Fİlistin İsrail, Filistin İnsan Hakları Kuruluşlarını Terör Örgütü Listesine Aldı

İsrail hükûmeti, Filistin Halk Kurtuluş Cephesi’ne (FHKC) bağlı olduğunu iddia ettiği 6 Filistin insan hakları kuruluşunu terör örgütleri listesine aldığını duyurdu. Birleşmiş Milletler ve Filistin yönetimi karara tepkili.

admin 23 Ekim 2021

İsrail’in Jerusalem Post gazetesinin haberine göre, İsrail Adalet Bakanlığı, Zamir Esirleri Koruma Kurumu, İnsan Hakları İçin Hukuk El-Hak, Bisan Araştırma ve Kalkınma Merkezi, Samidun Filistinli Esirleri Savunma Şebekesi, Tarımsal Çalışma Komiteleri Birliği ve Uluslararası Çocuk Haklarını Savunma Hareketi’nin Filistin Şubesi’ni illegal ilan etti. İsrail böylelikle 6 Filistin insan hakları kuruluşunu terör örgütü listesine almış oldu.

Haberde, bu kuruluşların İsrail hükümetince terör örgütü olarak nitelendirilen FHKC’nin sivil toplum alanındaki uzantıları olduğu iddiasıyla illegal ilan edildiğine vurgu yapılarak, söz konusu kararın terörle mücadele yasası gereğince alındığı kaydedildi. Söz konusu kurumlar, işgal altındaki Batı Şeria ile abluka altındaki Gazze Şeridi’nde sivil toplum alanında geniş bir etkiye sahip olan önemli kuruluşlar arasında yer alıyor.

"Yüzyılın Anlaşması"

Filistin Varlığının Kalıcı Bir Şekilde İmkânsızlaşması

6 Mart 2020

İsrail tarafından terör örgütleri listesinde yer alan FHKC, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) bünyesinde yer alan Fetih Hareketi’nden sonra ikinci büyük örgüt konumunda bulunuyor. Tarımsal Çalışma Komiteleri Birliği’nin Batı Şeria’daki genel merkezi temmuz ayında İsrail güçlerince düzenlenen baskın sonrası 6 aylığına kapatılmıştı.

Filistin Yönetiminden Kınama

Filistin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan yazılı açıklamada, “İsrail işgal devletinin makamlarının, Filistin sivil toplumuna ve kurumlarına yönelik çılgınca saldırısı, özellikle de önde gelen altı insan hakları örgütünü ve sivil toplum örgütünü terörist ilan etme kararını kınıyoruz.” ifadelerine yer verildi.

Söz konusu kararın düşmanca olduğuna vurgu yapılan açıklamada, “işgalin ve onun araçlarının” Filistinli sivil toplum örgütlerine ve üst düzey insan hakları savunucusu kurumlarına karşı sistematik utanç verici bir kampanya yürüttüğü vurgulandı.

BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR) Filistin Ofisinden konuya ilişkin yapılan yazılı açıklamada, “terörle mücadele mevzuatının meşru insan haklarını ve insani çalışmaları kısıtlamak için kullanılmaması gerektiği” belirtildi. Açıklamada, İsrail’in söz konusu kararına gerekçe olarak “barışçıl ve meşru faaliyetler de dahil olmak üzere aşırı belirsiz ve alakasız nedenler” sıraladığı ifade edildi. Ayrıca, İsrail’e örgütlenme ve ifade özgürlüğü haklarına saygı duyması, söz konusu kuruluşlar ve çalışanlarına herhangi bir müdahalede bulunmaması çağrısında bulunuldu.

Başbakan İştiyye: İsrail’in Kararını Reddediyoruz

Filistin Başbakanı Muhammed İştiyye de konuya ilişkin yaptığı açıklama, İsrail’in kararının ciddi bir uluslararası hukuk ihlali olduğunu ve söz konusu kararı reddettiklerini belirtti. İştiyye, uluslararası toplum ile dünyadaki tüm insan hakları örgütlerini kararı kınamaya çağırdı.

Filistin

“From the River to the Sea”: Filistinliler Tek Yürek Statükoya Başkaldırıyor

12 Ağustos 2021

İsrail, Filistin Topraklarında İnsan Hakları Çalışmalarını Engelliyor

Öte yandan, Cenevre merkezli Avrupa-Akdeniz İnsan Hakları Örgütünden (Euro-Med) yapılan yazılı açıklamada, İsrail’in Filistin topraklarındaki insan hakları çalışmalarını engellediğine işaret edildi. Açıklamada, İsrail’in söz konusu kararının, Filistin topraklarında insan hakları alanındaki çalışmalara yönelik yeni bir baltalama girişimi olduğu aktarıldı. Örgüt ayrıca, uluslararası topluma, Filistin topraklarındaki ihlalleri eleştiren sesleri bastırma politikasına son vermesi için İsrail’e baskı yapma çağrısında bulundu. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar