Dosya: "Kriz Bölgelerindeki Müslüman Azınlıklara Avrupa'dan Bakmak" Filipinlerin Unutulmuş Müslümanları: Morolar ve İstiklal Mücadelesi

DOSYA

Güney Asya ülkesi Filipinler’de Müslüman nüfusun yoğun yaşadığı Bangsamoro Özerk Bölgesi’nde yarım asırdan uzun süren bağımsızlık mücadelesi sonrası bu yıl kapsamlı özerklik ilan edildi. Ancak yıllardır beklenen özerklik ilanı, oldukça zor geçen bir mücadele sonrasında gerçekleşti.

Süleyman Uygun 1 Kasım 2019

Filipin Müslümanlarının 6 asırdır verdikleri mücadele hiç şüphesiz dünya tarihinde görünen en önemli istiklal mücadelelerinden biri olarak dikkat çekmektedir. Bu öykünün kahramanları ise henüz 9. yüzyılda İslam’la tanışıp, İslam’la özdeşleştirdikleri kültürlerini müstemlekeci İspanyollar, İngilizler, Amerikalılar ve hatta Japonlara karşı inat ve ısrarla muhafaza eden unutulmuş adalar ülkesinin Moro adıyla anılan Müslümanlardır. 16. asırda müstemlekeci İspanyolların Filipin Adalarını işgaliyle başlayan Moroların inanç, kültür ve geleneklerini bağımsız bir şekilde yaşamalarına yönelik verdikleri azimli mücadelenin başarıyla nihayete ulaşmasına ancak 600 yıl sonra günümüzde (Ocak 2019) tanıklık etmekteyiz.

İspanyol Kralı II. Felipe’nin adıyla müsemma olan Filipinler küçük-büyük 7.000 adadan oluşmakta ve bu adalarda 110 etnik grup bulunmakta, 170 dil konuşulmaktadır.
Müslümanlar Filipinlerin en büyük etnik yapısını oluşturmaktadır. 2017 sayımında 103.724.346 olan ülke nüfusunun 5.187.717’sini Müslümanlar oluşturmaktadır. Bu ise toplam nüfusun %5’ine tekabül etmektedir. Ülke nüfusuna ait bilgi veren kaynaklardan alınan bu rakamlar kesinlik arz etmemektedir. Müslümanların dinî statüsü Güneydoğu Asya’daki ilk ve en büyük Hristiyan topluluğu olan Katolik milletinden ayrı oldukları için oldukça etkili ve güçlü bir yere sahiptir. Bu Katolik nüfuz Filipinler ekonomisinin ve politikasının gelişim sürecinde başlıca rol oynamıştır.

Modern Filipinli tarihçiler Moro adı verilen Müslümanların modern Filipin’in oluşumunda son 100 yıl içerisinde önemli rol oynadıklarını iddia etseler de aslında Filipinli Müslümanlar Filipin tarihinde, ülkenin siyasi-sosyo kültürel yapısı üzerinde 14. yüzyıldan itibaren belirleyici bir role sahip olmuşlardır. Buradaki Müslümanlara Morolar denmesindeki neden sömürgeci İspanyollardan kaynaklanmaktadır. Bazı araştırmacılara göre İspanyollar, Kuzey Afrika’da yaşayan savaşçı Müslümanlar için kullandıkları bu tabiri, Filipinli Müslümanlar için de kullanmışlardır. Moro kelimesi faslı Müslüman, siyahi Müslüman manasında kullanılan bir kelime iken böylelikle Filipinli Müslümanların karşılığı olarak da kullanılagelmiştir.

Hâlbuki İslam’ın Filipinlere ulaşması Hristiyan misyonerlerin bölgeye nüfuzundan çok daha öncelere tekabül etmektedir. Filipinli tarihçi Cesar Majul’a göre 1380’li yıllarda bölgeye özellikle Mindanao ve Sulu Adaları’na İslam inancını ilk olarak getiren gezgin Müslüman dervişlerdir. Bazı kaynaklar ise Filipinlerin İslamiyet ile tanışmasını 9. ve 10. yüzyıllarda Kızıldeniz’den Çin Denizi’ne kadar uzanan ve esas itibarıyla Müslümanların denetiminde bulunan milletlerarası deniz ticaretine bağlarlar.

Dosya: "Kriz Bölgelerindeki Müslüman Azınlıklara Avrupa'dan Bakmak"

Batılı Devletlerin Batı Dışında Yaşayan Müslüman Azınlıklara Yaklaşımı

1 Kasım 2019

Moro Müslümanlarının Özerklik Mücadelesi

Müslüman azınlıklar İspanyol egemenliği boyunca Filipinler’in bir parçası olarak görülmemiş, İspanyol baskısı altında yarı bağımsız bir şekilde 20 yüzyıla kadar varlıklarını sürdürmüşlerdir. Filipinler, İspanyol sömürgeciliğinden sonra 1898’de ABD’nin idaresine girmiş, bu kez de ABD emperyalizmi ile karşı karşıya kalmışlardır. Filipinler halkı ve Müslüman toplumu 1899’dan itibaren ABD’ye karşı ayaklanmıştır. 1899-1913 dönemi arasında yaşanan 14 yıllık bu isyan hareketine “Büyük Moro İsyanı” denmiştir. Bu isyan hareketi de kanlı bir şekilde bastırılmış, özellikle Mindanao ve Sulu adaları üzerine Müslümanlar üzerine yoğunlaşan ABD ordusunun bu hareketi çok sayıda Müslüman’ın öldürülmesi ve ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanmıştır. İspanyol döneminde oluşan sosyo-ekonomik ayrışma ABD koloni idaresi altında daha da derinleşmiştir.
II. Dünya Savaşı’nda ise Japonya 1941-1943 tarihleri arası Filipin adalarının tamamını ele geçirmiştir. Amerikalı General Mac Arthur 1945 yılında Japonları Filipinler’den tamamen çıkararak buranın kontrolünü yeniden ABD idaresine almıştır. 4 Temmuz 1946’da ABD Filipinler Cumhuriyeti’nin bağımsızlığını tanımıştır. Ancak daha ziyade Hristiyan idareciler ve onlarla uyum içerisinde olan Müslümanlar üst düzey idareciliklere getirildiği için devlet ile elit Müslümanlar arasında uyum yaşanırken, nüfusun ekseriyetini oluşturan alt grup Müslümanlar arasında ayrışma ve farklılaşma her geçen gün artmıştır. Bu ayrışma ve ötekileştirme ortamında 1960’lı yıllardan sonra “Bangsa Moro” yani Moro Müslüman halkı kendi siyasi kaderini belirmek amacıyla özerklik mücadelesine başlamıştır. Özerklik mücadelesine geçilmesinde en önemli etken ABD idaresinde ve Filipinler Cumhuriyeti sürecinde Müslümanların her geçen gün fakirleşmesi, kademeli olarak göçe teşvik edilmesi, Hristiyanların ise Müslüman adalarındaki nüfus ve iktidarlarını arttırmasından kaynaklanmaktaydı. Bu ise Müslümanları zaman içerisinde kendi yurtlarında azınlık hâline düşürmüştür.

1913 yılında Mindanao halkının %98’i Müslüman iken 1976’da bu oran %30’a düşmüştür. 1918-1970 arasında Müslümanların yoğun olarak yaşadıkları Mindanao adasında bulunan Zambaonga ve Cotabato şehirlerindeki demografik değişim bunun kanıtıdır. Moroların silahlı mücadeleye başlamalarının tarihî arka planı İspanyol sömürgeciliğine kadar dayansa da hadiselerin fitilini iki önemli olay ateşlemiştir. Bunlar; 17 Mart 1968’de Corregidor’da (Jabidah) çok sayıda Müslüman askerin Hristiyan subaylar tarafından öldürülmesi (Corregidor Hadisesi) ve 19 Haziran 1971’de Manila’daki bir camide ibadet yapıldığı sırada caminin yakılması neticesinde 70 Müslüman’ın yanarak can vermesidir. Filipinler ordusu ve Müslüman milis kuvvetleri arasında yaşanan çatışmalarda çok sayıda köy yok edilmiş ve 120 bin insan ölmüş, binlerce insan da yerini yurdunu terk etmek zorunda kalmıştır. Bu hadiselerden sonra başkan Ferdinand Marcos 1972 yılında sıkı yönetim ilan etmiştir. MNLF’nin zaman içerisinde yıpranması ve ayrılıkların yaşanması neticesinde bu örgütün içerisinde çok sayıda yeni örgüt çıkmıştır. Bunlar içerisinde MNLF kadar önemli bir fonksiyona sahip olan, 1977’de temelleri atılan, Haşim Salamat önderliğinde kurulan, ulusal mücadeleden çok İslami mücadeleyi hedef alan Moro İslami Kuruluş Cephesi’dir. (İng. “Moro Islamic Liberation Front”, MILF)

Müslüman Mindanao Özerk Bölgesi (6 Kasım 1990)

Taraflar arasında yaşanan çatışmalar esnasında bir yandan da barış arayışları devam etmiştir. 1976 yılında yapılan barış anlaşması (Trablus-Libya) ve özerk bölge oluşturulmasına yönelik görüşmeler başlamış, bu tarihten itibaren bir çözüm sürecine girilmiştir. Ilımlı Filipinli yeni başkan Corazon Aquino döneminde barış görüşmeleri hız kazanmış, 1987 Filipinler Anayasası’na uygun olarak kabul edilen 1989 tarihli bir yasayla Müslüman Mindanao’da otonom bir bölge kurulması öngörülmüştür. 6 Kasım 1990’da da Müslüman Mindanao Otonom Bölgesi (Autonomous Region of Muslim) resmen ilan edilmiş ve Cotobato şehri bu bölgenin başkenti olmuştur. 1996’da MNLF ile yapılan anlaşma sonucunda bu özerk bölgeye dört il (Sulu, Tawi-Tawi, Maguindanao ve Lanao) daha dâhil olmuştur.
Bunun yanında 2001 yılında Basilan vilayeti ve Marawi şehrinde yapılan plebisit sonucunda bu iki şehir de Mindanao Müslüman Özerk bölgesine dâhil olmuştur.
Özerk bölgenin oluşmasından sonra da hükûmet güçleri ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi arasında zaman zaman çatışmalar çıksa da barış görüşmeleri ve Müslümanlara sağlanan haklar ve özgürlükler genişlemeye devam etmiştir. Filipinler hükûmeti ile 5 Ağustos 2008 tarihinde “Ata Toprağı Üzerine Antlaşma Memorandumu” imzalanarak Bagsomoro Devleti’nin hukuki çerçevesi oluşturulmuştur. Ancak Filipinler Yüksek Mahkemesi bu anlaşmayı anayasaya aykırı bularak iptal etmiştir. Bunun üzerine çatışmalar yeniden başlamıştır. Benigno Aquino’nun devlet başkanlığına seçilmesiyle barış görüşmeleri 2010 yılında yeniden başlamıştır. Moro İslami Kurtuluş Cephesi (MILF) hükûmete devlet altı (sub-state) yönetimi teklifini sunmuş, ancak bu teklif kabul edilmemiştir. Nihayet iki taraf ortak bir zeminde buluşarak 27 Mart 2014’te Bangsamoro Kapsamlı Anlaşması’nı (öncesinde 2012 Bangsomoro Çerçeve Anlaşması) imzaladılar. Böylelikle Müslüman Mindanao Otonom Bölgesi düzenlemesi kaldırılmış, yerine daha fazla özerklik ve haklar getiren Bangsomoro Yönetim Düzenlemesi getirilmiştir. Bu anlaşma hakkında MILF lideri Salamat Haşim şöyle demekteydi: “Bagsamoro Müslümanların kendi vatanlarında İslam adına kendi ayakları üzerinde kuracakları bir yönetim sisteminin inşası mücadelesidir.”

Ocak 2019: Moro Müslümanları Özerk Yapıya Kavuşuyor

Ancak tüm bu kazanımların fırsata dönüşeceği bu barış sürecinde tarafların barışını çıkarları için uygun bulmayan bazı iç ve dış aktörler yeniden devreye girdi. 1991 yılında Abubakar Janjalani tarafından Abu Sayyaf ismiyle kurulan İslami örgütün kontrolü 2014’ten sonra hızla DEAŞ’ın eline geçerken yaşanan olaylarda Marawi’de 300.000 kişi şehri terk etmek zorunda kaldı. Örgüt lideri İsnilon Hapilon’un öldürülmesiyle örgütün bölgedeki varlığı azalırken, DEAŞ’ın terörist faaliyetlerinden diğer “ılımlı İslam örgütleri” de olumsuz etkilendi. Başta MILF ve MNLF gibi özgürlük yanlısı İslami ve millî örgütlere de “İslamcı terörist” damgası vurularak barışın önüne geçilmek istendi. 2016’da başkan seçilen Rodrigo Duterte, barış sürecinin destekleneceğini bildirerek Marawi’de yaşananların “bazılarının iş birliğiyle gerçekleşen Amerikan macerası” olduğunu söyledi. 2017 yılının ekim ayında Bangsamoro Geçiş Komisyonu tarafından Mindanao adası Sultan Kudarat Şehrinde Bangsamoro Toplantısı düzenlendi. 1.5 milyon kişi bu katılımı destekledi barış yanlısı slogan atıldı. Duterte’de onur konuğu oldu, Müslümanlara istedikleri özgürlüğü sağlayacağını taahhüt etti. 31 Mayıs 2018 tarihinde Bangsamoro Temel Yasa Tasarısı Filipinler meclisi tarafından onaylandı. Ocak 2019’da Maguindanao, Lanao del Sur, Basilan, Tawi-tawi ve Sulu ve mevcut özerk bölgede yer almayan Cotabato ve Isabela şehirlerinde yapılan referandumda, seçmenlere “Yeni kurulacak Müslüman Mindanao Bangsamoro Özerk Bölgesi’ne (BARM) dâhil olmak ister misiniz?” sorusu yöneltildi. 1.7 milyon kişinin oy kullandığı sandıklarda halkın %85’i evet oyu kullandı. Böylelikle merkezî hükûmet Mindanao’daki idari yetkilerini Bangsomoro hükûmetine devretmiş oldu.
Bu referandum ile Filipinler tarihinde ilk kez Müslüman topluluklara özerk bir devlet kurma yetkisi verilmiştir. Özerk bölgenin bir başbakanı, hükûmeti, kabinesi, meclisi, kendine ait kaynakları olacaktı. Böylelikle bu anlaşma ile yakın gelecekte Filipinler’de kurulacak olan yeni bir devletin yolu açılmış oldu.

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar