Çin'e Yaptırım Kararı ABD, Çin’e Uygur Türkleri Nedeniyle Alınan Yaptırım Kararını Değerlendirdi

Çin'in, Sincan Uygur Özerk Bölgesi'nde Uygur Türklerinin insan haklarını ihlal ettiği için Çinli yetkililere yaptırım kararı alan ABD, yaptırımların, insan haklarını ihlal ve suistimal edenlere güçlü bir uyarı olduğunu bildirdi.

Enise Yılmaz 23 Mart 2021

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken; ABD, Kanada, İngiltere ve Avrupa Birliği’nin (AB) Uygur Türklerine yönelik insan hakları ihlallerinden dolayı Çinli üst düzey yetkililere yaptırım kararıyla ilgili yazılı açıklama yaptı.

Blinken, “Yaptırım kararı, Sincan’daki etnik ve dini azınlık gruplara karşı işlenen ciddi insan hakları ihlallerine karşı alındı.” ifadesini kullandı. Bakan, “Uluslararası toplumun artan kınamaları arasında Çin’in, Sincan’da soykırım ve insanlığa karşı suç işlemeyi sürdürdüğünü” belirtti.

ABD’nin, Çin’e Sincan’da ağırlıklı olarak Müslüman olan Uygurlara ve diğer etnik ve dini azınlıklara yönelik baskısını sonlandırma çağrısını yinelediğini kaydeden Blinken, hedeflenen yaptırımların kötü niyetli faillerin cesaretini kırmak için önemli bir araç olduğuna dikkati çekti.

Blinken, bu ortak yanıtın uluslararası insan haklarını ihlal ve suistimal edenlere güçlü bir uyarı gönderdiğini belirtti.

Avustralya ve Yeni Zelanda, Yaptırım Kararından Memnun

Avustralya Dışişleri Bakanı Marise Payne ve Yeni Zelandalı mevkidaşı Nanaia Mahuta, Çinli üst düzey yetkililere yaptırım kararıyla ilgili yaptıkları ortak yazılı açıklamada, ABD, Kanada, İngiltere ve AB’nin derin endişelerinin paylaşıldığı vurgulandı.

Şeffaflığın ve hesap verilebilirliğin önemine işaret edilen açıklamada, Çin’e, Birleşmiş Milletler (BM) uzmanlarının Sincan’a serbest erişimine rıza göstermesine yönelik yapılan çağrı yinelendi.

Açıklamada, Sincan’da Uygurlara ve diğer Müslüman azınlıklara yönelik şiddetli insan hakları ihlalleri olduğuna dair artan sayıda güvenilir raporlardan ciddi endişe duyulduğu yinelendi.

İngiltere, 4 Çinli Yetkiliye Yaptırım Kararı Aldığını Duyurmuştu

İngiltere Dışişleri Bakanı Dominic Raab, Avam Kamarasında dün yaptığı açıklamada, Çin’in Uygurlara karşı uyguladığı baskı ve ihlalleri İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana görülen “en büyük insan hakları krizlerden biri” olarak nitelemişti.

Sincan’da kısırlaştırma, kitlesel gözaltı ve gözetleme ve işkencenin de yer aldığı insan hakları ihlallerine ilişkin ortaya çıkan kanıtların göz ardı edilemeyeceğini dile getiren Raab, kanıtların uydu görüntüleri, hayatta kalanların ifadeleri, resmi belgeler, Çin hükümetinden sızan bilgiler, İnsan Hakları İzleme Örgütü ve Uluslararası Af Örgütünün de dahil olduğu güvenilir açık kaynak raporları ve İngiliz diplomatların bölgeye yaptığı ziyaretlerden oluştuğunu söylemişti.

Uluslararası ortaklarıyla çalışarak sorumlulara hesap sormak için hedefe yönelik yaptırımlar uyguladıklarını, bu kapsamda 4 Çinli yöneticiye ve Sincan Üretim ve İnşaat Birlikleri Kamu Güvenliği Bürosuna yaptırım kararı aldıklarını duyuran Raab; Çinli yöneticilerin, Sincan Uygur Özerk Bölgesi Siyasi ve Hukuki İşleri Komitesinin eski Sekreteri Zhu Hailun, Sincan Uygur Özerk Bölgesi Parti Komitesi Genel Sekreter Yardımcısı ve daha önce Sincan Uygur Özerk Bölgesi Siyasi ve Hukuk İşleri Komitesi Sekreteri olan Wang Junzheng, Sincan Uygur Özerk Bölgesi Siyasi ve Hukuki İşler Komitesi Sekreteri ve Kamu Güvenliği Bölümünün eski Müdürü Wang Mingshan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi Hükümeti Başkan Yardımcısı ve  Kamu Güvenliği Bölümü Direktörü Chen Mingguo olduğunu belirtmişti.

Raab, alınan önlemlerin İngiltere, ABD, Kanada ve AB üyesi ülkelerle yürütülen yoğun diplomasinin bir parçası olduğuna dikkati çekmişti. (AA)

Enise Yılmaz

Bochum Ruhr Üniversitesinde hukuk eğitimi gören Yılmaz, Perspektif’in yayın kurulu üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar