IRKÇILIK Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu 2021 Raporu Yayımlandı

Irkçılığa ve Hoşgörüsüzlüğe Karşı Avrupa Komisyonu (ECRI), 2021'de özellikle Kovid-19 salgınının süregelen etkisi, emniyet teşkilatları içindeki ırkçı yaklaşımlar ve eğitimde eşitsizliğin öne çıkan meseleler olduğunu bildirdi.

ehisim 2 Haziran 2022

Merkezi Fransa’nın Strazburg kentinde bulunan ECRI, 2021 yılı faaliyet raporunu yayımladı. Raporda, 2021’de Kovid-19 salgınının, hakkında endişe duyulan grupları farklı derecelerde ve yönlerde olumsuz etkilediği belirtildi. Salgın nedeniyle bazı hizmetlerin dijital ortama taşınmasının, çalışma hayatı, eğitim ve temel hizmetlerin sürdürülmesine katkı sağladığı ancak bazı durumlarda savunmasız grupların daha da ötekileştirilmesini engellemek için alınan önlemlerin yetersiz kaldığı vurgulandı. Savunmasız grupların, farklı nedenlerden dolayı dijitalleşmenin avantajlarından tam olarak yararlanamadığına işaret edilen raporda, Kovid-19’a maruz kalma riskinin, uzaktan çalışmanın mümkün olmadığı hizmet ve sağlık sektöründe çalışanlarda yüksek olduğu belirtildi.

Anatomi Serisi

İslamofobi, İslam Düşmanlığı ve İslam Karşıtı Irkçılık Nedir?

18 Ocak 2020

Raporda, konaklama, gıda, eğlence ve turizm sektöründe olduğu gibi birçok göçmenin çalıştığı kayıt dışı ekonominin de uzun süreli sokağa çıkma yasaklarından ve genel ekonomik gerilemeden olumsuz etkilendiği ifade edildi. Salgın sürecinin öte yandan bazı ülkelerde sağlık sektöründe ve hayati kamusal hizmetlerde göçmen işçilerin rollerinin önemini daha belirgin hale getirdiği kaydedildi. Raporda, eğitim alanında da Kovid-19 salgını nedeniyle okullara getirilen çeşitli kısıtlamaların, halihazırda birçok kısıtlamayla karşılaşan çocukları olumsuz yönde etkilediği, dezavantajlı grupların çocuklarının, uygun ortam, ekipman ve internet bağlantısının olmayışı nedeniyle çevrim içi eğitimlere katılmakta zorlandığı belirtildi.

Sadece bazı Avrupa Konseyi üyesi ülkelerde yetkililerin, dezavantajlı çocukların eksikliklerini telafi etmeleri için önlemler aldığına işaret edilen raporda, eğitimdeki kesintinin, özellikle geldikleri yerde eğitim ve uyum kurslarına yeni kaydolan yetişkinleri de vurduğu kaydedildi.

Polislik Faaliyetlerindeki Irkçılık

Raporda, emniyet teşkilatlarının faaliyetlerinde ırkçılığın da hala birçok ülkede sorun olduğunun altı çizildi. Bu ırkçılığın, sokağa çıkma yasağı ve karantina gibi Kovid-19 salgınıyla ilgili kısıtlamalarla daha da belirginleştiği, özellikle polis tarafından durdurulma ve aranmanın, farklı etnik gruplara farklı biçimlerde uygulandığına, ırkçı dille bireylere orantısız güç kullanıldığına işaret edildi.

Bu tür uygulamaların kurbanlarının, yetkililer tarafından yeterince desteklenmediklerini hissettiklerine, yine sadece bazı ülkelerde sorunun çözümüne yönelik önlemler alındığına dikkat çekildi. Bu önlemler arasında bağımsız şikayet mekanizmaları, geliştirilmiş polislik eğitimleri ve emniyet güçlerini çeşitlendirme çalışmaları gösterildi.

“Nefret Söylemi Tehlikesi Hiçbir Zaman Hafife Alınmamalı”

ECRI Başkanı Maria Daniella Marouda da raporla ilgili olarak yaptığı açıklamada, aşırı milliyetçi siyasi söylemlerin ve nefret söylemi tehlikesinin hiçbir zaman hafife alınmaması gerektiğini söyledi. Marouda, “Rusya’nın Ukrayna’ya saldırısına eşlik edenin de bu ultra-milliyetçi politik propaganda olduğunu ve bunun, Ukrayna halkının büyük acı çekmesiyle sonuçlandığını” dile getirdi.

ANATOMİ SERİSİ

Irkçılık Nedir?

30 Mayıs 2020

Romanlara, Ukrayna’dan gelen Afrika veya Asya kökenlilere yönelik haksız ve ayrımcı muamelenin, etkin biçimde soruşturulacağına inandığını kaydeden Marouda, yetkililerin, koruma ve destek sunulması gereken hiçbir insana ayrımcılık yapılmadığından emin olması gerektiğine vurgu yaptı. Marouda, “Savaştan veya diğer acil durumlardan kaçan tüm insanlara, uyruğuna, etnik kökenine, hangi ülkenin vatandaşı olduğuna, ten rengine, dinine, diline veya cinsel kimliğine bakılmaksızın tam zamanında yeterli koruma sunulmalı.” diye konuştu. (AA)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

    Hakkımızda

    Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

    YAZININ DEVAMI
    Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |