Filistin “Bölgedeki İstikrarsızlığın ve Çatışmanın Temel Nedeni İsrail İşgali”

Birleşmiş Milletler raporu, İsrail'in Filistin topraklarındaki işgalinin bölgedeki gerilimlerin temel nedeni olduğunu tespitinde bulunuyor.

8 Haziran 2022

Birleşmiş Milletler (BM) bağımsız uluslararası soruşturma komisyonu, “İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin ve Filistin halkına karşı ayrımcılığı devam ettirmesinin” bölgede depreşen “gerilimlerin, istikrasızlığın ve çatışmanın” temel nedeni olduğunu bildirdi. İsrail Dışişleri Bakanlığı, rapora ilişkin yazılı bir açıklama yaptı ve BM raporunun “taraflı” olduğunu ileri sürdü.

Komisyonun İlk Raporu Yayımlandı

Batı Şeria ve Doğu Kudüs

"İsrail 2022'de Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te 300 Evi Yıktı"

6 Haziran 2022

Merkezi İsviçre’nin Cenevre kentinde bulunan BM İnsan Hakları Konseyi, 27 Mayıs 2021’de aldığı kararla Doğu Kudüs de dahil işgal altındaki Filistin topraklarındaki insan hakları ihlallerini soruşturmak üzere acilen bağımsız uluslararası soruşturma komisyonu kurulmasını içeren kararı kabul etmişti.

Komisyon, Cenevre ve Ürdün’deki temaslarının yanı sıra İsrail ve Filistin sivil toplum kuruluşları da dahil olmak üzere çeşitli paydaşlarla istişarelerde bulunarak 14 sayfadan oluşan ilk raporunu açıkladı.

Komisyon, İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini sonlandırmasının bölgede devam eden şiddet sarmalını sona erdirmek için “hayati önemde” olduğunu vurguladı.

“İsrail, İşgali Sona Erdirme Niyetinde Değil”

Raporda, İsrailli faillerin işlediği suçların cezasız kalmasının Filistin halkının öfkesini artırdığı belirtildi. Komisyon raporunda, Filistin halkının zorla yerinden edilmesine, Filistinlilerin evlerinin yıkımları, yeni Yahudi yerleşim yerlerinin inşası ve genişletilmesine, Yahudi yerleşimcilerin şiddetine, Gazze ablukası ve Filistin halkına karşı şiddete devam edildiği tespitlerinde bulunuldu.

Batı Şeria

"Şirin Ebu Akile'nin Öldürülmesinde Bağımsız Soruşturma Şart"

18 Mayıs 2022

İsrail’in, “Filistin topraklarındaki işgali sona erdirme niyetinde olmadığı” vurgulanan raporda, “İşgalin tek başına sona erdirilmesinin dahi yeterli olmayacağı” uyarısı yapıldı.

Raporda, “İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalinin ve Filistin halkına karşı ayrımcılığı devam ettirmesinin” bölgede depreşen gerilimlerin, istikrasızlığın ve çatışmanın temel nedeni olduğuna işare edildi.

“İsrail’in İhlalleri Sistematik Şekilde Devam Ediyor”

Komisyon Başkanı Navanethem Pillay, İsrail’in uygulamalarının ve suçluların cezasız kalmasının “İsrail’in Filistin topraklarındaki işgalini sona erdirmek gibi bir niyetinin olmadığının” açık kanıtı olduğunu bildirdi. Pillay, Doğu Kudüs ve işgal altındaki topraklarda İsrail ihlallerinin sistematik olarak devam ettiğini vurguladı.

Komisyon Üyesi Miloon Kothari de rapora ilişkin yaptığı açıklamada, “Dünyanın (bölgede) tarihsel adaletsizlikleri tersine çevirmeye ve Filistin halklarının kendi kaderini tayin hakkına doğru ilerlemeye başlaması ancak işgalin sona ermesiyle mümkün olabilir.” değerlendirmesinde bulundu.

Rapor, 13 Haziran’da başlayacak BM İnsan Hakları Konseyi’nin 50’inci oturumunda sunulacak, üye ülkeler, rapora ilişkin görüşlerini açıklayacak.

Filistin’deki İsrail İşgalinin 55. Yılı

Batı Şeria

İsrail'de Koalisyon Hükûmetinin Düşmesi Gündemde

8 Haziran 2022

Filistinlilerin “Nekse” (Toprak Kaybetme Günü) adıyla andığı 1967’deki “Altı Gün Savaşı“nın 55. yılında İsrail, Filistin topraklarındaki işgalini sürdürüyor.

İsrail, 5 Haziran 1967’de başlattığı savaş sonunda Batı Şeria, Doğu Kudüs, Gazze Şeridi, Sina Yarımadası ve Golan Tepeleri’ni işgal etmişti.

Uluslararası hukuku ve BM Güvenlik Konseyi kararlarını hiçe sayan İsrail, Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Golan Tepeleri’ni işgalden vazgeçmiyor. İsrail, Gazze Şeridi’ni de 16 yıldır havadan, karadan ve denizden abluka altında tutuyor. (AA)

Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |