Almanya Almanya’da Koronavirüste En Büyük Dalga: Tönnies Et Fabrikası

Almanya’nın Gütersloh kentindeki Tönnies et fabrikasının çalışanları arasında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) vakalarının artması sebebiyle bölgede yeniden mart ayında alınan tedbirlere dönüldü.

admin 23 Haziran 2020

Almanya’nın Gütersloh kentindeki Tönnies et fabrikasının çalışanları arasında yeni tip koronavirüs vakalarının artması sebebiyle bölge çapında karantina ilan edildi. Böylece Almanya’da ilk kez yeniden mart ayında salgın tedbirlerine dönüş yaşanıyor. Tönnies, üretim fiyatlarını düşük tutarken salgın tedbirlerine uymadığı iddialarıyla karşı karşıya.

Almanya’nın Kuzey-Ren Vestfalya Eyaletindeki Gütersloh şehrindeki Tönnies et fabrikası, salgınla ilgili tüm dengeleri alt üst etti. Fabrikada 7 bin kişinin karantinaya alınmasının ardından tedbirler şehir ve bölge geneline genişletiliyor. Bu vaka, pandemi süresince en büyük enfeksiyon dalgası olarak görülüyor.

Eyalet Başbakanı Armin Laschet, Düsseldorf kentinde düzenlediği basın toplantısında, Gütersloh’a bağlı Rheda-Wiedenbrück kasabasındaki Tönnies et fabrikasındaki çalışanlarda vaka sayısının 1553’e yükseldiğini ve firmada çalışmayan 24 kişinin de Kovid-19 testinin pozitif çıktığını belirtti.

Mart Ayında Alınan Koruyucu Tedbirlere Dönülecek

Bölgedeki durumun yakından izlenmesi gerektiğini ifade eden Laschet, bundan dolayı tedbirlerin gevşetilmesinin ardından Almanya’da ilk kez bir bölgede vaka sayılarının artmasından dolayı mart ayında alınan salgın tedbirlerine dönüleceğini bildirdi. Laschet, bu şekilde Tönnies et fabrikasının çevresi dışında, virüsün halk arasında yayılıp yayılmadığını görmek istediklerini kaydetti. Yoğun testler yaparak bir hafta boyunca durumu takip edeceklerini vurgulayan Laschet, Gütersloh bölgesi için geçerli olmak üzere 30 Haziran’a kadar insanlar için temas kısıtlaması getirildiğini ve kamusal alanda sadece aile üyelerinin veya iki kişinin birlikte hareket edebileceğini söyledi.

Laschet, maske takma zorunluluğu bulunmayan kapalı alanlardaki tüm etkinliklerin de yasaklandığını ifade ederek, konser salonları, sinemalar, müzeler, sergi yerleri ve yüzme havuzları gibi yerlerin kapalı tutulacağını, kapalı alanda spor faaliyetlerinin de yasaklandığını kaydetti. Açık alanda piknik ve mangal yapmanın da yasaklandığının altını çizen Laschet, barların da kapatılacağı, restoranların ise belirli şartlarda açık kalacağı bilgisini paylaştı.

Bölgeden Ayrılmama Çağrısı

Otobüs seyahatlerine izin verilmeyeceğini bildiren Laschet, karantinada bulunanlara testlere hızlı şekilde devam edileceğini ve bu testlerin yapılmasında polis ekiplerinin desteklerini alacaklarını anlattı. Laschet, gelecek hafta tüm bakım ve huzurevlerinde yaşayanların yanı sıra Kuzey-Ren Vestfalya’daki et sektöründe çalışanlara Kovid-19 testi yapılacağını, bölgedeki halkın da gönüllü ve ücret ödemeden test yaptırma imkânına sahip olacağını dile getirdi.

Bölgeden çıkış yasağının getirilmediğini söyleyen Laschet, Gütersloh bölgesinde yaşayanlara başka bölgelere gitmeme çağrısında bulundu. Laschet, bugün alınan bu tedbirlerin 30 Haziran’a kadar geçerli olacağını kaydetti.

“Bundan Sonra Kararları Biz Vereceğiz”

Ülkenin en büyük et fabrikası olan Tönnies’i iş birliği yapmaya istekli olmamakla suçlayan Laschet, “Artık iş birliği yapılmayacak. Bundan sonra kararları biz vereceğiz.” ifadelerini kullandı. Veri güvenliği bahanesiyle Tönnies çalışanların verilerini gizli tutmak istemişti. Vakaları tespit edebilmek ve enfeksiyon riskinin daha fazla dağılmasını önlemek için hükûmet yetkilileri çalışanlar hakkındaki verilerin ifşa edilmesini zorunlu tutmuştu. Laschet, krizden sonra Tönnies şirketine karşı tazminat meselesinin inceleneceğini de açıkladı.

Et fabrikasında geçen hafta vakaların artması üzerine 7 bin kişi karantinaya alınmış ve yaklaşık 370 bin nüfuslu Gütersloh kentinde okullar tatil edilmiş ve kreşler kapatılmıştı. Gütersloh bölgesinde gerçekleşen bu durum şimdiye kadar Almanya’nın en ciddi enfeksiyon vakası olarak görülüyor.

Et Sektöründeki İnsanlık Dışı Durum

Almanya et sektöründeki koşullar yıllardır eleştiri altında. Bulgaristan, Romanya ve Polonya gibi ülkelerden gelen taşeron işçileri, yasal olmayan iş sözleşmeleriyle sömürülüyor ve taşeron firmalar tarafından Tönnies gibi büyük fabrikalara pazarlanıyor. İşçilere uygun ödeme şartları sağlanmadığı gibi, işçiler insanlık dışı barınma koşulları altında yaşamaya zorlanıyor. Neue Westfälische Gazetesinin haberine göre, Tönnies et fabrikasında işçilerin 60 metre karelik evlerde, insanlık dışı koşullarda, 10’dan fazla kişiyle bir arada yaşadığı söyleniyor. Bu insanların üzerinden para kazanmak isteyen kiracıların da normal kira miktarının üç katı kadar kira aldığı biliniyor.

Tönnies gibi büyük şirketlerin et fiyatlarını düşük tutmak amacıyla, ucuza kaçarak özellikle salgında çalışanlarını ciddi bir sağlık riskine soktuğu ve hijyenik önlemler almadığı tespit edildi. Doğu Avrupalı işçilerine Avrupa Birliği projesi kapsamında danışmanlık yapan ve Deutsche Welle’ye konuşan Elena Strato, işini kaybetme korkusuyla çalışma koşulları hakkında konuşmak istemeyen işçilerin, özellikle pandemi sürecinde sınırların kapatılmasıyla ülkelerine tatil yapmak için dönemediklerini ve haftada her gün 10-12 saat çalıştıklarını söylüyor. Pandemide test edilen işçilerin test sonuçları açıklanmış olmamasına rağmen çalıştırıldıklarını açıklayan Strato, test sonuçları pozitif olan işçilerin de herhangi bir şekilde bilgilendirilmeden karantina için eve yollandığını ifade ediyor.

Clemens Tönnies’in Irkçı İfadeleri

Güneydoğu Avrupa’dan gelen bu işçiler, kötü çalışma koşullarına ek olarak ırkçı söylemlere de maruz kalıyor. Eyalet Başkanı Armin Laschet, Tönnies fabrikasında ilk vakaların ortaya çıkmasıyla Rumen ve Bulgarların fabrikadaki Kovid-19 salgınına sebep olduğunu söylemişti. Bununla beraber Tönnies fabrikasının sahibi Clemens Tönnies, geçen sene Afrika’daki “nüfus yoğunluğunun” dünyadaki iklim değişikliğine yol açtığını söyleyerek tartışmalara yol açmıştı. Buna ek olarak Tönnies, Federal Kalkınma Bakanının Afrika’ya her yıl 20 enerji santrali bağışlaması gerektiğini ve elektrik imkânından dolayı “Afrikalıların ağaçları kesmeyi ve çocuk yapmayı bırakacağı” şeklinde ırkçı ifadeler kullanmıştı.

Tüm bu eleştirilere karşılık geç kalınmış olsa da mayıs ayı ortalarında Federal Hükümet sektördeki iş güvenliğini sağlayan, taşeron işçiliği ortadan kaldıran, sıkı kontrolleri ön gören ve yetkili kişileri sorumlu tutan yeni şartlar üzerinde karar vermişti. Şu an gerekli yasa tasarısı üzerinde çalışılıyor. (ey)

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar