Almanya Irkçılık ve Ayrımcılık Vakaları Gittikçe Artıyor

Almanya'nın Köln kentinde "Yükselen Irkçılık ve Ayrımcılık Karşısında Sorumluluklarımız" paneli düzenlendi.

admin 12 Ocak 2020

Almanya ‘nın Köln kentinde “Yükselen Irkçılık ve Ayrımcılık Karşısında Sorumluluklarımız” paneli düzenlendi.

Köln Üniversitesinde, Türk Üniversiteliler ve Akademisyenler Derneği (TürkUnid) tarafından düzenlenen panele Nasyonal Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütü davası avukatlarından Seda Başay Yıldız ile bağımsız İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu konuşmacı olarak katıldı.

Almanya’da “NSU terör örgütü” imzasıyla ırkçı tehdit mektupları alan Türk kökenli avukat Seda Başay Yıldız, panel öncesi AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, polisin araştırmasının devam ettiğini ve kendisine tehdit mektuplarını gönderen kişilerin hala tespit edilemediğini söyledi.

Olayla ilgili kaç polis memurunun açığa alındığını tam olarak bilmediğini ve bazı şeyleri kendisinin bile basın aracılığıyla öğrendiğini belirten Yıldız, “Almanya’da son dönemlerde gördüğümüz sağcı kesimlerin kendilerine çok güvenmesi ve İslamafobi tehlikesinin artması, camilerimize yönelik saldırıların artması, yabancılara yönelik tehlikelerin artması çok düşündürücü.” dedi.

Almanya’nın terör örgütü NSU davası sınavını veremediğini savunan Yıldız, şunları kaydetti:

“Ben NSU olayında Almanya’nın kurumsal ırkçılığı kabul ettiğini ve birşeylerin değiştiğini zannediyordum açıkçası ama tam tersi oldu. Hiçbir şey değişmediği gibi Almanya yabancılar açısından daha da tehlikeli oldu. Almanya NSU’dan alacağı dersi alamadı. NSU davasından beklediğimiz sonuç çıkmadı. Başbakan Merkel konunun aydınlatılması konusunda çok vaadde bulundu. Gizli istihbaratın dosyasında derine indiğimizde, ajanların ismini öğrenmek istediğimizde kesinlikle bize engel oluşturuldu. Bunların dosyalarını alamadık. Yani hiçbir söz yerine getirilmedi. Son yıllardaki radikalleşme de bunun sonucudur.”

Kendisi ve ailesine yönelik ölüm tehdidinde bulunan ırkçıların nereden bu cesareti bulduklarını bilmediğini; ancak kendilerinden çok emin olduklarını ifade eden Yıldız, “Polis 1,5 yıldır bu tehdit mektuplarını gönderenlerle ilgili bir sonuca ulaşamadı. Ondan dolayı demek ki kendilerine çok güveniyorlar.” değerlendirmesinde bulundu.

Yabancı ve Mültecilere Yönelik Saldırılar Arttı

İstanbul Milletvekili Yeneroğlu, Batılı ülkelerde son dönemlerde camilere ve Müslümanlara yönelik artan saldırılara dikkat çekerek Almanya’da sadece 2018 yılında camilere yönelik 110 saldırı gerçekleştirildiğini ifade etti.

Yeneroğlu, “Almanya’da 2015 yılında mültecilere yönelik 1500 saldırı gerçekleştirildi. 2014 rakamlarıyla mukayese ettiğimiz zaman 5 misli artış olduğu görülüyor. 2016 yılında ise Almanya’da mülteci ve mülteci kamplarına yönelik 3500 saldırı gerçekleştiriliyor. Yani her gün 10 saldırı gerçekleştiriliyor. Bu resmi rakamların dışında olanlardan ise haberimiz yok. 2017 yılında 2219 ve 2018’de ise yine 2000 saldırı gerçekleşiyor. 2019’da ise kayda geçen saldırı sayısı 1500 olmuş. Bunlar sadece resmi rakamlar.” şeklinde konuştu.

Irkçıların saldırısı sonucu Genç ailesinin 5 bireyini kaybettiği Solingen faciasının gençlerin işlediği bir cinayet olarak değerlendirildiğini belirten Yeneroğlu, ancak Solingen olayından kısa süre önce Alman parlamentosundaki mülteciler konusundaki tartışmalar ve Alman medyasında mülteci ve yabancı karşıtı manşetlerin hafızalardan silinmediğini ifade etti.

Köln Başkonsolosu Ceyhun Erciyes ise NSU davasının Almanya için yaşanan kurumsal ırkçılığın üzerine gitme açısından çok önemli bir fırsat olduğunu; ancak mahkemeden çıkan sonucun toplum vicdanını rahatlatan bir karar olmadığını söyledi. (AA, P)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar