"Ülkücü Hareketi"ne Yasak ATİB’e Yasak Önergesine ZMD’den Tepki: “Suçlamalar Toplumsal Barışı Zedeliyor”

Almanya’da Federal Meclisin, ülkücü harekete bağlı derneklerin yasaklanmasının incelenmesiyle ilgili verilen önergeyi kabul etmesinin ardından Almanya Müslümanları Merkez Konseyi (ZMD) ATİB’e yönelik suçlamalara tepki gösterdi.

admin 20 Kasım 2020

Alman Federal Meclisinde hükümeti oluşturan Hristiyan Birlik (CDU/CSU) partileri ve  Sosyal Demokrat Partisi (SPD) ile muhalefetteki Hür Demokrat Parti (FDP) ve Yeşiller Partisi’nin verdiği “Milliyetçiliğe ve ırkçılığa karşı çıkmak, ülkücü hareketin etkisini bastırmak” başlıklı önerge çarşamba günü kabul edilmişti.

Bu önergeyle federal hükümete ülkücü hareketin Avrupa’da etkisinin bastırılması için önlemler alınması, faaliyetlerinin Almanya’da yakından takip edilmesi, derneklerinin yasaklanmasının incelenmesi, kamuoyunun ve kurumların ülkücü hareketin hedefleri hakkında bilgilendirilmesi, internet üzerinden propagandaya karşı çıkılması için tüm yasal imkânların kullanılması çağrısında bulunulmuştu.

Önergede ismi geçen Avrupa Türk İslam Birliğinin (ATİB) üye olduğu Almanya Müslümanları Koordinasyon Merkezi (ZMD) konuyla ilgili bir açıklama yaptı.

“Peşin Hükümler ve Suçlamalar Toplumsal Barışı Zedeler”

ZMD, Federal Mecliste ATİB hakkında gerçekleşen tartışmayı ve ATİB’in “Ülkücü Hareketi” ve “Bozkurtlar” ile ilişkili yasak önergesinde yer almasını endişeyle izlediklerini belirtti.  

Özellikle AfD ve Sol Parti fraksiyonlarının sunduğu yasak önergesinde ATİB’in “bozkurtlar” etiketiyle uygunsuz ve mesnetsiz bir çağrışım zincirine sokulduğunu belirten ZMD, ithamların dayanaksız olmasına rağmen ATİB’in adil bir tartışmaya açık olduğunu belirtti. “ATİB kendi inisiyatifiyle akademik ve bağımsız şekilde denetleme mercilerine başvurmuş, arşivlerini açmıştır.” açıklamalarında bulunan ZMD, kurumun camileri ve üyeleri için de masumiyet karinesinin geçerli olduğunu, peşin hükümlerin ve suçlamaların toplumsal barış ve din özgürlüğü aleyhine kapı aralayacağını vurguladı.

“ZMD ve ATİB Irkçılık, Nefret ve Ayrımcılığa Karşı”

Açıklamada ayrıca ATİB’e yönelik Anayasayı Koruma Dairesi raporunda da yer bulan “ırkçılık” suçlamasına değinildi: “Elbette dinî cemaat olarak biz de, ATİB Derneği de hem Müslüman olarak inancımızdan hareketle, hem de vatandaş olarak anayasayı, hukuk devleti prensiplerini ve hiçbir insanın ırkçılık, nefret ve ayrımcılığa maruz kalmaması gerektiğini savunuyoruz. Bu duruş ve tutum özellikle her camimizde geçerli.”

Aşırıcıların saldırılarından sonra Müslümanları ve camileri genel şüphe altında değerlendirmenin yanlış olduğunu belirten ZMD, ATİB’in de içinde yer aldığı yasak önergesinin İslam düşmanlığına hız kazandırdığını ifade etti: “Yasak önergesi ile ATİB camilerine İslam düşmanlığına zemin kazandırılmıştır. Her türlü aşırıcılıkla mücadelede siyasi aksiyonizm ya da sembol politikalarına değil; somut, önleyici adımlara ve somut suç durumlarında ceza takibatına ihtiyaç duyulmaktadır.”

admin

Lisans eğitimini Münster Üniversitesinde Sosyoloji ve Siyaset Bilimi bölümlerinde çift anadal olarak tamamlayan Kandemir, Duisburg-Essen Üniversitesinde sosyoloji yüksek lisans eğitimini sürdürmektedir. Ağırlıklı çalışma alanları göç sosyolojisi ve ulusaşırı Türk toplulukları olan Kandemir Perspektif dergisi editörüdür.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar