Dosya: "İslam Din Dersi" Almanya’da Müslüman Ailelerin İslam Din Derslerinden Beklentileri

DOSYA

Almanya’da Müslüman dindarlığı ve dinî eğitime dair tartışma, özellikle devlet okullarında İslam din derslerinin sunulmasıyla birlikte yeni bir boyut kazandı. Peki Müslüman aileler, okullarda sunulan İslam din derslerinden ne bekliyorlar? Dr. Ayşe Uygun-Altunbaş yazdı.

Ayşe Uygun-Altunbaş 1 Şubat 2018

Devlet okullarında İslam din dersleri uygulaması Almanya’da kırk yıldan uzun bir süredir tartışılıyor ve federal eyaletlerde farklı modellerle uygulanıyor. İslam din derslerinin kapsayıcı bir şekilde sunulması ise hem sosyo-politik hem de kurumsal düzeyde birçok faktöre bağlı.

Almanya’da İslam din derslerine ilişkin tartışmalar oldukça çeşitli: Alman Anayasası’nın 7. maddesinin 3. fıkrası uyarınca Müslüman öğrencilere yönelik inanca dayalı din derslerinin sunulması, din öğretmeni adaylarına icazet verecek olan Müslüman cemaatlerin söz hakkı, İslam din pedagojisi kürsülerinin yer aldığı İslam ilahiyatı fakültelerinin yaygınlaştırılması… Bütün bu konular, bu tartışmanın birer parçası konumunda. Özellikle Müslüman azınlıkların entegrasyonu tartışmalarıyla ilgili olarak, okullardaki İslam din derslerinin tam olarak ne sunması gerektiği de sıkça ele alınıyor. Müslüman çocukların ve gençlerin okul hayatına ve topluma başarıyla entegre edilmesi hususunda İslam din derslerinin nasıl bir katkı sağlayabileceği de tartışılan konular arasında.

Bu anlamda akıllarda bazı sorular da oluşuyor: Örneğin İslam din dersleri Müslüman öğrencilerin başarısız entegrasyonu konusunda düzeltici bir işlev görmeli mi? Ya da İslam din dersi; camilerde verilen, teknik ve didaktik anlamda iyileştirilmesi gerektiği düşünülen ve köktendincilik şüphesine maruz kalan din eğitiminin yerini alabilir mi? İslam din derslerinin Almanya’nın güvenlik politikasına ilişkin düşünceler doğrultusunda radikalizmi önlemesi mi bekleniyor? Fark edildiği üzere, henüz İslam din derslerinin içeriği konusuna geçemedik bile. Bu derslerin entegrasyon fonksiyonu ve buna bağlı olarak İslam’ın Avrupa’daki yeri, kadın-erkek eşitliği veya Müslümanların dinî kimliği gibi bu bağlamda çözüm bulunamayacak diğer meseleler, İslam din derslerinin içeriğine geçmeden önce insanı meşgul eden sorular olarak kendisini gösteriyor.

“İslam Din Pedagojisi Emekleme Aşamasında”

İslam din pedagojisi kürsülerinin kurulması sürecinde, “Avrupa ile karakterize bir din pedagojisi”nin profili de hem teolojik yönden hem de İslam din pedagojisi bakımından çoğunluk toplum ve Müslümanlar tarafından yoğun bir şekilde tartışıldı. Bilindiği gibi İslam din pedagojisi henüz emekleme aşamasında. Bu durum din dersi öğretmenlerinin eğitimine yönelik beklentilerle de yakından ilişkili. Bu alandaki aktörler olarak din öğretmenlerinden teolojik temellerin yanı sıra bir dizi dinî pedagojik becerileri de kazanmış olmaları ve bunları günlük okul hayatında başarıyla kullanabilmeleri bekleniyor. Bunun ne kadar başarılı olduğu ise bir diğer araştırma konusu.

Özellikle yaşam yönelimi açısından Müslüman öğrencilerin çok yönlülüğünü korumak isteyen bir din dersi söz konusu olduğunda, ailelerin sosyalleşmesinin de dikkate alınması gerek. Nitekim Müslüman ailelerde din çok farklı boyutlarda yaşanıyor. Buna bağlı olarak okullarda İslam din derslerine katılan Müslüman öğrenciler de dinî konular hakkında farklı bilgi ve manevi deneyimlerle donatılmış durumdalar. Bunun yanı sıra bazı Müslüman ailelerde dinin günlük yaşamda bir rolü olmadığı da dikkate alınmalı. Bütün bu açılardan Müslüman ebeveynleri ve onların İslam din derslerinden beklentilerini incelemekte fayda var.

Müslüman Ailelerin Perspektif ve Beklentileri

Almanya’daki Müslüman ebeveynlerin İslam din derslerine ilişkin görüşleri Uslucan tarafından yürütülen bir araştırmayla incelenmişti. Bu araştırmaya göre ebeveynlerin büyük bir kısmının İslam din derslerinden “memnun” veya “çok memnun” oldukları anlaşılıyor. Araştırma sonuçlarına göre ebeveynler özellikle öğretmenlerin özverisine ve motivasyonuna vurgu yapıyorlar. Ebeveynlerin dersin didaktik yapısına daha fazla yer verilmesi, daha fazla bilgi paylaşılması ve kısmen daha disiplinli olunmasına yönelik beklenti ve eleştirileri de var. Uslucan, özellikle daha disiplinli olunması talebi ile bağlantılı olarak, güncel olarak sunulan İslam din dersi ve ebeveynlerin eğitim beklentileri arasında muhtemel farklılıklar olabileceğine dikkat çekiyor. Bu farklılıkların sebebi ebeveynlerin kendi okul deneyimleri ve memleketlerinde ebeveynlerinden aldıkları dinî sosyalleşme olabilir.

Kısa bir süre önce yayınlanan ve niteliksel yöntemlerin kullanıldığı bir diğer araştırmaya göre ise Müslüman ebeveynler İslam din derslerinin yürürlüğe girmesini entegrasyonu destekleyici ve kimlik belirleyici beklentilerle ilişkilendiriyorlar. Burada ebeveynlerin İslam din dersleriyle ilgili öne çıkan beklentileri şu şekilde:

– Ebeveynler, çocuklarının kendi dinlerini sınıf arkadaşlarına ve diğer insanlara ifade edebilecek kapasiteye erişmelerini istemektedir.

– Temel dinî bilgilerin öğretilmesi, çocuklara ev ve okulun dışındaki ortamlarda da İslam hakkında bilgi edinme konusunda faydalı olmalıdır. İslam din dersi aile içinde verilen dinî eğitimin tamamlanmasına ve desteklenmesine yardımcı olmalıdır.

– İslam din dersi, dinî terim ve esasların Almanca dilinde öğrenilmesine yardımcı olmalıdır. Dil konusundaki eksiklikler, bazı Müslüman çocukların camilerde verilen Türkçe eğitime ve Kur’an kurslarına katılmalarına engel olmaktadır.

– Çocuklar, İslam din dersleri sayesinde dinî konulara daha güçlü ve entelektüel bir şekilde yaklaşabilmeli, bunları daha rahat anlayabilmelidir. Kulaktan dolma bilgilerin aksine çocuklar, daha bilimsel ve açıklayıcı bir bakış açısı kazanmalıdır.

– Camilerde verilen dersler ile karşılaştırıldığında İslam din dersleri, metodik olarak daha düzenli bir öğretim yöntemi sunacaktır. Ancak İslam din dersi camilerde verilen eğitimin yerini almayacak, başka bir öğrenim şekli sunacaktır. Bunun yanı sıra camilerde ritüeller öğretilmeli ve uygulanmalıdır.

– İslam eğitiminden okul bağlamında beklenen şey, öğrencilerin kendi dinlerine saygı duymalarına ve Müslüman çocukların okul hayatına entegre edilmelerine katkı sağlanmasıdır.

– İslam eğitiminin Müslüman öğrencilere kimlik kazandırması hedeflenmektedir. Ayrıca bu sayede çocukların özgüveninin yükseltilmesi de amaçlanmaktadır.

– İslam din dersi diğer dinlerle eşit muamele görme anlamında bir katılım imkânı sunmaktadır.

– İslam din dersi sayesinde fazla dindar olmayan ailelerden gelen Müslüman çocuklar da dinleri hakkında bilgi edinebilecekleri bir platforma kavuşmuş olacaktır.

– İslam din dersinin dindarlar arası diyaloğu destekleyeceği düşünülmektedir. Bu da sınıflarda çeşitliliğin ve farklılıkların kabul görmesini destekleyecektir.

– Bazı ebeveynlere göre İslam din dersleriyle inanç ve dinin ulusal aidiyetin önünde yer alması ve böylece Müslüman toplum ve inanç grupları arasında çeşitlilik ve hoşgörünün teşvik edilmesi mümkündür.

– İslam din derslerinin gençler arasındaki anlaşmazlıkları azaltabileceği ve böylece gençler tarafından işlenen suçlara karşı önleyici bir etkisi olabileceği düşünülmektedir.

– Geleceğin din dersi öğretmenlerinin niteliklerine ilişkin olarak farklı beklentiler de mevcuttur. Bu öğretmen adaylarının uzmanlık bilgisinin yanı sıra yeterli teolojik temel eğitimi almış olmaları ve didaktik olarak uygun ve “empati” yaparak ders verme becerisine sahip olmaları beklenmektedir.

– Bunların yanı sıra ebeveynler İslam din dersleriyle alakalı olarak çekince ve eleştirilerini de dile getirmektedir:

– Ebeveynler İslam din dersinin başlangıç aşamasında olduğunu ve ülke çapında sunulmadığını ifade etmektedir.

– Ders verecek olan din öğretmenlerine daha iyi bir mesleki eğitim verilmeli ve bunların yetileri geliştirilmelidir.

– İslam din dersinin içeriği sahip olunan dinî inançlarla çelişmemelidir. İçerikler öğretmenlerin kendi ideolojik “dünya görüşleri” doğrultusunda aktarılmamalıdır.

– İslam din dersleri öğrencilerin daha dindar olmalarına katkı sağlamakla değil, kimlik kazandırma ve entegrasyon işlevi ile ön plana çıkmalıdır. Özellikle dindar ailelerden gelen ve camilerde verilen derslere katılan öğrenciler için, din öğretmenlerinin yeterlilikleri artırılmadığı sürece İslam din derslerinin bir önemi olmadığı belirtilmiştir.

– Dinî çatı kuruluşların katkıda bulunması durumunda İslam din derslerinin daha güvenilir olacağı ifade edilmiştir.

– Bu maddelerin de gösterdiği gibi Almanya’daki devlet okullarında İslam din derslerinin geleceği için önem taşıyan farklı perspektif ve fırsatlar söz konusudur. Ebeveynlerin ve buna bağlı olarak Müslüman ailelerin bakış açılarının dikkate alınması Müslüman çocukların ve gençlerin dünyalarının anlaşılmasına yardımcı olabilir ve duruma uygun İslam din derslerinin sunulması için bir temel oluşturulmasına katkı sağlayabilir.

[1] Darwisch, Kinan (2013): Islamischer Religionsunterricht. Darstellung und Analyse der islamischen Unterrichtsprojekte. Marburg.
[2] Uslucan, Haci-Halil (2011): Islamischer Religionsunterricht in Deutschland – Erwartungen und Vorbehalte. In: Deutsche Islam Konferenz (2011): Islamischer Religionsunterricht in Deutschland. Perspektiven und Herausforderungen. Dokumentation. Tagung der Deutschen Islam Konferenz 13. bis 14. Februar 2011. Nürnberg. S.27-49.
[3] Uygun-Altunbaş, Ayşe (2017): Religiöse Sozialisation in muslimischen Familien. Eine vergleichende Studie. Bielefeld.

ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER DOSYA YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar