Avrupa İslamofobi Raporu “Hukuksuzluklar ve Yolsuzluklar Müslüman Karşıtlığıyla Örtülüyor”

Avrupa 2021 İslamofobi Raporu'nda, Avrupa'da siyasetçilerin yabancı ve Müslüman karşıtlığı ile hukuksuzlukları ve yolsuzlukları örtmeye çalıştığı ve seçmenlerini konsolide ettikleri tespit edildi.

bgucin 23 Eylül 2022

Türk-Alman Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Enes Bayraklı, Avrupa’daki İslamofobinin devlet ve hükûmetler eliyle yürütüldüğünü belirterek, “Avrupalı birçok lider hukuksuzluklarını, yolsuzluklarını, başarısızlıklarını yabancı, göçmen ve Müslüman karşıtlığı ile örtmeye çalışıyor ve seçmenlerini konsolide ediyorlar.” dedi.

Bayraklı, Prof. Farid Hafez ile beraber Avrupa’da 27 ülkede yaşanan İslam karşıtı ırkçı eylemlerin derlediği “Avrupa 2021 İslamofobi Raporu”nun kamuoyuyla paylaşılmasının ardından, değerlendirmelerde bulundu.

Kurumsal ve Sistematik Irkçılık

İslamofobi

"İslam Karşıtlığı Avrupa'da Kurumsallaşma Yolunda"

22 Eylül 2022

Bayraklı, Kovid-19 döneminde sanal alemde İslam düşmanlığının yaygınlık kazandığını hatırlatarak, “Özellikle kapanmalarla birlikte, sokaklardaki hareketlilik azaldı. Bununla birlikte bu düşmanlığın ve ırkçılığın sosyal medyaya taşındığına şahit olduk. Hatta salgının başında salgından Müslümanları ve göçmenleri sorumlu tutan haberler birçok farklı ülkede yayınlandı. Bu anlamda 2021’de salgının da etkisiyle birlikte sosyal medyadaki bu nefret söyleminin daha da arttığına şahidiz.” dedi.

Birçok ülkede İslam karşıtlığının kurumsallaştığına dikkati çeken Bayraklı, kurumsal ve sistematik ırkçılığın varlığını sürdürdüğünü, bu ırkçılığın işe alımdan, kamu hizmetine kadar birçok alanda Müslümanları hedef aldığını anlattı.

“İslam ve Yabancı Karşıtlığı Devlet Eliyle Mormalleştiriliyor”

Bayraklı, Batı Avrupa’da ve Avrupa’nın genelinde birçok kurumun Müslümanlara yönelik ayrımcı, ırkçı politikalar uyguladıklarını belirterek, “Siyaset eliyle, Müslümanların dinî pratiklerini kısıtlayan, sivil haklarını, siyasal haklarını kısıtlayan yasaların devreye sokulduğunu gördük. Bunlarda da ön plana çıkan ülke Fransa’ydı. Fransa özellikle devlet eliyle yürütülen bir İslam düşmanlığı politikası, bizatihi Fransa Cumhurbaşkanı (Emmanuel) Macron tarafından devreye sokuldu. Fransa’da Müslüman sivil toplum kuruluşlarının sistematik olarak hedef alındığını, sivil toplum kuruluşlarının kapatıldığını gördük. Bu kararlar bir mahkeme kararı olmadan Bakanlar Kurulu kararıyla alındı.” değerlendirmesinde bulundu.

“Birçok Avrupa ülkesinde İslam ve yabancı karşıtlığı devlet ve hükûmet eliyle hem normalleştiriliyor hem de yürütülüyor.” ifadesini kullanan Bayraklı, bu politikalar çerçevesinde Avrupa’nın birçok ülkesinde bazı yasakların devreye sokulduğunu söyledi.

Sebastian Kurz Neyi Simgeliyor?

Bayraklı, Avrupa’da sosyal yaşamın birçok alanında hissedilen ve çok sayıda ülkede kurumsallaşan İslam karşıtlığının incelendiği raporun bu yılki kapağında, kariyeri ve başarılarını büyük çoğunlukla yabancı, göçmen ve Müslüman karşıtlığı ile elde eden Avusturya’nın eski Başbakanı Sebastian Kurz’un yer almasına ilişkin ise şu değerlendirmelerde bulundu:

Avusturya

Sebastian Kurz ve İslam ile Göçmen Karşıtlığı Politikaları

10 Ekim 2021

“Kurz’u öne çıkaran nedir derseniz; Kurz aslında Avrupa genelinde gözlemlediğimiz bir trendi temsil ediyor. O da aşırı sağcılaşması. Kurz, Hristiyan demokrat Avusturya Halk Partisini ana akım bir parti olmaktan çıkarıp popülist, İslam düşmanı, yabancı düşmanı aşırı sağcı bir partiye dönüştürdü. Parti içerisinde adeta otoriter rejim inşa etti. Avusturya içerisinde de iktidarını sağlamlaştırarak birçok antidemokratik yasayı, başörtüsü yasağı gibi yasakları devreye soktu. Kurz, hayali bir düşman, bir tehlike yaratarak, Müslümanlara karşı güvenlik politikalarını devreye sokarak, toplumu korkutarak ve Müslümanları günah keçisi ilan ederek kendi iktidarını konsolide etti.”

“Avrupalı birçok lider hukuksuzluklarını, yolsuzluklarını, başarısızlıklarını yabancı, göçmen ve Müslüman karşıtlığı ile örtmeye çalışıyor ve seçmenlerini konsolide ediyorlar.” ifadesini kullanan Bayraklı, Kurz’un bu anlamda iyi bir örnek olduğunu söyledi.

Bayraklı, Birleşmiş Milletlerin (BM), 15 Mart’ı, “Uluslararası İslamofobi ile Mücadele Günü” kabul etmesinin çok önemli olduğunu vurguladı.

Fransa ve Hindistan’da devlet eliyle yürütülen bir İslam karşıtlığı politikası olduğunu dile getiren Bayraklı, özellikle Hindistan’da son dönemde hükûmetin yaptığı açıklamaların tehlikeli bir boyut kazandığını kaydetti.

Avrupa 2021 İslamofobi Raporu Kamuoyuyla Paylaşıldı

Avrupa İslamofobi Raporu, 2021’de İslam karşıtı ırkçılığın eski kıtada sosyal yaşamın birçok alanında ciddi anlamda hissedildiğine işaret ederek, Avusturya, Fransa gibi ülkelerin yürürlüğe soktuğu düzenlemelerle İslamofobinin kurumsallaşmasına yol açtığına dikkati çekiyor. Avrupa’da 27 ülkede İslam karşıtı ırkçı eylemlerin derlendiği Avrupa 2021 İslamofobi Raporu kamuoyuyla paylaşıldı.

Bayraklı ve Georgetown Üniversitesinden Prof. Farid Hafez’in hazırladığı “Avrupa İslamofobi Raporu’na ırkçılık ve insan hakları alanında çalışmalar yürüten 35 akademisyen ve uzman katkı sağladı.

Birleşik Krallık

10 Müslüman'dan 7'si İş Yerinde İslamofobik Davranışa Maruz Kalıyor

7 Haziran 2022

Rapor, “Uluslararası İslamofobi Çalışmaları ve Araştırmaları Derneği (IISRA)”, “California Üniversitesi Ötekileştirme ve Aidiyet Enstitüsü”, “Rutgers Üniversitesi Güvenlik, Irk ve Haklar Merkezi”, “Uluslararası İslamofobi Araştırmaları Merkezi”, “California Üniversitesi Irk ve Cinsiyet Merkezinde İslamofobi Araştırma ve Belgeleme Projesi (IRDP)”, “San Francisco Eyalet Üniversitesi Arap ve Müslüman Etnisiteler ve Diasporalar (AMED) Çalışmaları” ve “Leopold Weiss Enstitüsü” gibi kurumlar tarafından desteklendi.

Avrupa’da sosyal yaşamın birçok alanında hissedilen ve çok sayıda ülkede kurumsallaşan İslam karşıtlığının incelendiği raporun bu yılki kapağında, kariyeri ve başarılarını büyük çoğunlukla yabancı, göçmen ve Müslüman karşıtlığı ile elde eden Avusturya’nın eski Başbakanı Sebastian Kurz yer aldı. (AA)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |