Avusturya “Maalesef Samimi Bir Diyalog Yok”

Avusturya İslam Federasyonları, “Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi”nin temel raporuna karşı bir görüş bildirgesi yayımladı. Federasyon sözcüsü Abdi Taşdöğen ile söz konusu rapora dair eleştirlerini ve Müslümanlar için bu raporun neticelerini konuştuk.

Ali Mete 12 Aralık 2021

Avusturya’da “Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi” kuruldu. Bu kurum “siyasal İslam” konulu bir rapor yayımladı. Bu kavrama dair düşünceleriniz nelerdir?

Bu kolayca cevaplanabilecek bir soru değil; çünkü Dokümantasyon Merkezi’nin bu konuda hazırladığı raporda da “siyasal İslam” tanımı bulunmuyor. Hatta bir tanım taslağı bile yok. Bizzat hazırlayanların bu raporun bilimsel olduğuna dair iddialarını göz önünde bulundurduğumuzda hayrete düşmemek elde değil. Bunun yerine yaptıkları şey, Necmettin Erbakan’ın takip ettiği siyasetten türeyen bazı sıfatları peş peşe dizerek “siyasal İslam”a somut bir şekil kazandırmak gibi faydasız bir çabanın içerisine girmek. Raporun ilk sayfasından son sayfasına kadar “Necmettin Erbakan = Millî Görüş = IGMG = İslam Federasyonları” denklemi hâkim. Bundan başka ne bir sınıflandırma ne de fikir teatisi söz konusu.

Bundan başka “siyasal İslam” kavramı kullanılırken “İslam” ile arasında bir ayrıştırmaya gidilmiyor. Dolayısıyla “siyasal İslam” kavramı genellemek ve popülist tartışmalar da göz önünde bulundurulduğunda düşmanlaştırmak amacıyla kullanılan bir kavram olarak karşımıza çıkıyor. Bu yüzden söz konusu temel raporun gölgesindeki “siyasal İslam”ı reddediyorum.

Dosya: "Siyasal İslam"

Prof. Dr. Werner Schiffauer: “Siyasal İslam’dan Bahsetmek Anlamsız”

1 Haziran 2021

“Millî Görüş” kavramı temel raporun başlığında zikrediliyor. Siz ise bu duruma karşı çıkıyorsunuz. Neden?

“Millî Görüş” başlıklı raporuyla “Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi” kamuoyuna İslam Federasyonlarına dair çok çarpık ve yanlış bir resim aksettirdi. Çizilen bu resim İslam Federasyonlarına kamuoyunda kalıcı zararlar vermeye oldukça elverişli. Bu arka plandan hareketle 17 Kasım 2021 tarihinde buna karşı görüş bildirgemizi yayımladık. Görüş bildirgemizde yalnızca temel raporda yer alan iddiaları ele alıp aksini ispat etmekle kalmadık; ayrıca İslam Federasyonlarını tanıtıp, temel raporda itham edildiğimiz konulara dair pozisyonlarımızı da ortaya koyduk.

Raporda ne gibi iddialar var? Bu iddialara nasıl karşılık veriyorsunuz?

Temel raporda Türkiye bağlamındaki Millî Görüş’ten yola çıkılıyor ve bütün mütalaa bu temel üzerine kuruluyor. İslam Federasyonu da peşinen bu potanın içerisine katılıyor ve hatalı bir şekilde “Millî Görüş Hareketi”nin bir parçası olarak ifade ediliyor. Bu hata/itham raporun tamamında hâkim. İslam Federasyonları ne kişisel ne de kurumsal, ne doğrudan ne de dolaylı yoldan hiçbir siyasi partiyle bağlantılı olmamasına rağmen raporda Türk siyasi partilerinin maiyetinde olduğu ithamına maruz kalıyor. Şu anda tabii bütün iddiaları birer birer ele alıp değerlendirmem mümkün değil. Arzu edenler yayımlamış olduğumuz temel raporu okuyabilirler. Bu arada şunu da belirtmeden geçemeyeceğim: Bizim hazırladığımız görüş bildirgesi temel rapordan daha uzun. Yani raporun ne kadar büyük eksiklikler barındırdığını varın siz hesap edin.

Müslümanlar cephesinde bu iddialar nasıl karşılanıyor? Örneğin genç Müslümanlar bu konu hakkında ne düşünüyor?

Dosya: "Siyasal İslam"

Güvenlik Söylemlerinin Günah Keçisi: Müslümanlar

1 Haziran 2021

Bu gibi raporlar hem Müslümanlar hem de toplumun tamamı için yapıcı değil, yıkıcı etkilere sahip. Bunlar Müslümanların kendilerini “olağan şüpheliler” olarak görmelerine, toplumsal ve siyasi açıdan pasif kalmalarına sebebiyet veriyor. “Siyasal İslam” kavramının tanımsızlığı ve belirsizliği çok büyük bir boşluk doğuruyor. Bu şartlarda da her türlü angajman dinî motivasyonlu gizli bir ajandaya yönelik faaliyet olarak algılanabiliyor. Bu da maalesef durumdan etkilenen kesimin, yani bütün Müslümanların hem fikirlerinin hem de perspektiflerinin toplumumuzdan dışlanmasını beraberinde getiriyor.

Dokümantasyon Merkezi ayrıca bu çalışmasıyla İslam eleştirmenlerine ve İslam düşmanlarına çok konforlu bir alan açtı. Bu kimseler söz konusu “siyasal İslam” olduğunda kendi görüşlerini ispatlamaya ihtiyaç dahi duymuyorlar; neticede “siyasal İslam” gizlice, fark ettirmeden gerçekleştirilen bir olay.

Her şeye rağmen ve tam da şimdi İslam Federasyonları olarak bütün Müslümanlara hem toplumsal hem de siyasi çalışmalara angaje olma, toplumun tamamının huzuru için çalışma çağrımızı yineliyoruz.

Anlaşılan o  ki “siyasal  İslam” hakkında yalnızca konuşulmuyor, ayrıca bununla somut olarak siyaset de yapılıyor. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Avusturya’da 700 binden fazla Müslüman yaşıyor. Bu in sanların çoğu İslam Federasyonlarına ait kuruluşları ziyaret ediyor. Bu insanlar Avusturya toplumunun değişmez birer parçası. Bu insanları kabul edilemez bir biçimde aşırıcılar olarak nitelendirip onları “Siyasal İslam Dokümantasyon Merkezi”nin raporu gibi çalışmalarla dışlayarak siyaset büyük bir hata yapıyor.

Dosya: "Siyasal İslam"

İki Toplumsal Etken: Din ve Devlet - “Siyasal İslam” Kavramı Üzerine Düşünceler

1 Haziran 2021

Kurz Hükûmeti şu ana kadar sert bir İslam politikası takip etti. Ancak bu hükûmet şu an yolsuzluk skandalı dolayısıyla sallantıda. Sizce bu durumda İslami cemaatlere yönelik baskıda bir azalma olur mu? Yoksa bu baskı aynen devam mı edecek?

Başbakan değişimiyle “sert İslam politikası” konusunda da bir değişiklik olup olmayacağını şimdiden kestirmek zor. Ancak bizim için kesin olan bir şey var: Biz diyalogdan yanayız ve ilgili bütün kişilerle görüşeceğiz. Çünkü samimi bir şekilde fikir alışverişinde bulunmaya önem veriyoruz. Bu çerçevede ilgili kurum ve kimselerle görüşmeler de yaptık. Diyalogda ısrar edeceğiz.

Avusturya’daki İslam tartışmalarında sizce eksik olan ne?

Maalesef yoğun ve en önemlisi samimi bir fikir alış verişi yok. İnsanlar birbirlerine yaklaşabilmeli. Gerek siyasiler gerek akademisyenler olsun, insanlar doğrudan kişi ve kurumlara gitmek yerine kapalı kapılar ardında birbirleri hakkında konuşuyorlar. Kanaatimce bu da zamanımızın toplumsal sorunlarından bir tanesi.

Ali Mete

Frankfurt’ta Din Bilimleri lisans eğitimini tamamlayan Ali Mete, İslam Toplumu Millî Görüş (IGMG) Genel Sekreteridir. Mete aynı zamanda PLURAL Yayınevinin müdürlüğünü ve Perspektif dergisinin genel yayın yönetmenliğini yapmaktadır.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |