Sömürgecilik

Macron Sömürgecilik Geçmişi İçin Neden Özür Dilemiyor?

Fransa Cumhurbaşkanı Macron, ülkesinin Cezayir'deki sömürgecilik geçmişi için yine özür dilemeyi reddetti ve bunun bir faydası olmayacağını iddia etti.

Cezayirli kabileler Fransız İmparatoru III. Napolyon ve İmparatoriçe Eugenie'ye at hediye ediyor. Fotoğraf: Marzolino - Shutterstock.

Macron, Le Point dergisinden Cezayirli yazar Kamel Daoud’a verdiği röportajda, Fransa’nın sömürgecilik nedeniyle Cezayir’den af dilemesi gerektiği yönündeki çağrılara yanıt verdi. Cumhurbaşkanı Macron, “Af dilemek zorunda değilim. Mevzu bu değil, bu ifade (af dilemek) tüm ilişkileri koparır.” dedi.

Macron, “Af dileriz ve herkes kendi yoluna gider.” şeklinde bir sonuca varmanın yapılacak en kötü şey olduğunu savundu.

Macron Neden Sömürgecilik ile Yüzleşmek İstemiyor?

Tarih ve bellek çalışmalarının bir hesap bilançosu çıkarmak gibi olmadığını dile getiren Macron, aksine bu çalışmaların “yanlış anlaşılabilen ve üzerinde karar verilemeyen” konular olduğunu söyledi.

Macron, Fransa’nın Cezayir’deki sömürge tarihi için af dilemenin bir şeyi düzeltmeyeceğini, tamir edemeyeceğini savundu.

“Bizi ayıran geçmiş aynı zamanda birbirine bağlar.” diyen Macron, Cezayir ve Fransa’nın birbirlerini görmezden gelerek yollarına devam edemeyeceği değerlendirmesini yaptı. Macron, tarihçi Benjamin Stora’ya Fransa’nın Cezayir sömürgesi tarihiyle ilgili rapor hazırlattığını kaydetti.

Macron, ayrıca Cezayir Cumhurbaşkanı Tebbun’un iadeiziyaret maksadıyla 2023’te Fransa’ya gelebileceğini ve “eşi benzeri görülmemiş dostluk çalışmalarını” sürdüreceğini umduğunu ifade etti.

“Yaşasın Cezayir” Sloganı Atanları Manipülasyonla Suçladı

Ağustos 2022’de Cezayir’i ziyaret ettiğini hatırlatan Macron, Oran kentinde toplanan kalabalığı selamlamak istediği sırada “Yaşasın Cezayir” sloganları atılmasına ilişkin, “İnsanlar sıcak davranıyordu. ‘Hoş geldiniz’ diyordu. Sonrasında politik amaçlı birkaç kişi kalabalığın içine girdi, içlerinden bir ikisi hakaret etti.” ifadesini kullandı.

Macron, bölge halkının kendisinden memnun olduğunu ancak kötü niyetli aşırı sağcıların ziyareti manipüle ederek kötü yansıtmaya çalıştığını iddia etti.

Macron’un Cezayir Karnesi

Fransa’nın Cezayir’i 100 yıl boyunca sömürgeleştirmesi ve 1954-62 yılları arasındaki bağımsızlık savaşı her iki tarafta da derin yaralar bıraktı. Macron ise, siyasi kariyeri boyunca bu yaraları hem dürttü hem de dindirmeye çalıştı. Cumhurbaşkanı adayı olduğu 2017 yılında, Cezayir’deki Fransız işgalini “insanlığa karşı işlenmiş bir suç” olarak nitelendirmişti.

Göreve başladıktan sonra tarihçi Benjamin Stora’ya hazırlattığı bir rapor, 2020’de iki ülkeyi uzlaştırmak için daha ileri adımlar atılmasını tavsiye etmişti. Fakat Macron, bu öneriler arasından “pişmanlık belirtmeyi” ve “özür dilemeyi” çıkardı.

Macron ayrıca Cezayir’in Fransa tarafından sömürgeleştirilmeden önce bir ulus olarak var olup olmadığını sorguladı ve Cezayirlilerin tepkisini toplamıştı. Macron, Kamel Daoud’a verdiği son röportajında “Bu gerilim anları bize bir şeyler öğretiyor” dedi ve üstü kapalı bir şekilde geri adım attı. “Elinizi tekrar uzatıp ilişki kurabilmelisiniz ki Cumhurbaşkanı Tebbun ve ben bunu yapabildik.” sözleriyle olumlu bakmayı tercih etti.

Cezayir ve Fransa’nın Girift ve Derin İlişkileri

Tebbun’un Fransa’nın iç kesimindeki Amboise’a defnedilmiş olan Cezayir’in sömürgecilik karşıtı ulusal kahramanı ve simgesi olan Emir Abdülkadir Cezayiri (1808-1883) ve beraberindekilerin mezarlarını ziyaret etmesi hâlinde bunu destekleyeceğini de belirtti:

“Bu Cezayir halkının tarihi açısından anlamlı olacaktır. Fransız halkı için de çoğu zaman gizlenen gerçekleri anlamak için bir fırsat olacaktır.”

Cezayir ve Fransa arasındaki ilişkiler, sömürgecilik döneminde Fransız yerleşimcilerin göçü, Cezayir‘den Fransa’ya kitlesel göçler ve Bağımsızlık Savaşı sonrası Fransız yerleşimcilerin ülkelerine geri gönderilmesini içeren köklü bir arka plana sahip. Bu girift bağlar, günümüzde Fransa’da yaşayan 10 milyondan fazla insanın köklerine ve hayatlarına temas ediyor. (AA/P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler