Ramazan 2020 Koronavirüs Gölgesinde Çocukla Ramazan: Aileler Neler Yapabilir?

Bu sene ramazan koronavirüs tedbirleri gölgesinde geçecek. Peki Müslüman aileler evde çocuklarına ramazan atmosferini yaşatmak için neler yapıyor? Çocuklarla yapılan ramazan programları koronavirüs tedbirlerinden etkilenecek mi? Müslüman ailelerle konuştuk.

admin 22 Nisan 2020

Fatma Hanım’ın 3 buçuk yaşında bir oğlu ve 2 yaşında bir kızı var. Çocukla ramazan ayı hazırlıkları yapmaya ilk defa geçen sene başlamış. Bu sene de ramazan ayını konu edinen kitaplar raflardan indirilmiş ve bir ramazan takvimi hazırlanmış. Fatma Hanım, “Çocukların odasının sokağa bakan penceresini beraberce süsledik. Her gün yaklaşan özel günler hakkında kısa da olsa konuşmaya çalışıyoruz. Ramazanda ne yapabiliriz, ne yapmamalıyız, bunlara değiniyoruz.” diyor.

Çiğdem Hanım da çocuklarına ramazan atmosferini yaşatmak için her sene olduğu gibi bu sene de ramazanı bir dizi özel hazırlık yaparak karşılıyor. 16, 12 ve 6 yaşında üç çocuk annesi olan Çiğdem Hanım, “Bir ramazan köşemiz var. Her birinin yaşına uygun farklı aktivite çetelelerimiz, ramazan içerikli kitaplarımız var. Ufak kızım tekne orucu tutmak istiyor. Büyük oğlum hatime başlayacak.” diyor.

Çocukları ufak olduğu için onlara yönelik ilk defa geçen sene bir ramazan programı yapan Nagihan Hanım ise çocuklara yönelik ramazan hazırlıklarına 3 aylar takvimi ile başlamış. Bunun için çocukların yaşına uygun ayet, hadis ve Peygamber sünnetlerinin yer aldığı bilgi zarfları hazırlamış. “Çocuklarla her gün bir tanesini okuyup anlamaya çalışarak ramazana hazırlandık.” diyor. 3 ve 4 yaşlarında iki çocuk annesi olan Nagihan Hanım ramazan boyunca içerisinde boyayıp, çizebilecekleri oyun fikirlerinin de olduğu aktivite zarflarının yanı sıra “Her gün onlar için evin bir köşesine ufak tefek hediyeler ve oyuncaklar saklıyor; nerede olduğunu tarif edip hediyelerini kendilerinin bulmasını istiyorum.” diyor.

Çocukla Ramazan Hazırlık Gerektiriyor

Avrupa’da ramazan ayını yaşayabilmek ve yaşatabilmek aileler için şüphesiz ilaveten bir çaba gerektiriyor. Nagihan Hanım “Ben küçükken ramazan atmosferini yaşadım. Bu duygu çok değerli bir şey ve insan çocuklarına da aktarmak istiyor.” diyor. Avrupa’da bunu yapabilmenin zorluklarını vurgulayan Nagihan Hanım, “Buradaki camilerimizde yanmayan ‘Hoşgeldin Ramazan’ mahyalarını evlerimizin duvarlarına taşıyarak çocuklarımıza o hissi yaşatmaya çalışıyoruz.” diyor.

Kovid-19

Çocuklarla Gönüllü Karantina: Anne ve Babalara Tavsiyeler

19 Mart 2020

Ramazan ayının heyecanını çocuklara yaşatabilmenin öneminin, çocukların özel günlere olan ilgisi ile de alakalı olduğunu ifade ediyor Fatma Hanım. Avrupa’da büyük bir coşkuyla kutlanan Noel, Paskalya ve St. Martin kutlamalarını hatırlatıyor: “Oğlum bu kutlamaları çok seviyor. Bizim özel günlerimize de ilgi duymasını istiyorum. Çocuklara bunları somut olarak sunmadığınız takdirde tam olarak kavrayamıyorlar. Bu sebeple özel hazırlıklar, süslemeler, aktiviteler bence çok önemli. Ama en önemlisi konuşmak, anlatmak ve dinlemek.”

Fatma Hanım, çocukla ramazanın insanın bakış açısını değiştirdiğini belirtiyor. Bunu çocukları henüz küçük olduğu için ilk defa ramazan hazırlığı yaptığı geçen sene deneyimlemiş. Daha huzurlu ve heyecanlı bir ramazan yaşadığını ifade eden Fatma Hanım, “Bazen hayatın koşuşturmasında güzellikleri göremiyoruz. Çocuklar ister istemez bizi frenliyor ve bazen bundan sıkılsak da etrafımıza bakmak için daha çok vaktimiz oluyor.” diyor.

Ramazanda Çocuklarla Yapılabilecek Aktiviteler

Fatma Hanım çocuğun yaşına bağlı olarak sadece ödüllendirmeye değil aynı zamanda öğrenmeye yönelik bir ramazan takvimi belirlemek gerektiği görüşünde. “Geçtiğimiz sene Ramazan takvimimiz oyuncak ağırlıklıydı, bu sene sadece küçük kitapçıklar olacak.” diyerek fazlasıyla oyuncak veya çikolata odaklı geçen bir ramazan ayını doğru bulmadığını belirtiyor.

Ramazan ayında çocuklara bilhassa anlayacakları dilde infak etmenin önemini de anlatmak gerektiğini vurgulayan Fatma Hanım, toplu ibadetlere kapalı olsa da birkaç gün önce çocuklarla her zaman gittikleri camiyi ziyaret ettiklerini ve çocukların hayır kutusuna kendi elleriyle attıkları sadakalar sonrası bunun üzerinde uzunca konuştuklarını anlatıyor: “Ertesi gün oğlum camiye, daha doğrusu hocaya mektup yazmak istedi. Bence çocuklar bazı şeyleri tam anlamasalar da, bizim düşünemeyeceğimiz inceliklere sahipler.”

Fatma Hanım çocuklarla yaptığı aktivitelerden bahsederken, “Hayalimizdeki camileri kağıt üzerinde süsledik, boyadık. Ayrıca hilali gözetlemek için tuvalet kağıdı rulolarından bir dürbün yaptık. Zamanın ruhuna da uygun bir aktivite oldu.” diyor gülümseyerek. Şöyle devam ediyor: “Her gün beraber oturup dua ediyoruz. Çocuklar hayal dünyalarında bazen biz yetişkinlere saçma gelen günlük şeyler için dua ediyorlar.”

Bence çocuklar bazı şeyleri tam anlamasalar da, bizim düşünemeyeceğimiz inceliklere sahipler.

Çocuklara Ramazanı Kuklalarla Anlatmak

Nagihan Hanım ise ramazanı çocuklarına daha iyi anlatabilmek için küçük tahta kuklalarla bir oyun hazırlamış. Kuklaların kendilerine ait bir evi ve minik eşyaları olduğunu belirten Nagihan Hanım, her çocuğun bir kukla alarak evde yaşanılan bir ramazan gününü canlandırdığını anlatıyor. Çalar saat ile sahura kalkan kukla ailesi, sahur sonrası cemaatle sabah namazını kılıyor, Kur’an okuyor, ramazan ile alakalı dersler yapıyor. Sonra her ailedeki gibi kimi işe giderken, kimi okulun yolunu tutuyor. Akşam kukla ailesi iftarını açıp birlikte dua ediyor ve namaz kılıyor. Ramazan sonu ise fitrelerini verip büyüklere el öpmeye gidiyor minik kuklalar.

Nagihan Hanım ayrıca her gün teravih namazı sonrası için Karagöz-Hacivat’lı gölge oyunları hazırladıklarını ve çocukların bunu çok sevdiğini belirtiyor.

Çiğdem Hanım ise ramazanda iftar sofralarını çocuklarla birlikte hazırladıklarını söylüyor: “Herkes sofraya katkıda bulunuyor. Biri tatlı yapıyor, biri yemeğe yardım ediyor, bir diğeri ekmek yapıyor.” Ramazana özel bir köşe de hazırladıklarını belirten Çiğdem Hanım, “Kuru bir ağaç aldım ve içi açılan plastik toplar alıp ağaca astım. O toplar içerisine çocukların her biri ayrı ayrı anne-babaları olarak bizimle yapmak istedikleri aktiviteleri ve ramazanda bizden istedikleri bir hediyeyi yazdılar.” şeklinde özetliyor köşenin içeriğini.

Ayrıca ramazan köşesi için bir de bilgi panosu hazırladıklarını ve her hafta işledikleri konuyu ilgilendiren imsak, mahya, teravih, tekne orucu, fitre, zekat gibi terimleri dönüşümlü olarak panoya taşıdıklarını belirtiyor. Nagihan Hanım gibi Çiğdem Hanım da bazı konuları çocuklara aktarırken Hacivat-Karagöz oyunundan faydalandığını aktarıyor.

Koronavirüs Tedbirleri Çocukların Ramazan Takvimini Etkileyecek Mi?

Ramazanda gerçekleştirilen cami ziyaretleri ve iftar davetleri çocuklara ramazan ruhunu aktarmada önemli rol oynuyor. Bununla birlikte her üç anne de yaz saati nedeniyle son yıllarda iftar ve teravih vakitlerinin çocukların uyku saatiyle çakışmasından ötürü çocukları daha önceki ramazanlarda da camiye çok sık götüremediklerini ifade ediyor. Bu nedenle camilerin bu ramazan salgın tedbirleri kapsamında kapalı olmasından çocukları için planladıkları ramazan rutininin çok fazla etkilenmeyeceğini belirtiyorlar.

Bu sene misafir masamı en güzel şekilde çocuklarım için hazırlayacağım.

Fatma Hanım toplanma yasağı nedeniyle sadece çocuklarının arkadaşları için düşündüğü iftar davetini gerçekleştiremeyeceğini belirtiyor: “Öğlen vakti bir tekne orucu iftar daveti düzenleyerek oyun ve benzeri aktivitelerle çocuklara ramazanda bir araya gelmenin güzelliğini gösteren bir gün tertip etmek istiyordum. Ancak bunu seneye ertelemek zorunda kalacağım.”

Çiğdem Hanım ve Nagihan Hanım da iftar saati geç olduğundan önceki senelerde de çocuklarla camiye sadece hafta sonları gidebildiklerini belirtiyorlar. Bu açıdan bu sene camilerin kapalı olmasının ramazan programını sekteye uğratmayacağını düşünüyorlar.

Tedbirler nedeniyle büyük davetler verilip, geniş iftar sofralarının kurulamayacak olması Çiğdem Hanım’a göre güzel sofralar hazırlamamak için bir sebep değil. Kendisi çocukla ramazan ayının ayrı bir lezzeti olduğu görüşünde: “Bu sene oturma odamızdaki misafir masamızı en özel tabaklarım ve servislerimi çıkararak çocuklarım için hazırlayacağım.”

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:
    • Alp Dogan
      2020-04-24 03:30:57

      Kukla Dünyası tv 'de, Ramazan ayı boyunca her akşam saat 20:00'de Karagöz ile Hacivat gösterisi olacakmış... Aynı zaman da kanal da Nasrettin Hoca hikayelerinden oluşan bir kukla dizisi var... https://www.youtube.com/channel/UCX-5mhCu2YdsJf25HpO2ylw

    1 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar