Tunus Yetkilerini Genişleten Tunus Cumhurbaşkanı Ülke Siyasetinin Tepki Odağında

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said'in, yayınladığı kararnamelerle yasama ve yürütmede yetkilerini genişletmesine, ülke siyasetinden itirazlar yükseliyor.

admin 23 Eylül 2021

Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said, yasa tekliflerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen geçici komisyonu feshedip, yeni bir kararname yayımlayarak yasama yetkisini kendisine devretti. Tunus meclisindeki birinci parti Nahda Hareketi‘nin lideri ve aynı zamanda Meclis Başkanı Raşid el-Gannuşi, söz konusu kararların “Anayasa’yı askıya almak” anlamına geldiğini belirterek, Nahda Hareketi’nin Said’in 25 Temmuz’daki kararlarını darbe girişimi olarak gördüğünü ve bunu kabul etmeyeceklerini söyledi.

Tunus

Tunus, Cumhurbaşkanı Said’in İktidarı Ele Geçirmesiyle Derin Bir Siyasi Krizde

25 Ağustos 2021

Meclisin ikinci büyük partisi Tunus‘un Kalbi Partisi liderlerinden Usame Huleyfi, sosyal medya paylaşımında, Kays Said’i “önceden planlanmış bir darbeyi hayata geçirmekle” suçlayarak, “darbe karşısında bir ulusal cephe kurulması” çağrısı yaptı. Tunus Meclisi’nde üçüncü parti konumundaki Demokratik Akım’ın kurucusu ancak sonradan siyaseti bırakan Muhammed Abu, El Cezire televizyonuna yaptığı açıklamada, ülkede yolsuzluğa bulaşmamış muhalefetten Said’e yönelik pozisyonunu netleştirmesini talep ederek Cumhurbaşkanı’nın son kararlarıyla meşruiyetini yitirdiğini belirtti.

Tunus Cumhurbaşkanlığı, Kays Said’in 25 Temmuz’da Meclisin çalışmalarını dondurması ve başbakanı azletmesinden sonra yetkilerini genişleten kararnameyi yayımladı. Yeni kararnameyle yasama ve yürütme yetkisine yönelik olağanüstü düzenlemeler yapıldı ve yasa tekliflerinin Anayasa’ya uygunluğunu denetleyen geçici komisyon feshedildi. Açıklamada, Tunus Cumhurbaşkanı tarafından kararnameyle kurulacak bir komitenin yardımıyla siyasi reforma ilişkin yasa değişikliklerinin hazırlanacağı belirtildi.

Cumhurbaşkanı’nın yetkilerini genişleten kararnameler Resmî Gazete’de yayımlandı. Buna göre, Tunus Cumhurbaşkanı’na “yasama metinlerini” bakanlar kurulunun görüşünü aldıktan sonra cumhurbaşkanlığı kararlarıyla çıkarma yetkisi verildi. Kararname uyarınca, bakanlar kurulu Meclise değil Tunus Cumhurbaşkanı’na karşı sorumlu olacak. Cumhurbaşkanı, başbakanı atayacak, kabine üyelerini, hükümetin siyasetini ve kararlarını belirleyecek. Cumhurbaşkanı’na ayrıca her türlü cumhurbaşkanlığı kararını halk oylamasına sunma yetkisi de verildi.

4 Siyasi Partiden “Cumhurbaşkanı Meşruiyetini Yitirdi” Açıklaması

Tunus’ta Demokratik Akım, Afak Tunus, Cumhuriyetçi Parti ve Tekettul Partisi, Cumhurbaşkanı Kays Said’in yasama ve yürütmede yetkilerini genişleten kararlarıyla anayasal doğrultunun dışına çıktığını savunarak, “Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’ya darbe girişimine karşı ulusal oluşumlarla birlikte çalışacaklarını” duyurdu.

Tunus’ta 4 parti yaptıkları ortak açıklamayla, Tunus Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın 80. maddesi gerekçesiyle 25 Temmuz’da başbakanı azletmesi ve Meclisin çalışmalarını durdurmasının ardından dün yayımladığı kararnamelerle yasama ve yürütme yetkilerini devralmasını eleştirdi.

Açıklamada, Tunus Cumhurbaşkanı’nın son kararlarıyla “anayasal doğrultunun dışına çıktığı, meşruiyetini yitirdiği, korumak üzere yemin ettiği Anayasa’ya karşı darbe yaptığı ve ülkeyi bilinmezliğe sürüklediği” kaydedildi. Partiler, “Tunus Cumhurbaşkanı’nın Anayasa’nın askıya alınması üzerine inşa ettiklerinin geçersiz olduğuna, Tunus devletini temsil etmediğine ve bu tehlikeli adımın sonuçlarının sorumluluğunu taşıyacağına” işaret etti.

Cumhurbaşkanı’nın “olağanüstü önlemleri kendi siyasi arzuları doğrultusunda fiili bir durum için kullanmasına” karşı olduklarını paylaşan dört siyasi parti, ortak açıklamada, “Anayasa’ya yönelik bu darbeye karşı durmak için sivil ve siyasi bir cephe oluşturmak üzere ülkedeki demokratik siyasi partiler, ulusal oluşumlarla çalışmaya devam edeceklerini” bildirdi.

Tunus‘ta Ne Olmuştu?

Arap Baharı’nın doğum yeri Tunus‘ta, belirli aralıklarla ve farklı şiddetlerde devam eden sosyal, ekonomik, politik ve kontrolden çıkmış sağlık krizi nedeniyle Tunuslular 25 Temmuz’da kitleler halinde sokağa çıkmıştı. Cumhurbaşkanı Kays Said, ülkenin tehlikede olduğu sırada kendisine olağanüstü yetkiler tanıyan Anayasa’nın 80. maddesini hayata geçirdiğini duyurmuştu.

Tunus

Tunus’ta Sistem Krizi

19 Eylül 2021

Said, Meclis’in çalışmalarını 30 gün boyunca durdurduğunu, tüm milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırıldığını, başbakanı azlettiğini ve yeni bir başbakan atayacağını, ayrıca yolsuzluk dosyaları için kendisini başsavcı olarak görevlendirdiğini açıklamıştı.

Ülke içinde bazı kesimler Said’in bu kararını desteklerken, Meclis içindeki partilerin çoğunluğu Cumhurbaşkanı’nın bu kararlarıyla “Anayasa’yı ihlal ettiğini” belirtmiş, bazı kesimler de süreci “anayasal bir darbe girişimi” diye nitelemişti. Tunus‘ta dokunulmazlıklarının kaldırılmasının ardından bazı milletvekilleri ifadeye çağrılmış, bazıları gözaltına alınmış ve aralarında üst düzey bürokratların da yer aldığı bazı isimler hakkında ev hapsi kararı verilmişti. Said bir aylık sürenin dolmasının ardından Meclis’in çalışmalarının durdurulması dahil, olağanüstü yetkileri elinde topladığı kararların “süresiz” uzatıldığını bildirmişti.

Bu arada Cumhurbaşkanı Danışmanı Velid el-Huccam, bir televizyon kanalına yaptığı açıklamada, Tunus‘ta 2014’te kurulan siyasi sistemin, artık sürdürülebilir olmadığını kaydetmiş, ülkede başkanlık sistemine geçilmesi yönünde hazırlık yapıldığını paylaşmıştı. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar