Cami Saldırıları Almanya’da Camilere Bombalı Tehditlerin Ardından Hâlâ Önlem Alınmadı

Almanya’da geçtiğimiz yaz birçok camiye gönderilen bombalı saldırı tehditlerinin ardından ülkedeki İslami cemaatler devletten daha etkin koruma talep etmişti. Birçok eyalette ise camilere yönelik tehditlere rağmen güvenlik tedbirleri arttırılmamış durumda.

admin 3 Ağustos 2020

Almanya’da 2019 yılının temmuz ayından beri ülke genelinde birçok cami bombalı saldırı tehditleri aldı. Temmuz ayında her iki günde bir camiye tehdit mesajları gönderildi. Yalnızca temmuz ayının ilk haftasında Iserlohn, Köln, Münih, Mannheim, Duisburg, Mainz ve Villingen-Schwenningen’de dokuz cami bombalı tehdit aldı. E-posta ya da mektupla gönderilen tehditler, Almanya’da camilere yönelik saldırılar arasında en yaygın tür olarak görülüyor.  

Almanya Müslümanları Koordinasyon Konseyi (KRM), camilere yönelik tehditler hakkında bir açıklama yapmış ve Müslümanların endişe içerisinde olduğunu, devletin güven kazanmaya yönelik tedbirler alması gerektiğini ifade etmişti. Ayrıca KRM, tehdit mektuplarını gönderen faillerin yakalanmasını talep etmiş ve şu açıklamada bulunmuştu: “Camilere yönelik güncel tehdit durumu küçümseniyor. Camiler için daha fazla koruma sağlanması yönündeki çağrılarımız yerine getirilmedi. Siyaset ve güvenlik güçleri sessizliğe bürünmüş durumda. Devlet, her insanın, korku ve şiddet endişesi olmadan dinini yaşayabilmesini sağlamak sorumluluğundadır.”

Peki geçtiğimiz sene camilere gönderilen bir düzine tehdit mektubunun üzerinden geçen bir senede Almanya’da neler değişti? İşte Almanya’daki eyaletlerin, camilere yönelik tehditlerin ardından gerçekleştir(me)diği düzenlemeler.

Kuzey Ren-Vestfalya: “Eylemin Hayata Geçirileceğine Dair Somut Delil Yok”

IslamiQ’in Almanya’daki eyalet içişleri bakanlıklarına gönderdiği soruların cevaplarına göre birçok eyalette camilere yönelik güvenlik tedbirleri arttırılmış değil. Ayrıca bu tehdit mektuplarını gönderen ve camilere bombalı saldırı düzenleyeceklerini iddia eden failler de yakalanmadı.

Kuzey Ren-Vestfalya Eyalet İçişleri Bakanlığı’nın verdiği cevap, geçen sene camilere gönderilen tehditlerin ardından pek de bir şeyin değişmediğini ortaya koyuyor: “Şimdiye kadar bilindiği kadarıyla, (camilere yönelik) tehdidin ötesinde zarar verici herhangi bir olay yaşanmadı. Patlayıcı madde de bulunmadı. Şimdiye dek ciddi bir eylem hazırlığı ve tehdidin hayata geçirilmesi açısından herhangi bir ipucu bulunmuyor.”

Kuzey Ren-Vestfalya’da yerel polis merkezlerinde camiler ve Müslümanlara ait kurumlar için özel “irtibat memurları” bulunuyor. Eyalet İçişleri Bakanlığı da somut tehdit durumunda camilerin bu memurlar aracılığıyla polisle iletişime geçebileceğini iletiyor: “Bir yerde muhtemel bir tehdit olması durumunda, yerel olarak sorumlu olan polis merkezi, tehdit durumunu değerlendirmeye alır. Tehdidin derecesine göre de gerekli olması durumunda güvenlik tedbirleri alınır.”

Geçtiğimiz sene Kuzey Ren-Vestfalya Eyaletindeki camilere 19 saldırı meydana gelmişti.

Bremen: Sağcıların Bomba Tehditleri Tahmin Edilebilir Değil

Bremen’deki Fatih Camii, 2020 yılının başında bir kutuda beyaz bir toz ile birlikte iki bombalı saldırı tehdidi aldı. Bu durumun ardından eyaletteki camiler için güvenlik tedbirlerinin arttırılıp arttırılmadığı sorusuna Bremen Senatosu herhangi bir cevap vermedi. “Bu durumdan hareketle oluşturulan polis tedbirleri (örneğin binanın korunması) gizli bir durum olarak değerlendirilmekte ve başkalarına açıklanmamaktadır.” diyen Senato, camilere yönelik tehditlerin hayata geçirilmediğini ve ciddiyet kazanmadığını açıkladı. Eyaletteki Müslümanlar ve İslami kurumlar için güvenlik riskinin de değişmediğini belirten Senato, şu ifadelerde bulundu: “İrrasyonal hareket eden kişiler, fanatik ve psikolojik olarak dikkat çeken insanların suç eylemlerini önceden tahmin edebilmek mümkün değil.”

Berlin: Camiler İçin Yüksek Tehdit Durumu

Berlin Polis Merkezi’nin yaptığı açıklamaya göre “İslam düşmanlığı” sağcı çevrelerin eylem alanı olmaya devam ediyor. Bilhassa seçim öncesinde aşırı sağcıların kamuoyunu etkilemek amacıyla cami duvarlarının boyanmasından kundaklamalara kadar uzanan bir eylem alanı söz konusu. Başkent Berlin’in; Almanya’da Bremen ve Kuzey Ren-Vestfalya’ya göre camilere yönelik mevcut tehdit durumunu daha ciddiye aldığı kesin. Berlin Polis Merkezinden yapılan açıklamada, “Mevcut durumda Müslümanların Berlin’deki kurumları için soyut tehdidin yüksekliği nedeniyle polis tedbirleri daima yüksek bir seviyede bulunuyor.”

2019 yılının temmuz ayında Berlin’de iki camiye yönelik bombalı tehdit kayda geçmişti. Fakat bu tehditleri kimin gönderdiği bulunamamıştı.

Aşağı Saksonya: Bomba Tehditlerinden Sonra Güvenlik Riski Değişmedi

Aşağı Saksonya Eyaleti’nde de camilere yönelik bomba tehditlerinden sonra güvenlik riski değişmedi. Aşağı Saksonya Eyalet Kriminal Dairesi, gerekli olması durumunda güvenlik düzenlemelerinin kısa süre içerisinde üst düzeye çıkartılabileceğini, fakat bu durumun münferit olaylara göre değerlendirildiğini açıkladı. Aşağı Saksonya’da camilere yönelik tehditlerle ilişkili olan herhangi bir fail yakalanmadı.

Baden-Württemberg Eyalet İçişleri Bakanlığı’nın yaptığı açıklamaya göre eyalette birkaç cami bomba tehdidi aldı. Bakanlık, kamu güvenliği ve düzeni için tehditlere karşı savunma konusunda tehditlerin değerlendirildiğini, tedbirlerin de ancak bundan sonra alındığını açıkladı: “Bu tedbirler arasında örneğin söz konusu binanın korunması, acil durumlar için poliste irtibat kişilerinin belirlenmesi ve güvenlik tekniği ile ilgili danışmanlıkların gerçekleştirilmesi bulunuyor.”

Bavyera: Tehlike Durumu, Münferit Vakaya Bağlı

Bavyera’da da iki cami bomba tehdidi almıştı. Bavyera Eyalet Kriminal Dairesi’nin açıklamasına göre, “Güvenlik durumuna dair genel bir açıklama yapmak mümkün değil, çünkü tehlike durumunun değerlendirilmesi her zaman söz konusu münferit vaka ve kişiye bağlı.” Buna göre eyalette güvenlik tedbirleri münferit vakalarda gereklilik, süre ve etki gibi açılardan değerlendiriliyor. Kriminal Daire ayrıca cami saldırıları nedeniyle travmatize olan ya da korku duyan Müslümanların manevi rehberlik alabileceğini ve aşırı sağcılıkla mücadele eden kurumlara başvurabileceğini söylüyor.

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar