Almanya “NSU Dosyaları”nın Sızdırılması Nedeniyle Suç Duyurusu

Almanya’da 30 yıl daha "gizli" kalması gereken ve “NSU dosyaları” olarak bilinen raporun yayımlanmasının ardından suç duyurusunda bulunuldu.

bgucin 2 Kasım 2022

Almanya’da Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatının (LfV), 8’i Türk 10 kişiyi katleden Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütüne ilişkin “gizli” ibaresi bulunan ve 30 yıl açıklanmaması öngörülen, “NSU dosyaları” olarak adlandırılan raporun yayınlanmasının ardından kimliği belirsiz kişiler hakkında suç duyurusunda bulunduğu bildirildi.

Dosyalara Kimin Erişmi Vardı?

Almanya

Almanya’da “Gizli” İbareli NSU Dosyaları Kamuoyuna Sızdırıldı

29 Ekim 2022

LfV’dan yapılan açıklamada, gizli belgelerin “yasa dışı bir şekilde başkalarına verilmesinden dolayı kimliği belirsiz kişiler hakkında suç duyurusunda” bulunulduğu belirtildi.

Olayla ilgili soruşturmanın Hessen Eyalet Kriminal Dairesince yapılacağı aktarılan açıklamada, suç duyurusunun belgelerin yayımlanmasıyla değil, yasa dışı bir şekilde başkalarına verilmesiyle ilgili olduğu vurgulandı.

Dosyaların Hessen Eyalet Meclisi’nde kurulan ve NSU terör örgütünün faaliyetlerini araştıran iki araştırma komisyonuna eksiksiz olarak sunulduğuna işaret edilen açıklamada, Hessen Eyalet Meclisi Anayasayı Koruma Teşkilatı Kontrol Komisyonu üyesi milletvekillerinin bu belgelere her zaman erişebildiği, ayrıca belgelerin Federal Kriminal Dairesine, Federal Başsavcılığına ve Hessen Eyaleti Kriminal Dairesine de verildiği belirtildi.

Eksik Dosyalar Olduğu Düşünülüyor

Dosyaları ifşa eden “bilgi özgürlüğü portalı FragDenStaat” ile Alman İkinci Televizyon Kanalı ZDF’de yayımlanan “ZDF Magazine Royale” programının değerlendirmesinde, “Raporda NSU ile ilgili açık olan soruların cevaplarını, olayın örtbas edilmesine ilişkin kanıtları veya cinayetlerde Anayasa Koruma Teşkilatının rolü olduğuna dair delil bulmayı umut eden herkes hayal kırıklığına uğrar.” ifadesi kullanıldı.

Değerlendirmede, raporda aşırı sağla ilgili 201 dosyanın eksik olduğunun yer aldığına da dikkati çekildi.

“FragDenStaat” ile “ZDF Magazine Royale” programı tarafından 28 Ekim akşamı kamuoyuyla paylaşılan ve ekleriyle birlikte 173 sayfadan oluşan rapor, Hessen Eyaleti Anayasayı Koruma Teşkilatında (LfV) 2012’deki dosyaların incelenmesine ilişkin sonuç raporu” başlığını ve 20 Kasım 2014 tarihini taşıyor.

“NSU dosyaları” olarak adlandırılan rapor için güvenlik kurumlarının çalışma yönetimlerinin korunması gerekçe gösterilerek 120 yıl gizlilik kararı alınmış, daha sonra bu süre 30 yıla düşürülmüştü.

NSU’nun İşlediği Cinayetler

Almanya’da 2000-2007’de 8’i Türk 10 kişiyi öldüren, en az iki bombalı saldırı düzenleyen ve 15 banka soygunu gerçekleştiren NSU terör örgütü üyelerinin varlığı ve cinayetlerdeki rolü, 4 Kasım 2011’de tesadüf sonucu ortaya çıkmıştı.

Neonazi terör örgütünün, uzun yıllar boyunca Alman güvenlik birimlerince tespit edilememiş olması, NSU üyelerinin geçmişte bazı istihbarat muhbirleriyle ilişki kurduklarının ortaya çıkması, Almanya’da büyük tartışmalara yol açmıştı.

Almanya iç istihbarat servisi Anayasayı Koruma Teşkilatında aşırı sağcı gruplara ve kullanılan muhbirlere ilişkin bazı belgelerin 4 Kasım 2011’den birkaç gün sonra imha edilmesi de büyük kuşku yaratmıştı.

NSU üyelerinden Uwe Böhnhard ve Uwe Mundlos, 4 Kasım 2011’de bir banka soygununun ardından saklandıkları karavanda ölü bulunmuş, intihar ettikleri öne sürülmüştü.

Yargı Süreci

NSU

Bavyera'da Yeni Bir NSU Araştırma Komisyonu Kuruldu

20 Mayıs 2022

Münih Yüksek Eyalet Mahkemesinde 2013’te başlayan NSU terör örgütü davasında karar 11 Temmuz 2018’de açıklanmış, baş sanık Beate Zschaepe ömür boyu hapse çarptırılmış, örgüte yardım ve yataklık yapan 4 sanık da 2,5 ile 10 yıl arasında hapis cezası almıştı.

NSU terör örgütünü ve karanlık bağlantılarını aydınlatmak için Federal Meclis’te ve birçok eyalet meclisinde araştırma komisyonları kurulmuş ancak var olan kuşkular burada yapılan araştırmalarla da giderilmemişti. (AA)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |