Vatandaşlık “Birleşik Krallık’ta İkinci Sınıf Vatandaşlık Yasalaştırılıyor”

Birleşik Krallık'ta başka ülkelerle aile bağı olanların vatandaşlıklarının ellerinden alınmasını içeren yasa tasarısı tepki topladı.

Burak Gücin 7 Ocak 2022

Birleşik Krallık’ta parlamentoda görüşülmekte olan Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı, başka ülkelerle aile bağı olanların vatandaşlık statüsünün ellerinden alınmasını içeren düzenleme nedeniyle tepki çekiyor. Sivil toplum kuruluşları, tasarının sadece mültecileri hedef almakla kalmayıp aynı zamanda ikinci sınıf vatandaşlığı yasalaştıracağını savunuyor.

Düzenleme Vatandaşlık İptallerine İmkan Tanıyor

ANATOMİ SERİSİ

Çifte Vatandaşlık Nedir?

22 Aralık 2019

Avam Kamarasındaki görüşmelerin ardından Lordlar Kamarasına gönderilen Uyruk ve Sınırlar Yasa Tasarısı, düzensiz yollarla ülkeye ulaşan herkese hapis cezası verilmesini öngörüyor. Mültecileri taşıyan küçük teknelere müdahale eden yetkilileri olası cezai işlemlerden muaf tutan bir maddeye de yer verilen düzenlemenin, geri itmeler sırasında ölümlere yol açabileceği belirtiliyor.

Tasarıya sonradan eklenen bir madde ise sonradan vatandaş olan veya başka ülkelerle aile bağı bulunan Birleşik Krallık vatandaşlarının kendilerine haber verilmeden vatandaşlıklarının iptal edilmesinin önünü açıyor. Hükûmet, tüm tepkilere rağmen ayrımcı ve ırkçı bulunan madde konusunda geri adım atmıyor.
Tasarının görüşmeleri sırasında muhalefet eleştirilerini dile getirdi.

Lordlar Kamarasının İşçi Partili üyesi Richard Rosser, yaptığı konuşmada, tasarının yasalaşması durumunda haklı gerekçelerle Birleşik Krallık’a sığınma talebinde bulunmak üzere gelenlerin cezai işleme tabi tutulacağına işaret etti.

“Korku Tellallığı Değil, Gerçek”

BM’nin Mülteci Sözleşmesi’nin hayatları veya özgürlükleri tehdit edildiği durumda mültecilere, yasa dışı girişler nedeniyle ceza verilemeyeceğini hükme bağladığını vurgulayan Rosser, “Eğer tüm ülkeler, sığınma talebinde bulunmak amacıyla yasa dışı yollardan giriş yapanları suçlu bulan bu yaklaşımı benimseyecek olursa tüm uluslararası mülteci koruma sistemi dağılır.” dedi.

Muhafazafar Partiden Sayeeda Warsi ise vatandaşlık konusundaki maddeye dikkati çekti. Warsi, “Bu yasalar, milletvekillerini, ailelerini, sevdiklerimizi, arkadaşlarımızı, meslektaşlarımızı kapsama potansiyeline sahiptir. İçimizdeki bazı kişileri de kapsıyor. Bu, bir korku tellallığı değil, bir gerçek.” diye konuştu.

İkinci Sınıf Vatandaşlık

Bazı siyasetçilerin yanı sıra sivil toplum kuruluşları da tasarıya karşı çıkıyor. CAGE adlı sivil toplum kuruluşundan Anas Mustapha, yaptığı açıklamada, tasarının hükümetin halihazırda sahip olduğu mevcut yetkilere yenisini eklediğini belirtti.

Bu yetkinin hükümete, beyaz olmayanlar, Müslümanlar ve diğer ülkelerle soy bağları olan insanları ikinci sınıf vatandaş yapma imkanı sağladığını kaydeden Mustapha, “Eğer rahat durmazlarsa, belli suçları işlerlerse, belli ülkelere seyahat ederlerse İçişleri Bakanı, vatandaşlıklarını onların ellerinden alabilecek.” ifadelerini kullandı.

“Irkçı Bir Düzenleme”

Birleşik Krallık Sih Konseyi Genel Sekreteri Gurpreet Singh, düzenlemenin hükümetin “sorun olduğunu düşündükleri insanlara baskı yapma” imkanı tanıdığını ifade ederek “Şimdi bu durum, o kişinin bir suçlu olduğu veya yanlış bir şey yaptığı anlamına gelmez. Bu kişi başka bir ülkede insan haklarına karşı çıkan biri de olabilir.” değerlendirmesini yaptı.

İşçi Partisi İçin Yahudi Sesi adlı kuruluşunun basın sorumlusu Naomi Wimborne-Idrissi ise geçmişte bir kişinin vatandaşlıktan çıkarılabilmesi için o kişinin terör tehdidi veya bunun gibi gerçekten ciddi bir suç işleme potansiyeline sahip olması gerektiğini anımsattı.

“Yalnızca Siyah veya Kahverengi Tenli İnsanlar Hedefte”

Birleşik Krallık

Irkçılıkla İlgili Kavram Karmaşası: Irkçılık Nedir, Ne Değildir?

7 Temmuz 2020

Tasarıyla bunun değiştirildiğini kaydeden Wimborne-Idrissi, “Ama şimdi, görüşlerini veya siyasi faaliyetlerini beğenmedikleri bir kişiyi istenmeyen kişi olarak tanımlayabilecekleri bir konumdalar. Ayrıca neredeyse yalnızca siyah veya kahverengi tenli insanlara uygulanacak. Bu yüzden derinden ırkçı ve beraberinde ikinci sınıf veya bir tür ikinci kademe toplum oluşturma tehlikesini getiriyor.” dedi.

Tasarı, Lordlar Kamarasındaki görüşmelerin tamamlanmasının ardından yeniden Avam Kamarasına gönderilecek. Düzenleme, Avam Kamarasının olası değişiklik önergelerini oylamasının ardından Kraliçe’nin onayıyla yasalaşacak. (AA)

Burak Gücin

Galatasaray Üniversitesi’nde Sosyoloji programından mezun olan Burak Gücin, sonrasında Heidelberg Üniversitesi’nde Kültürel Çalışmalar alanında yüksek lisansını tamamlamıştır. Ağırlıklı olarak ideoloji, kültür ve göç üzerine çalışan Gücin, Perspektif redaksiyon ekibinin üyesidir.

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar