Aşırıcı Budist Rahipler Dinî Hoşgörüsüzlüğün En Açık Rengi: Sri Lanka’da Budistlerin Müslümanlara Saldırıları

2009’daki sivil savaş bittiğinden bu yana Sri Lanka bir kez daha uluslararası şiddet ile küresel dikkati üzerine topladı. Bu seferki zulüm ve baskı Budistler tarafından Müslümanlara uygulanıyor.

Kawser Jahan 1 Eylül 2014

Güney Asya’da Hint Okyanusu’nun kuzeyinden Hint kıta altının sahillerine kadar uzanan bir ada olan Sri Lanka, çoğunluğu Budist etnik kökenden gelen bir halka sahip. Budistler toplam nüfusun üçte ikisini oluştuyor. Yedinci yüzyılda Arap tüccarlarının Hint Okyanusu bölgesindeki ticaretin büyük bölümünü kontrol etmeye başlamasıyla İslam bölgede yaygınlaşmaya başlamış. Müslümanlar tarih boyunca diğer etnik ve dinî gruplarla barış ve uyum içinde yaşamışlardır. Fakat Seylan ve Tamil sivil savaşından sonra Müslümanlar radikal Budist gruplar tarafından hedef alınmaya başladı.

Müslümanlar Neden Hedef Oldu?

Sri Lanka’daki Müslümanlar, 20 milyonluk toplam nüfusun yüzde 9 ila 10’unu kapsayan ve Tamilce konuşan bir topluluk. Sri Lanka’da Seylan ve Tamil hükûmetlerinin 26 yıllık şiddetli savaşı boyunca Müslümanlar barış içinde yaşadılar. Sivil savaşta yer alan Tamil Kurtuluş Kaplanları’nın amacı bağımsız bir Tamil ülkesi kurmaktı. Müslümanlar, 1990’da Tamil egemenliği altındaki bölgeden sadece birkaç saatlik bir süre içinde muhalifler tarafından çıkarılmalarına ve Seylan hükûmetinin sadık Müslüman halkın tarafında durmasına rağmen dikkat çekmemeye ve taraf tutmamaya çalıştılar.

Bu barışçıl tutum sadece sivil savaş döneminde değil, Sri Lanka’daki Müslümanlık tarihi boyunca devam etmiştir. Fakat ne oldu da barış süreci sekteye uğradı? Siyasal bilimci ve eski Sri Lankalı diplomat Dayan Jaatilleke’nin de deyimiyle Müslüman karşıtlığı 2009’dan beri artıyor: “Sivil savaş bittiğinde Seylanlılar etrafa şöyle bir baktılar ve iki büyük topluluk birbirini linç ederken Müslümanların barış içinde hayatlarını devam ettirip refah düzeylerini artırdıklarını gördüler. Gördükleri daha fazla cami, mağaza ve iyi eğitimli genç Müslümanlardı. Bu değişen profilin ardından saldıracak hedef olarak Müslümanları seçtiler.”

2009’da Seylanlıların Tamillilere karşı muvaffakiyet sağlamasının üzerine ülkedeki hâkim kimlik, zafer kazanan tarafınki oldu. Sri Lanka’nın Seylanlılara ait olduğu görüşü öne çıktı. (Çoğunluğu Hindu olan) Tamilliler tehdit olmaktan çıktıktan sonra Müslümanlar gerçek Seylan ülkesini kurmak için önlerinde kalan tek engel oldu. Bir halk medyası girişimi olan Sanjana Hattotuwa’nın editörü, “savaşın sona ermesinin ironik olarak yeni sosyal bozulmalara alan açtığını” ifade etmiştir. Nitekim Seylanlılar ve Tamiller arasındaki eski etnik çarpışma, yerini Budistler ve Müslümanlar arasındaki yeni dinî çatışmaya bıraktı.

Müslümanlara yöneltilen yaygın ithamlardan birisi de Seylan toplumuna ayak uyduramadıkları endişesidir. Muhafazakâr Müslüman toplum, İslami değer ve kültüre önem verir. Helal et kesimi, başörtüsü ve burka giyimi ve cami inşası gibi İslami uygulamalar iki halk arasında önemli tartışma konusu olmuştur. Budist keşişleri, İslam’a büyük sayıda geçiş olduğundan kendi nüfuzlarını kaybetme korkusuyla karşı karşıyadır. Budist aşırı milliyetçi grup Sinhala Echo üyesi bir keşiş, Müslümanların Budistleri dinlerinden çevirdikleri, çok sayıda cami inşa ettikleri ve daha çok çocuk sahibi oldukları için kendini tehdit altında hissettiğini belirtmiştir. Endişesini tuhaf bir şekilde, “Dünya’ya bakın: Malezya, Endonezya, Pakistan, Afganistan ve diğer ülkeler hep Budist ülkelerdi. Fakat Müslümanlar Budist kültürü yok ederek ülkeleri ele geçirdiler. Burada da aynı şeyi planladıklarından endişe ediyoruz.” diyerek dile getirmektedir. Bu kelimeler Budist kimliğinin Müslümanlar tarafından silineceğine dair korkuyu açığa vurmaktadır.

Budist Aşırı Milliyetçilerinin Yükselişi

Dünya genelinde barışçıl ve şiddet karşıtı olmalarıyla bilinen Budist keşişler birçok otorite tarafından Sri Lankalı Müslümanlara karşı şiddet uygulamakla suçlanıyor. Keşişler tıpkı Myanmar’daki kardeşleri gibi Bodu Bala Sena (BBS, ayrıca Budist Gücü Birliği olarak da bilinir) örgütü çatısı altında toplanmışlardır. Bu radikal grubun politik ve sosyal etkinliği artmaktadır. Bu grup Müslümanlara karşı “doğrudan eylem” yapılması gerektiğini söyleyen sloganları içeren mitingler düzenlenmektedir. Müslümanlara karşı söylemlerinin eyleme geçirilmesi için bu radikal grup da önceden beri süregelen “küresel cihat” korkusunu yaymaktadır. Sri Lankalı Müslümanların yüzyıllar boyunca barış içinde yaşamalarına rağmen Müslümanları terörist olarak yaftalamak için çeşitli taktikler izlenir. Grup, propaganda aracı olarak Orta Doğu’daki Sri Lankalı Budistlere gösterilen kötü muameleyi, onların Hıristiyanlığa döndürülmesini ve Bangladeş’teki Budist karşıtı ayaklanmaları kullanır.

Temmuz 2014’te aşırı sağcı Budist keşişlerinin tahrik etmesiyle patlak veren olaylar sonucu Sri Lanka’nın güneybatı şehri Aluthgama’da Budist keşişleri ile Müslüman gençler çatıştılar. Turistlerle dolu ve sessiz sakin bir kıyı şehri olan burada Budistler ve Müslümanlar nesiller boyu huzur içinde yaşamıştır. Bu olayı protesto etmek için BBS grubuna mensup turuncu cüppe giymiş keşişler Müslümanları aşağılayıcı bir üslup kullanarak herhangi bir Müslüman’ın Seylanlı birisine zarar vermesi durumunda tüm Müslüman toplumun kökünü kazıma tehditleri savurdukları bir yürüyüş düzenlediler. Bu yürüyüşün ardından içlerinde camiler, evler ve iş yerlerinin de bulunduğu Müslümanlara ait birçok binaya saldırı düzenlendi. Hem Müslüman hem de Budist toplum şiddet olaylarına karıştı. Dört Müslüman öldürüldü ve binlercesi de yerlerinden başka yerlere sürüldü.

Siyasal analistler aşırı milliyetçi Seylan Budist organizasyonu BBS’yi, “Seylan toplumunun karanlık yeraltından gelen faşist etnik-dinî bir hareket” olarak tanımlamaktadır. Grup, Budist kültürünü koruma adı altında politik amaçlar gütmektedir. Birçok kişi bunu “turuncu faşizm” ve “İslamofobi ve nefret toptancısı” olarak tanımlamaktadır. Bu aşırı Budist grup inanılması güç bir şekilde Budist papazlarından gittikçe artan bir destek görmektedir. Mevcut rejim politik problem çıkmaması için bu grubu tatmin etmek zorundadır. Hatta Müslümanlar BBS’nin devlet yönetiminden gizli destek aldığını iddia etmektedir. Müslümanlara karşı yapılan son saldırılar boyunca Sri Lanka Müslümanları devlet yönetimini aşırı keşişlerin tarafında durmak ve onları ceza kanunundan korumakla suçlamıştı.

Bu çatışmanın Sri Lanka Müslümanlarının gelişimini engellemek amacıyla özellikle tasarlandığı apaçık bellidir. Müslümanların eğitim, iş ve nüfus alanında gelişmesinden dolayı aşırı Budist grupları Müslümanlara karşı insanları hoşgörüsüzlüğe teşvik etmektedir. Bu tür eğilimler Güney ve Güney Doğu Asya bölgelerinde sık görülmektedir. BBS ve destekçilerinin Müslümanlara yönelik eylemlerinin cezasız kalması durumunda bu tarz fanatiklikler daha da artacaktır. Bu olaylar Müslüman toplumun bazı fertlerini de bu yola itebilir. Sri Lanka Müslümanları kendilerine karşı yöneltilen hoşgörüsüz eylemlere daha dikkatli yaklaşmalı ve hareketlerini ona göre planlamalıdır. Yumuşak gücü artırma; özellikle eğitim, nüfus ve iş alanlarına yönelme, politik kabullenme ve dinler arası birlik ve beraberlik Müslümanlar için en iyi strateji olacaktır.

Fotoğraf: ©Flickr.com/cesargp

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar