Fransa Müslüman Sivil Toplum Kuruluşları “Fransa İslam’ı İlkeler Şartnamesi”ni Eleştirdi

Fransa'daki Türk Müslüman Dernekleri Koordinasyon Komitesi (CCMTF), Fransa Milli Görüş İslam Konfederasyonu (CIMG) ve Tebliğ Cemaati, "Fransa İslam'ı İlkeler Şartnamesi"ne ilişkin, "Şartnamenin aceleyle imzalanması, yapılan çeşitli açıklamalar ve özellikle ilgili aktörler olan imamların onayının alınmaması yukarıdan dayatılan bir proje algısına yol açtı." değerlendirmesinde bulundu.

Enise Yılmaz 2 Şubat 2021

Fransa İslam’ı İlkeler Şartnamesini imzalamayı kabul etmeyen Fransa’daki Türk Müslüman Dernekleri Koordinasyon Komitesi (CCMTF), Fransa Milli Görüş İslam Konfederasyonu (CIMG) ve Tebliğ Cemaati’nden (fr. Foi et Pratique) yapılan ortak yazılı açıklamada, Ulusal İmamlar Konseyi’nin (CNI) kurulmasının Müslümanlar için faydalı olacağı belirtildi.

CNI’nin kurulması için yapıcı katkıda bulunulduğu ifade edilen açıklamada, CNI’nin kuruluşuna ilişkin Müslümanlara ait sivil toplum kuruluşların ve imamların görüşlerinin alınması konusunda daha önce çağrıda bulunulduğu anımsatıldı.

“Şartname Aceleyle İmzalandı”

Açıklamada, “Şartnamenin aceleyle imzalanması, yapılan çeşitli açıklamalar ve özellikle ilgili aktörler olan imamların onayının alınmaması yukarıdan dayatılan bir proje algısına yol açtı.” değerlendirilmesinde bulunuldu.

Şartnamenin, İslam’ın temellerinin anlatılmasıyla başlaması gerektiğinin altı çizilen açıklamada, ülkede imamların görevlerini İslam’a ve Fransız anayasasına uygun şekilde yerine getirdiği vurgulanarak şunlar kaydedildi: “İmamları ve Müslümanları ötekileştiren bir söylemin kullanılması ve Müslüman toplumuyla ilişkisi olmayan kişilerin kabul edilemez eylemlerinin genelleştirilmesi bu şartnamenin ve Ulusal İmamlar Konseyi’nin güvenirliliğini ciddi şekilde azaltır. Aynı şekilde Müslümanlar üzerinde şüphe uyandırabilecek ve farklı yorumlara neden olabilecek soyut söylemlerin şartnamenin ve Ulusal İmamlar Konseyi’nin Müslümanlar tarafından kabul edilmesini riske atıyor.”

Şartnamede yer alan “Fransa İslamı” kavramının doğru olmadığı vurgulanan açıklamada, İslam’ın bir toplumla veya ideoloji ile sınırlandırılamayacağı, bunun yapılması halinde İslam’ın temellerinin değiştirileceği ifade edildi.

Açıklamada, şartnamedeki “Cumhuriyet değerlerine bağlılığına” ve “eşitlik ilkesinin dini dahil tüm kuralların üstünde olduğuna” yönelik ifadelere tepki gösterildi. Müslümanların ülkede Fransız yasalarına saygı göstererek yaşadığının altı çizilen açıklamada, “Cumhuriyet değerlerinin” anayasada yer almadığı ve bu tabirden ne kast edildiğinin anlaşılmadığı belirtildi.

Açıklamada, şartnamede İslam’ın ve anayasanın birbirleriyle çelişkili gibi gösterildiği kaydedildi.

Şartnamede, “İslam’ın inkar edilmesinin suç sayılmaması gerektiği” şeklindeki ifadenin doğru olmadığı, insanların dinlerini özgürce seçtiği ve Müslüman derneklerin insanların özellikle inanç özgürlüğünün korunmasına katkıda bulunduğu bildirildi.

“Şartnamede Din Özgürlüğünü Kısıtlayan İfadelerin Yer Aldığı Açık”

Şiddete karşı çıkan derneklerin, İslam’ı terk eden kişilere şiddet uygulamakla suçlandığına dikkat çekilen açıklamada, “Müslüman derneklerin İslam’a aykırı davranışlarda bulunanlara karşı herhangi bir eylemde bulunmayı reddettiği” belirtildi.

Fransa‘daki din görevlilerinin eşcinsellik hakkındaki sorulara şiddeti ve nefrete çağırmadan İslam’ın ilkelerine göre cevap vermek durumunda olduğunu kaydedilen açıklamada, “Kadın düşmanlığı” tabirinin şartnamede yazılmasının İslam ve Müslümanlar hakkındaki ön yargıya işaret ettiği ve bu ön yargının kabul edildiği anlamına geldiği ifade edilirken, şartnamede ima edilenin aksine Müslümanların diğer dinlere mensup kişilere karşı hoşgörülü olduğu kaydedildi.

Açıklamada, “Dini ritüellerin anayasaya aykırı görüş ve eylemler olduğunu kabul etmek yasalar açısından kabul edilemez bir yaklaşımdır.” değerlendirmesinde bulunuldu.

Şartnamede “siyasal İslam” ile ne kast edildiğinin anlaşılmadığına işaret edilen açıklamada, Hristiyanların, Yahudilerin veya Budistlerin eylemlerinin “mezhepçilik veya ayrılıkçılık”, “siyasal Hristiyanlık”, “siyasal Yahudilik” veya “siyasal Budistlik” olarak değerlendirilmediği, aynı şeyin İslam ve Müslümanlar için geçerli olması gerektiği vurgulandı.

Açıklamada, “siyasal İslam” kavramının Müslümanları hedef alabileceği, bunun yerine “dini anayasal düzene karşı kötüye kullanan aşırıcılar” tanımlanmasının kullanılması önerildi.

Fransa İçişleri Bakanı Gerald Darmanin, bugün yaptığı açıklamada, “Fransa İslam’ı İlkeler Şartnamesi”ni imzalamayı kabul etmeyen sivil toplum kuruluşlarının Fransa İslam Konseyi’nden (CFCM) çıkmasını istemişti. (AA, P)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar