Irkçılıkla Mücadele AB Irkçılıkla Mücadele Koordinatörü Ataması İçin Çağrı

Avrupa Birliği Irkçılıkla Mücadele Koordinatörü'nün ataması sivil toplum kuruluşları tarafından olumlu karşılandı ve önerilere konu oldu.

Burak Gücin 19 Mayıs 2021

Avrupa’da 72 farklı kuruluş yeni atanan Avrupa Birliği Irkçılıkla Mücadele Koordinatörü’nün ırkçılıkla başarılı bir şekilde mücadele etmek için açık bir yetkiye ve sivil toplumun katılımına ihtiyacı olduğunu bildiren bir bildiri yayınladı.

Avrupa’da ırkçılıkla mücadele hareketi platformu olan Irkçılığa Karşı Avrupa Ağı (European Network Against Racism, ENAR) tarafından yayımlanan bildiride, Avrupa Birliği yürütücü organının ve üye devletlerin siyasi liderliğinin güçlü katılımı, Avrupa’da ırksal adalet sağlanmasına yardımcı olacak somut girişimlere yol açacağı savunuldu: “Yeni AB koordinatörü, Avrupa Komisyonu içinde konu ile ilgili tüm çalışmalara liderlik etmeli, sivil toplum ve diğer paydaşların anlamlı katılımını sağlamalı ve ulusal ve yerel düzeylerle ilişki kurmalıdır. Bu yeni rolün oluşturulması, Irkçılıkla Mücadele Eylem Planı’nın (ARAP) başarılı bir şekilde uygulanmasına yol açabilecek önemli bir gelişmedir.”

İmzacı kuruluşlar, bildirinin devamında, ırksal adaletin tesisi için yapılması gerekenleri değerlendirdi. Değerlendirme, yeni koordinatörün yetkili olduğu alanlar ve ilerlenmesi gereken yol haritasını ele alıyor. Buna göre bildiride şu ifadeler yer alıyor: “Koordinatör, ARAP’ın uygulanmasından sorumlu olmalıdır. Daha spesifik olarak; Koordinatör, 2021’de ortak ilkeler geliştirmek ve üye devletlerin ulusal sivil toplumun anlamlı katılımı da dahil olmak üzere 2022’deki raporlama yükümlülüklerini yerine getirmelerine destek olmak için Avrupa Komisyonu’nun Irkçılıkla Mücadele Ulusal Eylem Planları (NAPAR) alt grubuyla aktif olarak çalışmalıdır. Koordinatör, çalışmalarını destekleyen Eşitlik Görev Gücü ile farklı Genel Müdürlüklerde ırksal adaleti yaygınlaştırmak için birincil temas noktası olmalıdır. Üye ülkelerde ırkçılık karşıtı insan hakları savunucularının durumunu yakından izlemeli ve ilgili sivil toplum ve insan hakları savunucuları için siyasi liderliğin desteğini sağlamalıdır.”

Irkçılıkla Mücadele

Avrupa Komisyonu 2020-2025 Irkçılıkla Mücadele Planını Yayınladı

25 Eylül 2020

Sivil Toplum Kuruluşları İçin Daimi Bir Katılımcı Organ

Bildirinin temas ettiği bir diğer unsur ise koordinatörün faaliyetlerinin sürekliliği. Koordinatörün çalışmasının başarısı, ırksal adalet ve eşitlikle ilgili konularda çalışan ırksal gruplar ve kuruluşlar tarafından yönetilen sivil toplum kuruluşları ile yapılandırılmış diyaloğu kolaylaştıran kalıcı bir yapı tarafından desteklenmezse sınırlı olacaktır. Bu organ, ARAP’ta önerilen iki yıllık toplantılardan ve sivil toplum kuruluşları ve diğer gruplarla düzenli toplantılardan sorumlu olacaktır. ENAR’a göre organ  bilhassa bilgi paylaşımını, eğitimi ve yaygınlaştırmayı sağlamak için uzmanları ve grupları çeşitli genel müdürlüklerle ilişkilendirerek, politika süreçlerinde düzenli teması ve anlamlı katılımı kolaylaştırabilir.

Uyumlu Organizasyon Yapısı

Bildiri, son olarak, siyasi hedeflerle organizasyonel şemanın birbiriyle nasıl uyumlu hale getirebileceğine değiniyor. ENAR, koordinatörün atanması, AB’nin politika hedefleri ve örgütsel yapı arasında tutarlılığa yol açacak bir iç yeniden yapılanma uygulaması için bir fırsat olduğu görüşünde. AB, tüm politika alanlarında ve farklı ayrımcılık temellerinin kesişme noktalarında bulunanlar da dahil olmak üzere tüm ırksal gruplar için yapısal ırkçılık ve ana akım ırksal adaletle mücadele etme niyetinde ise bu anahtar olacaktır. Organizasyonel bir yeniden yapılanma aynı zamanda daha iyi koordinasyon, karar alma ve ilerlemenin izlenmesine yol açacaktır. Koordinatör ve sivil toplum kuruluşlarıyla çalışmaları da dahil olmak üzere, ırksal eşitlik üzerine çalışmak için ek mali kaynaklar tahsis edilmelidir.

Bildiriyi imzalayan kuruluş arasında AB üye, aday ve diğer Avrupa ülkelerindeki birçok diaspora, mülteci, çocuk ve kadın hakları savunucusu sivil toplum örgütü de bulunuyor. (P)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar