'Aşırı Sağ'

Almanya’da Demokratik Değerler ve Tolerans Zayıflıyor

Yapılan yeni bir araştırmaya göre, Almanya'da toplumda güvensizlik ve yalnızlık hissi artarken, demokratik değerlere olan mesafe de artıyor.

Fotoğraf: knipsdesign - Shutterstock.

Bielefeld Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Andreas Zick öncülüğünde bir grup akademisyen tarafından hazırlanan “Mesafeli Orta – Almanya’da Aşırı Sağcı ve Demokrasi Karşıtı Tutumlar” başlıklı araştırma Berlin’de düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaşıldı. Araştırmaya göre, çeşitli krizler ve çatışmalar nedeniyle toplumun önemli bir bölümü demokratik değerlere ve temel ilkelere geçmiş dönemde yapılan araştırmalara oranla daha mesafeli yaklaşıyor.

Aşırı Sağcı Görüşler Toplumda Yaygınlaşıyor

Friedrich Ebert Vakfı, periyodik kamuoyu araştırması kapsamında her iki yılda bir toplumdaki aşırı sağcı tutumları inceliyor. Vakfın bu araştırması için Zick‘in öncülük ettiği araştırma ekibi, 2 Ocak-28 Şubat tarihleri arasında 2027 kişiyle telefonla görüştü. Elde edilen bulgulara göre, her on iki yetişkinden biri şu anda aşırı sağcı bir dünya görüşüne sahip. Yüzde 8,3 olarak saptanan bu oran, önceki yıllarda yüzde 2-3 seviyesindeydi.

Elde edilen sonuçlara göre, halkın yüzde 15,5’i şu anda kendisini merkezden daha sağda görüyor. Bir önceki araştırmada bu oran yüzde 10’un altındaydı. Ayrıca, kendilerini merkez sağda gören katılımcıların oranının da arttığı kaydedildi.

Araştırmada, Almanya’da “ifade özgürlüğünün kısıtlandığı” fikrinin önceki yıllara kıyasla çok daha fazla katılımcı tarafından paylaşıldığı saptandı. Benzer bir artış, “farklı halkların birbiriyle karışmaması gerektiği” beyanına katılan kişi sayısı için de geçerli.

Fotoğraf: Erbil Başay – AA.

Diktatörlüğe Destek ve Yabancı Düşmanlığı Artıyor

Katılımcılardan, diktatörlüğü destekleyip desteklemeyecekleri gibi bazı ifadeler karşısında kendilerini konumlandırmaları da istendi. Araştırmaya katılanların yüzde 6’sı diktatörlüğü onaylarken bu oran 2021’deki araştırmada yüzde 2,2 olmuştu. Yabancı düşmanlığı söylemlerini onaylayanların oranı da yüzde 4,5’ten yüzde 16,2’ye yükselirken bu söyleme karşı olanların oranı yüzde 74,1’den yüzde 53,5’e geriledi. Yahudi düşmanı ifadeleri savunanların oranı ise 2021’e göre yüzde 4 artarak yüzde 5,7’ye çıktı.

Araştırmaya katılanların yüzde 34’ü sığınmacıların Almanya’ya sosyal sistemden faydalanmak için geldiği görüşünü onaylarken yüzde 16,5’i, ülkenin Nasyonal Sosyalizm geçmişinden dolayı bugün Yahudilerin bundan avantaj sağladığını savunuyor. Müslümanların Almanya’ya gelmesinin yasaklanması gerektiği söylemine, araştırmaya katılanların yüzde 8,4’ü “tamamıyla katılıyorum”, yüzde 9,7’si “katılma eğilimdeyim” ve yüzde 23’ü “kısmen katılıyorum” yanıtını verdiği görülüyor.

Araştırmada halk nezdinde hükûmete güvensizliğin de yüksek seviyede olduğu ortaya çıktı. “İktidar partileri halkı kandırıyor” ifadesine katılanların oranı neredeyse iki katlık bir artış göstererek yüzde 30’a çıktı. Siyasi şiddeti onaylayanların oranı ise iki kattan fazla artarak yüzde 5,3’ten yüzde 13,2’ye yükseldi. Araştırma ekibi, aşırı sağcılığın temel özelliğini “eşitsizlik ve şiddet ideolojisi ya da ideolojinin uygulanması için şiddetin onaylanması” olarak tanımlıyor.

Toplumdaki Güvensizlik ve Yalnızlık Hissi

Araştırmaya katılanların yüzde 42’si Ukrayna savaşı, enflasyon, pandemi, iklim krizi ve diğer sorunlar nedeniyle kendini güvende hissetmiyor. Katılımcılara kendilerini yalnız hissedip hissetmedikleri de soruldu. Araştırmacılar, yalnızlık hissinin şehirlerde ve kırsal alanlarda benzer şekilde yaygın olduğunu tespit etti. “Almanya’nın doğusundaki insanlar uzun bir süre batıdakilere kıyasla kendilerini daha yalnız hissetti, ancak bu durum artık neredeyse dengelendi.” sözleriyle oranların ülke genelinde yakın seviyede seyrettiği belirtildi. Genel olarak, ankete katılanların yüzde 28’i genelde arkadaş bulamadıklarını söyledi. Araştırmanın bulgularına göre, nüfusun yüzde 15’i kendini diğerlerinden soyutlanmış hissediyor. Bu da yalnızlığın Kovid-19 pandemisi öncesindeki temas kısıtlamaları ile benzer bir seviyeye geri döndüğü anlamına geliyor. (AA/P)

bgucin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler