ABD Müslüman Karşıtı Gruplara “Hayırseveler”den 106 Milyon Dolar Bağış

Amerika Birleşik Devletleri'nde 2017-2019 aralığında İslamofobik gruplara 106 milyon dolara yakın fon sağlandığını tespit edildi.

Burak Gücin 14 Ocak 2022

ABD’de 2017-2019 döneminde Müslüman karşıtı gruplara 106 milyon dolara yakın kaynak aktarıldığı ortaya çıktı. Amerikan İslam İlişkileri Konseyince (CAIR) yayımlanan “Ana Akımda İslamofobi” adlı raporda, ülkedeki Müslüman karşıtı gruplara yapılan finansal yardımlar derlendi.

26 Müslüman Karşıtı Gruba Bağış Yapılmış

Anatomi Serisi

İslamofobi, İslam Düşmanlığı ve İslam Karşıtı Irkçılık Nedir?

18 Ocak 2020

CAIR, raporunda “İslamofobi”yi “İslam’a ve Müslümanlara karşı bir ayrımcılık ve baskı modeliyle sonuçlanan korku, nefret veya önyargı” olarak tanımlıyor. Raporda, incelenen en büyük İslamofobik 50 hayır kurumu ve vakfı arasından 35’inin 2017-2019 döneminde 26 Müslüman karşıtı gruba 105 milyon 865 bin 763 dolar aktardığı saptanıyor.

CAIR Ulusal Araştırma ve Savunuculuk Koordinatörü Huzaifa Shahbaz, raporun ABD’deki Müslümanlar ve İslam hakkında yanlış bilgi yayan İslamofobi ağının iyi finanse edilerek aktif şekilde çalıştığının bir sır olmadığını ortaya koyduğunu belirtiyor.

Shahbaz, “Bugün bağışçı topluluk, fonların nefret gruplarına gitmesini önlemek için net politikalar oluşturmalı ve Müslüman karşıtı bağnazlığın boyutunu anlamalarına yardımcı olmak için personel ve yönetim kurulu üyeleri için eğitim girişimleri uygulamalıdır.” çağrısında bulunuyor.

Bağışçılar ve Fonlanan Grupların İsimleri Paylaşıldı

Bağış yapan kuruluşlar arasında Fidelity ve Schwab gibi ana isimlerin yanı sıra Yahudi Cemaat Fonu ile Ulusal Hıristiyan Yardım Vakfı gibi inanç temelli hayır kurumları da yer aldı. Müslüman karşıtı faaliyetleri desteklemek için milyonlarca dolar katkıda bulunan Adelson Aile Vakfı gibi özel aile vakıflarının da bilgisi paylaşıldı.

Raporda listelenen Müslüman karşıtı nefret grupları arasında ise Amerikan Hukuk ve Adalet Merkezi (ACLJ), Gatestone Enstitüsü, Güvenlik Politikası Merkezi, Orta Doğu Forumu, Orta Doğu Medya Araştırma Enstitüsü, David Horowitz Özgürlük Merkezi, Clarion Projesi ve Terörizm Araştırma Projesi gibi isimler yer aldı.

Evanjelizme Hizmet Eden Hristiyan Avukatlar’ın ACLJ’ye 60 milyon doların üzerinde bir ödenek ayırdığı tespit edildi. ACLJ, kendisini “dinî ve anayasal özgürlükleri koruyan” bir hukuk firması olarak tanımlıyor. CAIR, ACLJ’nin ABD Başkanı Donald Trump’ın 2017 yılında Müslüman nüfuslu ülkelerden gelenlere getirilen ve sonrasında yargıya götürülen seyahat yasağını savunmak için mahkemeye geldiğini hatırlatıyor.

Raporun Diğer Tespitleri

Raporda, 2019-2020’de CAIR’in ülke genelinde 6 binden fazla İslamofobik içerikli şikayet aldığına işaret edilerek, okullarda Müslüman öğrencilere yönelik zorbalık, Amerikan siyasetinde öne çıkan 40’a yakın İslamfobik söylem ve ülke genelinde 16 civarında camiye yapılan saldırılara ilişkin de detaylara yer veriliyor.

CAIR, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki camilere yönelik olayların olayların yıkım, hasar ve vandalizmin yanı sıra taciz ve yıldırma içerdiğini bildiriyor. Bir diğer önemli tespit ise, İslamofobi geçmişi olan 7 kişinin Trump yönetiminde (2017-2021) görev yapmak üzere aday gösterilmiş yahut göreve atanmış olması.

İslamofobi Takibi İçin İnternet Sitesi

Anatomi Serisi

Nefret Söylemi ve Nefret Suçu Nedir?

14 Mart 2020

Washington D.C. merkezli CAIR, ayrıca, Müslüman karşıtı olayları izleme sitesi “islamophobia.org” adlı siteyi yeniden faaliyete geçirdiğini duyurdu. Sitede, İslamofobik bağnazlığı yayan Müslüman karşıtı örgütlerin ve bireylerin profillerinin sergileneceği, sitenin önyargı karşıtı araçlar ve İslamofobiye karşı neler yapılması gerektiği gibi alanlarda hizmetlerin sunalacağı kaydedildi.

CAIR, 12 Ocak günü yaptığı bir diğer basın açıklamasında, Müslüman karşıtı grupların Müslüman toplumun önde gelenlerini gözetlemek için on yıldan fazla bir süre özel istihbarat görevlileri tuttuğuna da kamuoyuyla paylaştı. (AA/P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar