Almanya

Almanya’daki Konut Sıkıntısı Ne Durumda?

Bir araştırmaya göre, 2023 yılında Almanya'da konut açığı 700 bin seviyesini aşacak. Uzmanlar ve sektör temsilcileri, hükûmetin yeni kaynaklar oluşturarak bir seferberlik başlatması gerektiğini ifade ediyor.

Fotoğraf: ArTono - Shutterstock.

Ev piyasasındaki arzın istenen seviyeye hâlen çıkmadığı Almanya’da yapılan bir çalışma, ülkedeki konut açığının 700 bine ulaşacağını ve geçeceğini tahmin ediyor. Uzmanlar, son 20 yıldaki en kötü durumun söz konusu olacağını ifade ediyor.

Konut Açığı Neden Bu Seviyeye Yükseldi?

Alman konut piyasası son yıllarda bir dizi zorlukla karşı karşıya. Özellikle Berlin, Hamburg ve Münih gibi metropollerde barınma problemi daha yoğun yaşanıyor. Bu durum, fiyatların hızla yükselmesine ve birçok insanın ve ailenin yaşayacak bir yer bulmakta zorlanmasına yol açıyor. Ayrıca, düşük gelirli haneler için uygun fiyatlı konut eksikliği de evsizliğin ve konut güvensizliğinin artmasına neden oluyor. Bir diğer önemli sıkıntılı alan ise imar yasaları, yüksek arazi fiyatları ve bürokratik engeller gibi bir dizi faktörden kaynaklanan yeni yapı eksikliği. Bunlara ek olarak; kira piyasasının kendi işleyişine ilişkin bazı eleştiriler yöneltilmekte. Alman kira yasaları genellikle “aşırı kiracı dostu” olarak değerlendirenler, ev sahiplerinin kiracıları tahliye etmede zorlandıkları veya kiraları artırmakta zorlandıklarını ve bunun da dolaylı kiralık mülk sayısının gerekli ölçüde artmasına engel olarak fiyatların artmasına neden olduğunu iddia ediyor.

Kiracı dernekleri ve inşaat sendikalarının yanı sıra sosyal ve endüstri derneklerinden oluşan bir çatı kuruluş olan Pestel Enstitüsü ve bir inşaat araştırma kurumu olan ARGE tarafından ortakça yapılan bir çalışma, 2023 yılında rekor bir konut açığının ortaya çıkacağı sonucuna varıyor. Bu rekor neticesinde mevcut açığın bu yıl 700 binin üzerine çıkacağı düşünülüyor.

Araştırmayı gerçekleştiren ekip, ev pazarının 2023’te bu denli daralacak olmasının arkasında iki dönemsel neden olduğu görüşünde. Bunun bir nedeni de Ukrayna’daki savaştan kaçan mültecilerin ağırlıklı olarak Almanya’ya gelmesi. 2022’de Ukrayna’dan bir milyondan fazla insanın geldiği kaydedildi. İkinci neden ise yeterince yeni konutun inşa edilmemiş olması. Özellikle artan enflasyon nedeniyle, inşaat maliyetlerinin giderek daha pahalı hâle geldiği belirtiliyor  ve buna karşılık potansiyel alıcıların maddi güçleri azalıyor.

Hükûmete Çözüm Bulma Çağrısı

Pestel Enstitüsü, federal ve eyalet hükûmetlerine 2025 yılına kadar sosyal konut piyasası için 50 milyar avro toplamaları çağrısında bulundu. Enstitü başkent Berlin’de yaptığı basın açıklamasında, federal hükûmetin 2021’deki seçim döneminde koydukları 400 bin sosyal konut yaratma hedefine ulaşmanın tek yolunun bu olduğunu belirtti. Bunun yapılmaması hâlinde, sosyal konut piyasasında bir çöküş tehdidi söz konusu olabilir.

Federal hükûmet, buna karşılık, hâlihazırdaki sosyal konut projelerini 2026 yılına kadar 14 milyar 500 milyon avroluk bir bütçe ile sübvanse etmek istiyor. Almanya’daki kiracıların haklarını savunan bir çatı kuruluş olan Mieter-Bund’un (DMB) başkanı Lukas Siebenkotten, yaptığı açıklamada, konutlarla ilgili durumun gittikçe kötüleştiğini ve sosyal konutlardaki durumun daha endişe verici olduğunu açıkladı. Federal hükûmetin Kentsel Gelişim, İskân ve İnşaat Bakanı Klara Geywitz ise, kısa bir süre önce koalisyon hükûmetinin Aralık 2021’de koyduğu 400 bin konutluk hedefe ulaşamayacaklarını açıklamıştı. (P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler