Kudüs “Kudüs’teki Konsolosluğu Açmak İçin İsrail’in İzni Gerekiyor”

ABD'nin İdari İşlerden Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı Brian McKeon, Washington'un Filistinlilere hizmet verecek Kudüs'teki konsolosluğunun İsrail'in izni olmadan açılamayacağını belirtti.

admin 28 Ekim 2021

McKeon, ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesinde senatörlerin çeşitli konulardaki sorularını yanıtladı. Cumhuriyetçi Senatör Bill Hagerty’in “ABD yönetiminin İsrail’in izni olmadan Kudüs’teki konsolosluğu açmayı düşünüp düşünmediği” şeklindeki sorusuna McKeon, “Senatör, anladığım kadarıyla herhangi bir diplomatik tesis açmak için ev sahibi hükümetin onayına ihtiyacımız var.” yanıtını verdi. Eski ABD Başkan Donald Trump, ülkesinin Tel Aviv’deki İsrail Büyükelçiliğini Kudüs’e taşıdıktan sonra 4 Mart 2019’da Filistinlilere hizmet veren Kudüs Başkonsolosluğunu kapatmıştı.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, mayıs ayında Ramallah’ta Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas ile görüşmesinde Washington’un Filistin ile ilişkilerine bakan Kudüs’teki konsolosluğun yeniden açılacağını duyurmuştu. Blinken, 13 Ekim’de İsrail Dışişleri Bakanı Yair Lapid ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed Al Nahyan ile Washington’da düzenlediği ortak basın toplantısında, Kudüs’teki konsolosluğun açılması planını devam ettireceklerini belirtmişti. İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Idan Roll ise geçen hafta yerel bir gazeteye yaptığı açıklamada, ABD yönetiminin Filistinlilere hizmet verecek Kudüs’teki konsolosluğunu yeniden açma planını rafa kaldırabileceğini ifade etmişti.

Kadim Şehrin Kimliği Çalınıyor

Ayrıca, Filistin yönetimi, İsrail makamlarının Mescid-i Aksa’nın da içinde bulunduğu Eski Şehir bölgesi başta olmak üzere işgal altındaki Doğu Kudüs‘te bazı cadde ve sokak adlarını değiştirmesini kınadı. Filistin yönetimine bağlı Kudüs İşleri Bakanlığından yapılan yazılı açıklamada, İsrail makamlarının Eski Şehir bölgesi başta olmak üzere Doğu Kudüs‘te bazı cadde ve sokakların Arapça isimlerini İbranice isimlerle değiştirdiği belirtildi.  Açıklamada, “İşgal makamları, Yahudileştirme planı kapsamında kutsal kentin Arap-İslam kimliğini değiştirmek üzere her şeyi yapmaya çalışıyor.” ifadelerine yer verildi. Söz konusu adımın kentin Arap-Filistin özelliğine açık bir savaş olduğu vurgulanan açıklamada, İsrail’in tarih ve mekanla ilgisi olmayan sahte isimlerle kadim şehrin kimliğini “çaldığına” dikkati çekildi. 

İsrail’in Şam Kapısı’na inen merdivenler ile Eski Şehir bölgesindeki en önemli caddelerden biri olan ve Mescid-i Aksa’ya varan Vadi Yolu Caddesi’nin adını da değiştirdiğine işaret edilirken, Yahudileştirme planlarının Kudüs‘teki Filistinlilerin sabrı ve mücadelesiyle bertaraf edileceği kaydedildi. İsrail’in Kudüs‘ün kimliğini hedef alan söz konusu adımının kınandığı açıklamada, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütüne (UNESCO) “İsrail’in kentin kültür ve tarihini hedef alan planlarını durdurma” çağrısı yapıldı. İsrail’e bağlı Kudüs Belediyesi, dün, Eski Şehir bölgesindeki Müslüman Mahallesi’nden geçerek Mescid-i Aksa’ya ulaşan Vadi Yolu Caddesi’ne “HaGvura” isminin yazılı olduğu bir tabela asmıştı. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar