AB AB Ülkelerindeki Siyahi İnsanlar Ayrımcılık Mağduru

Avrupa'da yayımlanan yeni bir rapor, siyahi insanların AB ülkelerinde önyargı ve ırkçılığın hedefi olmaya devam ettiğini ortaya koydu.

admin 28 Kasım 2018

AB Temel Haklar Ajansı (FRA), Avrupa Birliği ülkelerindeki siyahi insanlara yönelik önyargı ve düşmanlığı ele alan bir anket çalışması hazırladı. Yapılan anketler sonucu hazırlanan rapora göre, Avrupa Birliği ülkelerindeki siyahi insanlar hayatlarının birçok alanında “yaygın ve köklü önyargı” ile birlikte ırkçı taciz ve saldırılarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. 

AB’de Siyah Olmak” başlıklı rapor, ırka dayalı ayrımcılığın yasal olarak suç olmasına rağmen, AB üyesi ülkelerde devam ettiğini ortaya koyuyor. Rapor, AB ülkelerindeki siyahilerin yaygın bir önyargı ile birlikte dışlanmaya maruz kaldıklarını gösteriyor. 

Her 3 Kişiden Biri Irkçı Tacize Maruz Kalmış

FRA tarafından hazırlanan rapor, 2015 ve 2016 yıllarında Fransa, Almanya ve İngiltere dahil 12 AB ülkesinde 5.800’den fazla Afrika kökenli kişi ile yapılan görüşmelere dayanmaktadır. Ankete katılanların yüzde 30’u, anketin yapıldığı tarihten önceki 5 sene içerisinde en az bir kere ırkçı tacize maruz kaldıklarını belirttiler. Katılımcıların yüzde 5’i ise, aynı süre diliminde ırkçı şiddete uğradığını ifade ettiler. Irkçı şiddete uğradığını iddia edenlerin yüzde 10’u ise, saldırıyı gerçekleştirenlerin kolluk kuvveti görevlisi olduğunu söyledi. 

Buna ek olarak ırkçı şiddete uğradığını belirten katılımcıların yüzde 60’ı ayrıca olayı yetkililere bildirmediğini, bunun nedeni olarak da yetkililere bildirmenin hiç bir şey değiştiremeyeceğine inandıklarını söylediler. Rapor bu yönüyle katılımcıların polise karşı güven hissetmediklerini ortaya koymaktadır. Tüm katılımcıların dörtte biri ise son 5 sene içerisinde en az 1 kere polis tarafından durdurulduğunu ve bu durdurulmalarının yüzde 41’inin ırksal profil ile ilgili olduğunu belirttiler. İngiliz polisinin genişleten yetkilerinin siyahi insanları hedef aldığına yönelik tartışmalar da özellikle son dönemde gündemdeki yerini almıştı.

“Beyazlarla Eşit Muamele Görmüyoruz”

FRA raporu ayrıca katılımcıların eğitim, istihdam ve konut sektörlerinde uğradığı ayrımcılık deneyimlerini de ortaya koymaktadır. Katılımcıların dörtte birinden fazlası, anketin yapıldığı tarihten önceki 5 senelik zaman diliminde beyazlarla eşit muamele görmediği en az bir olay deneyimlediklerini belirtiler. Örneğin, katılımcılardan yüzde 14’ü, ev sahiplerinin ırksal veya etnik nedenlerden dolayı kendilerine konut kiralamayı reddettiğini ifade ettiler.

Raporu hazırlayan Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı’nın Direktörü O’Flaherty, ırkçılığın Avrupa Birliği’nin her tarafına nüfuz etmiş bir bela olduğu hatırlatması yaparak, gençlerin yaşlı bireylere göre daha fazla ayrımcı ve dışlama eğilimde olmasının özellikle rahatsız edici olduğu söyledi. O’Flaherty ayrıca, AB hükümetlerini ayrımcılık ve ırkçılığa karşı güçlü bir duruş sergilemeye davet etti.  

Avrupa Irkçılıkla Mücadele Ağı (ENAR) Başkanı Amel Yacef ise bu bulguların, uzun zamandır konu ile ilgili  söylediklerini belgelediklerini belirtip, Avrupa toplumunda siyahi kişilere yönelik yapılan ırkçılığın yapısal olduğunu ve bu yüzden de yapısal çözümler bulunması gerektiğini söyledi.(eg)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar