Göç İçin Koordinasyon Platformu Viyana’da Göç Koordinasyon Platformu Kuruldu

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer, Türkiye ve Yunanistan sınırındaki sığınmacı hareketliliğine dikkati çekerek, "Avrupa Birliği (AB) ve Türkiye arasındaki mutabakatın yeniden hayata geçirilmesi büyük bir önem arz ediyor." dedi.

hcevik 24 Temmuz 2020

Avusturya’nın başkenti Viyana’da Batı Balkan ülkeleri ve bazı AB üyesi ülkelerin İçişleri Bakanlarının yanı sıra AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas’ın katılımıyla “Doğu Akdeniz Rotasında Düzensiz Göçle Mücadele” konulu toplantı düzenlendi.

İki gün süren görüşmelerin ardından yapılan ortak basın toplantısında, Avusturya İçişleri Bakanı Karl Nehammer, Almanya İçişleri Bakanı Seehofer ve AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Schinas açıklamalarda bulundu.

Göç için Koordinasyon Platformu Viyana’da Olacak

Toplantıda Balkan rotası da dahil Doğu Akdeniz rotasında düzensiz göçle mücadele için merkezi Viyana’da olacak bir “Koordinasyon Platformu”nun kurulması kararlaştırıldı. Avusturya İçişleri Bakanı Karnl Nehammer, AB dış sınırlarının korunması, düzensiz göçün önlenmesi ve AB’de kalma hakkı bulunmayan kişilerin sınır dışı edilmesi gibi konulara yönelik alınan düzenlemelerin hayata geçirilmesinde söz konusu platformun AB ve Batı Balkan ülkeleri arasında koordinenin sağlanmasına hizmet edeceğini söyledi.

Almanya İçişleri Bakanı Horst Seehofer de yeni tip koronavirüse (Kovid-19) rağmen günlük düzensiz göçmen akışında artış olduğunu ifade ederek, toplantının doğru zamanda yapıldığını kaydetti. Seehofer, göç konusunun Avrupa’nın gündeminde uzun yıllar yer alacağını, bu nedenle göç sorununa ilişkin birlik içinde yeni düzenlemelerin hayata geçirilmesi gerektiğini bildirdi.

AB Komisyonunun göç sorununa ilişkin eylül ayında açıklayacağı önerilerin AB Dönem Başkanlığını üstlenen Almanya için çok önemli olduğunu dile getiren Seehofer, Almanya’nın Dönem Başkanlığında birliğe ait ortak göç politikasının oluşmasına katkı sağlamak istediğini aktardı.

Seehofer: “Güçlü bir Geri Gönderme Politikası Gerekli”

Seehofer, göçmenlerin geldikleri ülkelerle çok yakın ilişki içinde hareket etmek istediklerini belirterek şöyle devam etti: “Bu ülkelerle yakın temas içerisinde hareket ederek, buradaki sorunları tespit edip, nasıl katkılar sağlamamız gerektiğini belirlememiz gerekiyor. Bu iş birliği hem sığınmacıların gelmesini önlemek hem de Avrupa’da sığınma hakkı elde etmemiş kişilerin geldikleri ülkelere gönderilmesi için büyük önem arz ediyor. Bu herkesin ortak talebi, bunun için güçlü bir geri gönderme politikası gerekli.” 

Göç güzergahındaki transit ülkelere yönelik çeşitli düzeylerdeki desteğin önemine işaret eden Seehofer, “Benim önem verdiğim bir başka konu da, bizler Avrupa’da iş gücü için düzenli göçün de yolunu açmalıyız. Böylelikle birçoğu sığınmacı gibi dolaylı yollara başvurmamış olacaktır.” ifadesini kullandı.

Göçün Kaynaklandığı Ülkelerle İş Birliği

Seehofer, Yunanistan ve Türkiye sınırındaki sığınmacı hareketliliğine de değinerek, “AB ve Türkiye arasındaki mutabakatın yeniden hayata geçirilmesi büyük bir önem arz ediyor.” diye konuştu. Göçün kaynaklandığı ülkelerle iş birliği, transit ülkelere destek ve geri gönderme politikalarının yanı sıra iltica başvurularının da önemli bir başlık olduğunu kaydeden Seehofer, iltica başvurularının AB dış sınırında yapılması, kimin Avrupa’ya girip girmeyeceğine ilişkin sürecin iyi işletilmesi gerektiğini belirtti.

Göç için Koordinasyon Platformu İş Birliği Merkezli Bir Araç

AB Komisyonu Başkan Yardımcısı Margaritis Schinas da söz konusu platformu memnuniyetle karşıladığını belirterek, bu platformun yeni bir idari yapı olmadığını, daha ziyade iş birliği merkezli bir araç görevi üstleneceğini ifade etti. Schinas, Batı Balkan ülkelerinde sığınmacılara yönelik kapasitenin genişletilmesi gerektiğini dile getirerek, göçmenlerin geldikleri ülkelere geri gönderilmesinin önemine işaret etti.

Savaş ve diktatörlerden kaçanların Avrupa’ya sığınması gerektiğini ifade eden Schinas, AB’de kalması için herhangi bir sebep bulunmayan kişilerin geldikleri ülkelere gönderilmesi gerektiğini savundu. (AA)

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar