Nefret Suçu

Artan Nefret Suçlarında İnternetin Etkisi ve Mevzuattaki Eksiklikler

Birçok insan düzenli olarak nefret içeren ve kışkırtma amacı taşıyan ifadelerle karşılaşıyor ve bu hadiselerin büyük bir kısmı internet ortamında yaşanıyor. Berlin Savcılığı, 2021 ve 2022 yılının istatistiklerini açıkladı ve yasal çerçevedeki eksikliklere dikkat çekti.

Fotoğraf: Mo Photography Berlin - Shutterstock.

Berlin şehir eyaletinde Ağustos 2022 sonu itibarıyla insanların dinî inaçları, cinsel yönelimleri veya siyasi görüşleri nedeniyle saldırıya uğradığı toplam 2606 nefret suçu vakası kayıtlara geçti. Başsavcı Ines Karl, Deutsche Presse-Agentur’a verdiği demeçte, bu davaların 961’i internet üzerinden işlenen suçlarla ilgili olduğunu ve 659 şüphelinin isminin bilindiğini aktardı.

Kovid-19 pandemisinin damgasını vurduğu 2021 yılının tamamında ise Berlin Savcılığı bünyesindeki Nefret Suçları Merkez Ofisi, 1637’si internet üzerinden olmak üzere toplam 3735 suç tespit etti. O dönemde 1085 şüphelinin kimliği ismen tespit edilebildi. 2020’de savcılık toplam 2068 nefret suçu vakası kaydedilmişti.

Başsavcı, “İnternette bir vahşet yaşanıyor. Benim bakış açıma bunun sebebi uzun süredir çok az şey yapıldığı ve net bir kırmızı çekilmediği için.” sözleriyle suç sayılarını yorumladı.

“Uzun Süredir Çok Az Şey Yapıldı”

Berlin Savcılığı bünyesinde kurulan Nefret Suçları Merkez Ofisi Eylül 2020’den bu yana faaliyette. Halle ve Hanau’daki saldırıların ardından kurulan ajans ırkçılık, antisemitizm ve diğer grup düşmanlıklarıyla daha iyi mücadele edebilmeyi amaçlıyor. Kurum, danışma merkezleri ve nefret suçu grupları ile irtibata geçmekte veya kamuoyuna yönelik farkındalık yaratmayı amaçlayan faaliyetlere katılım gösteriyor.

Başsavcı Karl, amaçlarını “polis ve yargıya olan güveni arttırmak” olarak tarif ediyor ve nefret suçuna maruz kalanlara karşılaştığı hasmane olayların ciddiye alındığının göstermesinin oldukça öneli olduğu fikrine sahip:

“Geçmişten farklı olarak, bireyler bir grubun temsilcisi olarak saldırıya uğradığında olanların bütün kamuyu alakadar ettiğini varsayıyoruz. Bu grupları desteklemek devletin çıkarınadır.”

Davaların Büyük Kısmı İddianame ile Sonuçlanmıyor

Açıklanan istatistiklere ek olarak; vakaların büyük kısmının adli kovuşturuma ile neticelenmediği, yani savcılık tarafından bir iddianamenin kaleme alındığı ve bunun endişe verici olduğu aktarıldı. Yasal çerçevenin hâlen bu artan suç türüne adapte olmadığının artına çizen Başsavcı, nefret söylemi ve suç olarak algılanan bir çok ifadenin hâlihazırda ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirildiğini belirtti.

2021 yılında 64 davada ceza emri ile, yani sözlü duruşma yapılmaksızın para cezası verildi. 169 vakadaki sanıklara yöneltilen suçlamalar, hâlihazırda yürütülmekte olan davalarla birleştirildi. 538 dava dosyası ise, şüphelilerin ikamet ettiği bölgenin savcılığına teslim edildi. (P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler