Arakanlı Müslümanlar Myanmar’da Silahlı Etnik Gruplar Yeniden Örgütleniyor Mu?

Myanmar'daki askeri darbe etnik güçlerin yeniden örgütlenmesine yol açtı.

Burak Gücin 14 Ocak 2022

Myanmar’da ordunun yönetime el koyduğu 1 Şubat 2020 darbesi, onlarca yıldır mücadelelerini sürdüren etnik azınlıkların ordu karşıtlığı etrafında yeniden ve daha farklı şeklilerde örgütlenmesine neden oldu.

Silahlı Etnik Gruplar Yeniden Örgütleniyor Mu?

Arakanlı Müslümanlar

Myanmar’daki Darbe Rohingyaların Geleceğini Kargaşaya Sürükledi

31 Mayıs 2021

Uluslararası Kriz Grubunun yayımladığı rapora göre, Myanmar’da ordu ile muhalifleri karşı karşıya getiren 1 Şubat askeri darbesi, ülkede çatışmaların şiddetlenmesine ve etnik güçlerin yeniden örgütlenmesine yol açtı.

Darbenin ardından silahlı etnik gruplar ile 2016’da başlayan barış müzakereleri sona erdi. Bu durum, ordu karşıtlığı düşüncesi etrafında birleşen etnik gruplar arasında dayanışmayı artırdı.

Söz konusu gruplar, darbenin ilk haftalarından itibaren ordu ve muhalifler arasındaki mücadelenin önemli unsuru olmaya başladı. Bazı gruplar darbe sonrası muhaliflerle iş birliği yapmaktan kaçınırken, bazıları bu gruplara askeri eğitim vererek dayanışmalarını sürdürdü.

Darbe öncesi etnik güçler ülkedeki istikrarsızlığın parçası gibi görülürken, darbe sonrası orduya karşı destek kuvvetleri gibi görülmeye başlandı. Myanmar’da darbeyle başa geçen askeri yönetime karşı kurulan ve “sivil hükûmet” olarak tanınan Ulusal Birlik Hükûmeti (NUG) etnik grupları aynı çatı altında toplamaya çalıştı. NUG, destekleri karşılığında etnik gruplara, ülke yönetiminde daha adil şekilde temsil edilecekleri vaadinde bulundu.

Orduya Karşı İttifak İhtimali

Aralarında Kachin Bağımsızlık Ordusu, Karen Ulusal Birliği, Karen Ulusal İlerleme Partisi ve Chin Ulusal Cephesinin olduğu 4’ten fazla azınlık grubu NUG ile hükûmet ortağı olmaya yanaştı, yarım düzine grup da NUG ile ilişki kurdu.

Kendisine karşı savaşan güçlerin sayı ve kapasitesinin artması orduyu etnik gruplardan bazıları ile anlaşmanın yollarını aramaya itti. Cunta destekli Devlet İdari Konseyi, etnik azınlıkların orduya karşı herhangi bir ittifak içinde olmalarını engellemek için adımlar attı.

Öte yandan rapora göre, ordu karşıtı birlikler her geçen gün daha güçlü hâle gelse de etnik grupların siyasi önceliklerinin farklılık göstermesi ve aralarındaki çıkar çatışmaları nedeniyle orduya karşı federal askeri birliğin kurulması olası görünmüyor.

Ancak muhalifler ve ordu arasındaki çatışmaların da yakın zamanda bitmesi uzak ihtimal olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle, uluslararası örgütlerin çabalarını, başarısızlıkla sonuçlanan bir barış sürecini desteklemekten ziyade savaşın yerel halk üzerindeki yıkıcı etkisini azaltmaya yönlendirmesi gerekiyor.

Ateşkes Süreci Darbe ile Son Bulmuştu

Myanmar ordusu 2018’den bu yana etnik silahlı gruplardan Arakan Ordusu, Ta’ang Ulusal Özgürlük Ordusu, Myanmar Ulusal Demokratik İttifak Ordusu, Karen Ulusal Birliği ve Kachin Bağımsızlık Ordusu ile ateşkes imzalamış ve barış görüşmelerine başlamıştı.

1 Şubat 2020 askeri darbesinin ardından yönetimin değişmesi üzerine ateşkes sonlanmıştı.

Genelkurmay Başkanı ve Myanmar askeri yönetim lideri General Min Aung Hlaing, ülkedeki silahlı etnik gruplarla barış görüşmelerinin sürdürülmesi için 1 Nisan’da bir aylığına tek taraflı ateşkes ilan etmişti. Daha sonra ateşkesin 30 Haziran’a kadar uzatılmasına karar verilmişti.

Myanmar’daki Askeri Darbe

Arakanlı Müslümanlar

"Myanmar Ordusunun Soykırımından Kaçan Arakanlılar Unutulmasın"

13 Aralık 2021

Myanmar ordusu, 2020’deki genel seçimde hile yapıldığı iddialarının ortaya atılması ve ülkede siyasi gerilim yaşanmasının ardından 1 Şubat’ta yönetime el koymuştu. Ordu, ülkenin fiili lideri ve Dışişleri Bakanı Aung San Suu Çii başta olmak üzere pek çok yetkili ve iktidar partisi yöneticisini gözaltına almış ve 1 yıllığına olağanüstü hâl ilan etmişti.

Myanmar ordusunun darbe karşıtı protestocu ve isyancı gruplara silahlı müdahalesi sonucu bugüne kadar 902 kişi hayatını kaybetti, binlerce gösterici gözaltına alındı.

Bu arada, Siyasi Tutuklulara Yardım Kuruluşuna (AAPP) göre, ülkede darbeden bu yana yaklaşık 1400 kişi hayatını kaybetti, 10 bine yakın kişi gözaltına alındı. Ülkede geniş katılımlı gösteriler sürerken üst düzey hükûmet yetkililerinin, askeri mahkemede yargılanmalarına devam ediliyor. (AA)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar