dan hem de Fransız Polinezyası’ndan onlarca kişiyle mülakatlar sonrası araştırmacılar, kitapta Fransa’nın bölgede 1966’da Aldebaran, 1971’de Encelade ve 1974’te Centaure nükleer denemelerinin radyasyon etkilerini yeniden kurgulamıştı.

“60 Yıllık İnkar”

Fransa‘nın denemelerin etkilerini bazen kasti olarak daha az hesapladığı vurgulanan kitapta, radyasyon seviyesinin Fransa Atom Enerji Komisyonunca 2006’da hesaplanandan ve kurbanlara tazminde referans alınan miktardan 10 kata kadar daha fazla olduğu kaydedilmişti. Kitap, Fransız yetkililerin nükleer denemelerin Ada halkının sağlığı üzerindeki gerçek etkisini 50 yıl boyunca sakladığı sonucuna varmıştı.

Fransa ve Sömürgecilik

Fransa Cezayir’deki Sömürge Suçlarını Geçiştirmeye Çalışıyor

5 Nisan 2021

Şu ana kadar sadece 63 sivil Fransız Polinezyası vatandaşına nükleer deneme sonucu ortaya çıkan radyasyona maruz kaldığı için tazminat ödendiğini bildiren Disclose sitesine göre, bölgedeki nükleer denemeler 100 binden fazla kişiyi etkiledi.

Polinezya Hükûmet Başkanı Fritch, 60 yıllık inkar, sindirme, hor görmenin bir anda silinemeyeceğini belirterek konuyu Fransa yönetimiyle konuşmayı talep etmişti. Temmuz başında Paris’te Fransa ve Fransız Polinezyası taraflarının katılımıyla 2 günlük yuvarlak masa toplantısı düzenlendi, toplantıya Fransız Polinezyası Hükûmet Başkanı Edouard Fritch, Fransa ve Fransız Polinezyası’ndan seçilmiş yetkililer, bakanlar ve sivil toplum kuruluşları katıldı. Fransız Polinezyası muhalefeti toplantıyı boykot etmişti. (AA)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar