Dosya: "Avrupa'da Türk Esnaflar" Türkiye Kökenlilerin Avrupa’da Kendi Ayakları Üzerinde Durma Serüveni

Avrupa'da Türk Esnaflar

Türkiye kökenli girişimciler Avrupa’da uzun yıllardır faaliyet gösteriyor. Bulundukları ülkenin ekonomik ve sosyo-kültürel hayatının artık vazgeçilmez bir parçası hâline gelen Türkiye kökenli girişimcilere günümüzde her sektörde rastlamak mümkün.

Meltem Kural 1 Mart 2021

Türkiye, 1960’lı yıllardan başlayarak başta Almanya olmak üzere birçok Batı Avrupa ülkesiyle iş gücü anlaşmaları imzaladı. Bu anlaşmalar kapsamında yüz binlerce Türk kökenli işçi Avrupa ülkelerine göç etti. Tüm bu göç hareketleri neticesinde yıllar içinde Avrupa’da hızla artan Türk nüfusu, bazı ürün ve hizmetlere yönelik ihtiyacı da beraberinde getirdi. Birbiri ardına açılan “Türk bakkalları”, bilet satış büroları, büfe ve restoranlar ortaya çıkan pazar açığını kapatmaya yönelik ilk girişimler oldu. 80’li yıllara gelindiğinde ise Türk girişimciliğinde büyük bir sıçrama yaşandı.

Kendi İşini Kurma Serüveni

Almanya özelinde 80’li yıllarda artan işsizlik oranları, ülkedeki en geniş yabancı nüfusu oluşturması hasebiyle bu durumdan orantısız bir biçimde yüksek oranda etkilenen Türkiye kökenlileri “kendi işini” kurmaya yönlendirdi. Aynı zamanda, bu dönemde yabancı işçiler arasındaki en düşük aylık net gelir grubunu da Türklerin oluşturuyor olması, Türkiye kökenlilerin kendi işlerini kurmaları için başka bir gerekçe teşkil ediyordu.

Buna ek olarak, 80’li yılların Türkiye’sindeki ekonomik ve toplumsal istikrasızlık ortamı da daha fazla Türkiye kökenlinin “kesin dönüş” yapma fikrini rafa kaldırmasına neden oldu. Böylece Türkiye’ye dönüş ve “anavatana” yatırım için yapılan birikimler “gurbette” kurulacak yeni iş için sermaye olarak kullanıldı. Aynı dönemde yabancı girişimcileri destekleyen yeni kanuni düzenlemeler ve yasalarda yapılan gevşetmeler de bu süreci olumlu etkiledi.

Böylece Almanya’da 1970’li yıllarda 3 bin 300 olan Türkiye kökenli girişimci sayısı, 1999 itibarıyla 55 bine, 2010 yılı itibarıyla ise 106 bine yükseldi. 

Anatomi Serisi

Misafir İşçi Kimdir?

20 Şubat 2021

Almanya’da yaşayan Türkiye kökenlileri etkileyen benzer gelişmeler Avusturya, Hollanda, Fransa ve Belçika gibi diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan Türkiye kökenliler için de geçerliydi. Dün olduğu gibi bugün de Avrupa’daki göçmen kökenli toplum için hâlâ geçerliliğini koruyan sosyo-ekonomik dezavantajlar birçok Türkiye kökenliyi kendi işini kurmaya itiyor. 

Eurostat 2019 yılı verilerine göre Avrupa Birliği ülkelerinde yaşayan AB dışı ülkelerden gelen göçmen kökenliler arasındaki işsizlik oranı, çoğunluk toplumu arasındaki işsizlik oranının iki katına tekabül ediyor. Bu farkın en fazla hissedildiği ülkeler arasında ise Fransa (yüzde 14.7) ve Belçika (yüzde 13.8) bulunuyor. Buna karşılık göçmen kökenliler arasındaki girişimcilik oranları incelendiğinde, Türkiye kökenliler diğer topluluklar arasında öne çıkıyor. Örneğin Fransa’da en dezavantajlı göçmen grupları arasında olan Türkiye kökenliler, girişimcilikte yüzde 16’lık oran ile ilk sırada yer alıyor.

230 bin civarında Türkiye kökenlinin yaşadığı Belçika’da, bu gruba ait işletmeci sayısının 7 bin ila 10 bin arasında olduğu tahmin ediliyor. Yaklaşık 300 bin Türkiye kökenlinin yaşadığı Avusturya’da 20 bin civarında, 420 bin Türkiye kökenlinin yaşadığı Hollanda’da ise Hollanda Ticaret Odası’nın 2018 verilerine göre Türkiye kökenlilere ait 25 bin 527 işletme bulunuyor. 

Avrupa geneline bakıldığında 1999 yılında 73 bin 200 olan Türkiye kökenli girişimci sayısı da 2010 yılına gelindiğinde 140 bine ulaşmış görünüyor. İstihdam açısından değerlendirildiğinde, Almanya’daki Türkiye kökenli girişimciler 1999 yılında 293 bin vatandaşa iş imkânı sunarken, bu sayı 2010 yılında 650 bine yükseldi. Avrupa’da ise bu sayı 1999’da 366 bin iken, 2010’da 810 bine ulaştı.

Tüm bunlara ek olarak Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenlilere ait girişimlerin gerçekleşmesinde aile desteği de büyük rol oynuyor. İş kurarken ve sonrasında karşılaşılan maddi-manevi sıkıntıların aşılmasında aileler büyük destek sağlıyor. Gerekli sermayenin toplanması konusunda yeterli kredi bulunamadığı durumlarda veya alınan kredilerin geri ödenmesinde aile bireylerinden alınan borçlar devreye giriyor. Aynı şekilde açılan işletmelerde aile mensuplarını istihdam etme eğilimine Türkiye kökenliler arasında daha sık rastlanıyor.

Türkiye Kökenli Girişimcilerin Sektörel Dağılımı

Avrupa’da yaşayan Türkiye kökenli girişimcilerin yoğunlaştığı belirli faaliyet alanları var. Bunlardan ilk üçü sırasıyla ticaret, gastronomi ve hizmet sektörü. Bunları zanaat, imalat ve inşaat sektörleri takip ediyor.

Avrupa geneli göz önünde bulundurulduğunda, Türkiye kökenli esnafın daha çok perakende gıda ve gastronomi sektörlerinde yoğunlaştığı gözlemleniyor. Bunun böyle olmasını daha önce de belirttiğimiz Avrupa’da artan Türkiye kökenli nüfusun öncelikli ihtiyaçları ile ilişkilendirmek mümkün. “Niş ekonomisi” olarak bilinen bu model, benzer mal ve hizmetlere gereksinim duyan küçük bir tüketici grubunun ihtiyaç ve isteklerinin karşılanmasını amaçlanıyor. Türkiye kökenlilere ait ilk girişimler de Avrupa’da artan göçmen kökenli nüfusa yönelik bu pazar açığının kapatılması özelliğini taşıyor. Etnik girişimcilik olarak da tanımlanabilecek bu durum, göç edilen ev sahibi ülkede kendisi ile ortak kültürel kökene sahip kimselere yönelik kendi işini kurma eğilimi olarak açıklanıyor.

ÖZEL DOSYA

Avrupa'da Türk Esnaflar

DOSYA YAZILARI İÇİN TIKLAYIN

Perakende ve gastronomi sektörlerinde oluşan yoğunluğu elbette farklı sosyo-ekonomik nedenlerle açıklamak da mümkün. Yüklü sermaye gerektirmemesi ve mesleki eğitim ve teknik uzmanlık gibi ön koşulların bulunmaması, söz konusu sektörlerde faaliyet gösteren işletmelerin hızla gelişip yaygınlaşmasında büyük rol oynuyor. Bilhassa Avrupa’ya göç eden birinci nesil göçmenlerin düşük eğitim seviyesi, Türkiye’de edinilmiş mesleki eğitim ve diplomaların göç edilen ülkelerde tanınmaması ve yetersiz dil becerileri göz önünde bulundurulduğunda, kendi işini kurmak isteyenlerin neden bu sektörleri seçtiği daha kolay anlaşılıyor.

Ancak yıllar içerisinde bu eğilimde de değişimler yaşanıyor. Günümüzde ikinci ve üçüncü nesil Türkiye kökenli girişimciler sadece kendi köken ülkelerinden müşterilere hitap etmek yerine, “yerli nüfusu” da kapsayan geniş bir müşteri kitlesine ulaşmayı hedefliyor. 

Dosya: "Avrupa Sendikaları ve Göçmenler"

Türkiye Kökenli İşçilerin Sendikalarda Temsiline Dair Gözlemler

2 Nisan 2019

Zanaat alanında yapılan yasal değişiklikler ve Türkiye kökenli gençlerin meslek eğitimine yönelmesiyle açılan işletmelerin sayısı da her geçen gün artıyor. Türkiye kökenli genç nüfus arasında artan yüksek öğretime devamlılık ve meslek eğitimi konusundaki yeterlilik ise kendi işini kurmak isteyen yeni nesil girişimcilerin daha ziyade hizmet sektörüne yönelmesine neden oluyor. Böylece Türkiye kökenlilerin sadece dönerci, büfe ve manav dükkanı işlettikleri klişesi de yavaş yavaş tarihe karışıyor.

Yine aynı gelişmelere bağlı olarak ebeveynlerine nazaran daha yetkin ve özgüvenli ikinci ve üçüncü nesil girişimcilerin motivasyonlarında da bir farklılaşma var. Bugün kendi işini kurma hususunda Türkiye kökenli genç girişimciler için temel gerekçeler arasında ailesine daha iyi maddi imkânlar sunma arzusunun yanı sıra, bağımsızlık kazanma ve yüksek sosyo-ekonomik statü elde etme gibi amaçlar öne çıkıyor.

Yıllar içerisinde Türkiye kökenlilere ait firma ve işletmelerin sayısıyla birlikte niteliğinde de belirgin bir gelişmenin söz konusu olduğu söylenebilir. Büfelerin yerini restoranların, bakkalların yerini süpermarketlerin, bilet satış bürolarının yerini seyahat acentalarının, döner toptancılarının yerini ise büyük et imalathanelerinin aldığı görülüyor. 

Hâlihazırda Avrupa’daki Türkiye kökenli girişimciler akla gelebilecek her sektörde varlık gösteriyor. Son 20 yılda Türkiye kökenli girişimciler niş ekonomisine sıkışmış göçmenlerden, yerli girişimcilere dönüşerek, bu hususta sayısal olduğu kadar niteliksel de bir sıçrama kaydetti. Birinci nesil göçmenlerin mütevazi girişimlerinden bu yana, bu alanda kat edilen hatırı sayılır mesafe düşünüldüğünde, Avrupa’daki Türkiye kökenli girişimcilerin yaşlı kıtaya vadedeceği daha çok şey olduğunu söylemek gerek.

 Kaynaklar

Adıgüzel, Y. (2019). Göç Sosyolojisi. 3. Baskı, Ankara: Nobel.      

https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/belcikadaki-turk-isletmecilerin-yillik-cirolari-2-3-milyar-avro/998917

http://www.bteu.de/index/turk_kokenli_girisimciler_de.pdf

http://www.diegaste.de/gaste/diegaste-sayi3005.html

http://www.dtik.org.tr/DC/Editor/Image/Faydali_Bilgiler/Makaleler/AvrupaBirligiveAlmanyadaTurkGirisimcilerinEkonomikGucu.pdf

https://ec.europa.eu/eurostat/de/web/products-eurostat-news/-/DDN-20200519-1

https://www.handelsblatt.com/unternehmen/industrie/in-deutschland-erfolgsgeschichten-tuerkischer-unternehmer-seite-2/3067788-2.html?ticket=ST-2741358-loZmxFd460fxu4OemfQg-ap2

https://kurier.at/chronik/tuerkische-unternehmer-mehr-als-kebab-und-baklava/256.992.534

https://www.starting-up.de/geschaeftsideen/gruenderstorys/tuerkische-gruender-in-berlin.html

Meltem Kural

Londra Üniversitesi SOAS’ta (School of Oriental and African Studies) yüksek lisans eğitimini tamamlayan Kural Perspektif dergisi yayın kurulunda yer almaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar