Dosya: "Yeni Göçmenler"

Türkiye’den Doktor Göçü II: “Diş Hekimliği Türkiye’de Kriz Yaşıyor”

Türkiye’den doktor göçünün çok farklı nedenleri var. Diş hekimliğinin Türkiye’de yaşadığı yapısal problemler, bu nedenler arasında gösterilebilir. Hollanda’ya göç etmiş bir diş hekimiyle bu nedenleri konuştuk.

©BearFotos/ shutterstock.com

Ayşe Hanım, 4 ay önce Türkiye’den Hollanda’ya göç etmiş bir diş hekimi. 29 yaşındaki Ayşe Hanım için göç sürecini şekillendiren ana unsur, Türkiye’de diş hekimliği alanında var olan atama ve mesleğe yerleştirme sistemindeki sorunlar olmuş. Kendisi bu durumu şöyle anlatıyor: “2016 yılında okuldan mezun olurken ben de dâhil olmak üzere sınıfımızdaki hiçbir arkadaşım, ‘Acaba mezuniyetten sonra işsiz kalır mıyız?’ gibi bir şüpheye sahip değildi. Neticede hepimiz yüksek puanlar alıp dereceler yaparak üniversiteye yerleşmiştik. Fakat 2016 yılında mezun olduğumuzda, Türkiye’de işler beklediğimiz gibi gitmedi.”

Diş Hekimliğine Atananlar Az, Mezunlar Çok

Ayşe Hanım’a göre 2016 yılında Türkiye’de bir diş hekimi enflasyonu oluşmuş ve buna bağlı olarak da diş hekimleri iş bulma konusunda sıkıntılar çekmiş. Buna atama sorunları da eklenince diş hekimleri açısından zorlu bir süreç başlamış.

Türkiye’de 2021 yılında Diş Hekimliği fakültelerinin toplam kontenjanı 8.733 iken, bu sayı 2022 yılında 9.264’e çıkartılmış durumda. 2019-2020 yıllarında yaklaşık 4 bin öğrenci Diş Hekimliği bölümünden mezun olurken devlet hastanelerine yapılan atamalar ise yıllık 300 ila 600 arasında değişiyor. Ayşe Hanım da bu durumun mağdurlarından birisi: “Mezun olduktan sonra 6-7 atamaya başvurdum, atanamadım. Atanan sayısı azaldı, yığılma arttı. DUS’a çalışırken ailemin maddi durumu beni destekleyecek kadar iyi değildi, çalışmak zorundaydım. Özel hastanelerin gece polikliniklerinde kayıtsız çalıştım. Amacım para kazanıp, DUS’a çalışabilecek kadar birikim yapmaktı.”

Ailesinin sağlık sorunları nedeniyle DUS’a yeteri kadar hazırlanamayan Ayşe Hanım, daha sonra özel sektörde iş aramaya başlamış. Özel sektörü diş hekimleri açısından “kurtlar sofrası” olarak tanımlayan Ayşe Hanım, yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “Sektörde bir diş hekimi, bir de teknisyen işverenler var. Türkiye’deki diş kliniklerinin çok büyük bir kısmı teknisyen kliniği. Yeni mezun bir diş hekimi adına klinik açıyorlar ve diş hekimlerinden faydalanıyorlar. Aslında hastanın ağzında çalışma yapmaları yasak. Kanaldır, dolgudur bu işlemleri diş hekimine yaptırıyorlar. Protez gibi işlemleri ise -yasak olmasına rağmen- kendileri yapıyorlar. Şu an diş sağlığı Türkiye’de ticarete dökülmüş durumda.”

Yaşadıkları meslek etiğine uymadığı için sorunlar yaşayan Ayşe Hanım, mesleki olarak kendisini tatmin edecek bir iş aramış. İsteği, hastaya zarar vermeyecek şekilde mesleğini icra etmekmiş: “Diş tedavilerinde kullanılan malzemeler Çin’den de gelebilir Avrupa’dan da. Avrupa’dan gelen malzemeyle Çin’den gelen malzeme arasında fark var. İki işlemin sonucu asla aynı değil. Çoğu işlemde hastaya yarar değil, zarar veriyorduk. Bir kez kullanılması gereken malzemeyi sterilize edip 30 kez kullanmak zorunda kalıyorduk. Bütün bunlar vicdanıma uymuyordu.”

“Mesleğimiz Türkiye’de Bir Kriz Yaşıyor”

Birkaç iş başvurusunda da aradığını bulamayınca Ayşe Hanım eşiyle birlikte 2019 yılında yurt dışı imkânlarını araştırmaya başlamış. Yakınlarının tecrübesiyle de Hollanda’ya yoğunlaşmışlar: “Türkiye’de bizi mesleki olarak tatmin edecek bir imkân olmadığına karar verdik. Bir arkadaşımızın evleneceği kişi Hollanda’da çalışıyordu. Orada denklik olmadan da çalışabileceğimizi öğrenince oraya başvurduk.”

Hollanda’da bilhassa bazı yerlerde Türk hekimlerin kurduğu diş klinikleri de var. Ülkede hekim açığı da fazla olunca da diş hekimlerine rağbet fazla. Ayşe Hanım ve eşi gelmeden önce Türk hekimlerin yoğunlukta olduğu kliniklerle iletişime geçmişler. İçlerinden birinden iş kabulü alınca da bu sene temmuz ayında Hollanda’ya göç etmişler. Şu an denklik başvurusunda bulunan Ayşe Hanım, geliş nedenlerini şöyle özetliyor: “Bizim Hollanda’ya gelme nedenimiz, mesleğimizin Türkiye’de ciddi bir kriz yaşıyor olmasıydı. Temel sebebimiz buydu. Diğer sebepler ise toplumsal atmosferdeki yozlaşmaydı.”

Ayşe Hanım, Türkiye’de mesleki alanının dışına dair umutlarının da tükendiğini söylüyor: “Sadece ekonomik değil, ahlaki ya da güvenlik anlamlarında da ülkemizin toparlanmaya ihtiyacı var. Para bir şekilde kazanılır, hayat her anlamda idame eder. Ama sokakta kendinizi güvende hissetmiyorsanız, birlikte yaşadığınız insanlarda ahlaki yozlaşma görüyorsanız bunu bir anda düzeltmek çok zor.”

Türkiye’den göç eden doktorlara yönelik olumsuz söylemlere de bir cevabı var Ayşe Hanım’ın: “Bir devlet yetkilisi sağlık çalışanları için, ‘Doktorlar sizin hizmetinizde!’ şeklinde bir açıklama yaptı. Biz halkın hizmetçisi değiliz, onların sağlıkla ilgili problemlerini çözmeye aracı olan kişileriz. Bu bakış açısı, doktorların içinde bulunduğu mesleki krizi çözmeye yardımcı olmuyor.”

Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler