Ayrımcılık İspanya’da Artan Nefret Suçlarının Nedenleri

İspanya'da 2021 yılında işlenen nefret suçlarında yüzde 27 artış olduğu saptandı. Suçların ana nedenleri olarak ırkçılık ve yabancı düşmanlığı öne çıkıyor.

bgucin 7 Eylül 2022

İspanya Devlet Başsavcılığınca hazırlanan raporda, nefret suçlarında ciddi artış gözlendiğine dikkat çekilerek, siyasetçilere “radikal söylemlerin nefret ve şiddet suçlarını artırdığı” uyarısında bulunuldu.

“Irkçılık ve Yabancı Düşmanlığı Ana Nedenler”

Yüksek Mahkeme Başkan Yardımcısı Ángeles Sánchez Conde’nin yeni yargı açılışının açılışında sunduğu raporda, nefret suçundan, bir yıl öncesine oranla 2021’de yüzde 27 artışla toplam 1824 cezai takibat uygulandığı, sadece savcılık tarafından yapılan suçlamalarda ise yüzde 44’lük bir artış tespit edildiği bildirildi.

Raporda, “Irkçılık ve yabancı düşmanlığı, nefret suçlarının ana nedeni olmaya devam ediyor. Bunlar, üzerine derinlemesine düşünülmesi gereken verilerdir. Siyasi kutuplaşma ve ideolojik radikalleşmedeki artış göz önüne alındığında politikacıların söylemlerini yumuşatması ve vatandaşların da karşıt görüşlere saygı duyması önemlidir.” görüşü savunuldu.

En yaygın ayrımcılık nedenleri %38,5 ile ırkçılık ve yabancı düşmanlığı, %25 ile cinsel kimlik, %19,2 ile ideolojik saikler olduğuna da raporda yer verildi. Ülkede işlenen nefret suçlarının yüzde 34,8’inin ırkçılıkla bağlantılı olduğu belirtildi. Başsavcılık, nefret söylemlerinin küçümsenmemesini, gerekli önlemlerin alınmasını ve sert bir cezai yanıt verilmesini istedi. (AA/P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |