ARKA PLAN “Davetimize Müslümanlar Da Dahil.”

CDU’nun Avrupa Parlamentosu Seçimleri için liste başı adayı olan David McAllister ile Birlik partilerinin Hristiyanlık temelinde yükselen siyasetinin Müslümanları kapsayıp kapsamadığı üzerine konuştuk.

admin 1 Mayıs 2014

CDU, Hristiyan insan tasavvuru temelinde siyaset yapıyor. Avrupa Birliği’nde yaşayan 20 milyon Müslüman’ı bu siyasete nasıl dahil etmeyi planlıyorsunuz?

Hristiyan insan tasavvuru, belli bir inanca bağlı değildir. Bizim anlayışımıza göre her insan, kendi özel yetenekleri ve özellikleriyle eşsiz bir bireydir. Avrupa Birliğinin Temel Haklar Yasası’nda bu şu şekilde ifade edilir: “İnsan onuru dokunulmazdır.” Bu, kişinin hangi dine ait olduğundan bağımsız olarak geçerlidir. Avrupa Birliğindeki herkes de, kendi yeteneklerini tamamen özgür bir şekilde, kendisi ve diğer insanların mutluluğu açısından ortaya koymaya davetlidir. Bu davete elbette Müslümanlar da dahildir.

Partiniz, Türkiye’nin Avrupa Birliğine girmesine karşı çıkıyor. CDU’nun Seçim Programı’nda bunun için ekonomik nedenler ve ülkenin büyüklüğü belirtiliyor. Fakat birçok Birlik siyasetçisi, bunu ülkenin kültürel ve dinî farklılıkları ile gerekçelendiriyor. Avrupa Birliği, bir “Hristiyanlar Kulübü” mü sizce?

Almanya’da CDU, AB ve Türkiye arasında sağlam bir ortaklaşa çalışmanın gerçekleşmesi için çaba göstermektedir. Fakat biz Türkiye’nin tam üyeliğini, ülke AB üyeliği kriterlerini karşılamadığı için reddediyoruz. Ülkenin büyüklüğü ve ekonomik yapısı sebebiyle AB, Türkiye’nin kabul edilmesi durumunda kapasitesini aşacaktır.

Geçtiğimiz yıllarda birden fazla vatandaşlığa sahip olma hakkı konusunda Avrupa Birliği ülkelerinde fazla bir değişiklik olmadı. Sadece Almanya, partiniz buna karşı olduğu için bu genel trendin arkasında kalmış durumda. İki vatandaşlığa sahip birisi olarak bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Geçtiğimiz yıllarda Almanya vatandaşlık hakkı konusunda kendisini geliştirdi. Yabancı vatandaşların Almanya’da doğan çocukları için, 23 yaşına geldiklerinde bir vatandaşlığı seçmeleri koşuluyla çifte vatandaşlık yürürlüğe girdi. Bu kimselerden yüzde 90’ı Alman vatandaşlığında karar kıldı. Bu, Almanya’da yetişen çocuklar için uyumun başarılı olduğunu göstermektedir. Bu nedenle CDU ve CSU, SPD ile büyük koalisyonunda, yabancı ailelerin Almanya’da doğan ve büyüyen çocukları için gelecekte opsiyon zorunluluğunu kaldırmak ve çoğulcu vatandaşlığı kabul etmek konusunda anlaştı. Bunun haricinde yürürlükte olan Vatandaşlık Hukuku geçerlidir.

Avrupa Parlamentosunun İşleyişi

Adım 1: Avrupa Komisyonunun Teklifi
Avrupa Komisyonu, kendi girişimi veya Avrupa Birliğine bağlı bazı kurumların (mesela Avrupa Merkez Bankası) ya da sivil girişimcilerin talebiyle bir yasa tasarısı hazırlar. Taslak, eşzamanlı olarak bilgilendirme amacıyla Avrupa Parlamentosuna, Avrupa Konseyine ve ulusal parlamentolara iletilir. Tasarının dikkate alınmasına yani oylanmasına, değiştirilmesine ya da reddedilmesine (genellikle) Avrupa Komisyonu karar verir. Karar olumlu ise teklif, Avrupa Parlamentosunda okunur.

Adım 2: Avrupa Parlamentosunda Birinci Okuma
Avrupa Parlamentosu Başkanı, parlamento komitesine sunulacak raporu gündem eder. Avrupa Parlamentosu daha sonra teklife yönelik rey kullanır ve ortaya çıkan sonuç parlamentonun fikri olur. Parlamento hiçbir değişikliğe lüzum görmeksizin teklifi kabul edebildiği gibi bazı değişikler talebinde de bulunabilir. Parlamentonun birinci okumadan çıkan kararı konseye iletilir.

Adım 3: Avrupa Konseyinde Birinci Okuma
Konsey, Parlamentonun görüşünü kabul edebilir ve bu durumda tasarı kabul edilmiş olur. Konsey, Parlamentonun gerekli gördüğü değişiklikleri uygun bulursa Konsey’in birinci okuma kararı ile teklif ikinci okuma için Parlamentoya gönderilir.

Adım 4: Avrupa Parlamentosunda İkinci Okuma
Parlamento, kararı onarsa tasarı kabul edilir. Parlamento belirtilen zaman zarfında karara varamazsa teklif, konseydeki birinci okuma sırasındaki düzenlemelerle kabul edilmiş olur. Parlamento, konseyin birinci okumasını reddederse teklif kabul edilmemiş ve süreç sona ermiş olur. Parlamento, konseyin birinci okumasına düzenleme talebinde bulunursa süreç, konseyde ikinci okuma ile devam eder.

Adım 5: Avrupa Konseyinde İkinci Okuma
Konsey, parlamentonun düzenlemelerini ya kabul eder ya da reddeder. Tasarı reddedildiği takdirde konsey başkanı, parlamento başkanıyla birlikte Uzlaşı Komitesini görüşmeye çağırır.

Adım 6: Uzlaşı
Uzlaşı Komitesinin, parlamento ve konseydeki ikinci okumalara dayanan ortak metni hazırlaması için yine 6 (bazı durumlarda 8) haftalık bir süresi vardır. Uzlaşı komitesi, ortak metin hazırlayamazsa süreç sona erer; fakat metin hazırlanır ve kendi içlerinde kabul görürse söz konusu metin parlamento ve konseye üçüncü okuma için gönderilir.

Adım 7: Avrupa Parlamentosunda ve Konseyinde Üçüncü Okuma
Eş zamanlı bir süreçtir. Parlamentoda teklif üçüncü kez okunur ve açık oylamaya sunulur. Bu aşamada metne müdahale söz konusu olamaz. Parlamento tarafından yine reddedilirse oturum kapanır ve süreç sona erer. Aynı durum konsey için de geçerlidir. Tasarının kabul edilmesi için bu aşamada hem parlamentonun hem de konseyin onayı gerekmektedir.

Son Adım: Tasarının Kabulü
Tasarı, parlamento ve konseyde kabul edildikten sonra kurumların başkanları ve genel sekreterleri tarafından imzalanır. İmzadan sonra metinler, Resmî Gazete’de yayımlanır. Düzenleme, Resmî Gazete’de yayımlandığında Avrupa Birliği genelinde bağlayıcı olur. Üye olan her devlete, yönerge ile şartlara uyulması zorunluluğu koşulur; fakat şartların nasıl uygulanacağı devletlerin kendi yasalarınca belirlenir.

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar