Fransa Paris’te 1961’deki Cezayirli Katliamına Devletin Göz Yumduğu Kanıtlandı

Fransa'nın başkenti Paris'te yüzlerce Cezayirlinin barışçıl gösterilerde Fransız polisince öldürüldüğü 1961’deki katliamdan devletin en üst düzey yetkililerinin haberdar olduğu ancak duruma göz yumduğu ortaya çıktı.

admin 7 Haziran 2022

Paris’te 17 Ekim 1961’de kendilerine getirilen sokağa çıkma yasağını protesto için barışçıl gösteri yapan 30 bin kadar Cezayirliden 300’den fazlası Paris Polis Müdürü Maurice Papon’un emriyle polisin müdahalesi sonucu öldürüldü.

Yaklaşık 40 yıl görmezden gelinen ancak 1998’de devletin sadece 40 kişinin ölümünü kabul ettiği katliamla ilgili hiçbir yetkili ceza almadı.

Dosya: "Fransa Müslümanları ve Hak Arayışları"

Müslümanların Fransızlıkla İmtihanı

4 Nisan 2022

Mediapart’ın Fransa’da geçen yıl sonunda kamuoyuna kısmen açılan cumhurbaşkanlığı arşivlerine dayandırdığı habere göre, 5. Fransa Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanlarından General Charles de Gaulle ve kabinesi 17 Ekim 1961’de Paris’te katliamla sonuçlanan olaylardan haberdardı.

Danışmanı Her Şeyi Cumhurbaşkanına Raporluyordu

De Gaulle ve kabinesinin hatıratlarında hiçbir şekilde bahsetmediği bu olaylara dair arşivlerde ulaşılan belgeler Cumhurbaşkanı’nın katliamı ve polisin olaydaki sorumluluğunu bildiğini gösterdi.

Fransızların iftiharla bahsettiği eski cumhurbaşkanlarından De Gaulle’ün “Cezayirliler Danışmanı” Bernard Tricot’a ait 28 Ekim 1961 tarihli notlarda, olaylarda 54 kişinin öldüğü, ölümlere dair adli tatbikat başlayabileceği bilgileri yer alıyor.

Danışmanın notlarında Paris bölgesinde 22 Ekim’den bu yana Cezayirli Müslümanların cesetlerinin bulunduğu, savcıların konuya dair yeterli kanıtı olmadığını belirttiği yer alırken 6 Kasım 1961 tarihli notta da De Gaulle’ün olaylardan haberdar olduğu anlaşılıyor.

Tricot, ikinci notunda De Gaulle’e, hükümetin savcılara müdahale etmeme veya hakimlere olayların aydınlanmasına dair talimat verme yönünde bir tutum belirlemesi talebini iletiyor.

Sorumluların Üstüne Gidilmedi

Cumhurbaşkanı General de Gaulle, nota cevaben olayın aydınlatılması ve suçluların yargılanmasını istese de bu noktada olumlu herhangi bir adım atılmıyor ve sorumluların üstüne gidilmiyor.

Ne Cezayirlilere olabildiğince “sert müdahale edilmesi” emrini veren Paris Polis Müdürü Papon, ne de onu koruyan dönemin İçişleri Bakanı Roger Frey, katliamdan sorumlu tutulmadı.

Elysee arşivlerinde, Papon’un cumhurbaşkanlığı genel sekreterliğine gönderdiği ve görüldü olarak imzalanan raporda, gösteriye dair şikayetlerin polis tarafınca araştırıldığı, iddiaların ise avukatlar tarafından uydurulduğu ifadeleri yer alıyor.

Cezayir

Cezayir Cumhurbaşkanı: "Fransa'nın Sömürge Suçlarını Unutmayacağız"

18 Mart 2022

Ayrıca, yine Elysee Danışmanı Tricot’a ait olduğu düşünülen bir notta, 1961’de Cezayir Bağımsızlık Hareketi’ne (FLN) atfedilen Cezayirlilere yönelik bazı saldırıları Fransız polisinin yaptığı detaylarıyla anlatılıyor.

De Gaulle, Parlamentoda Çoğunluğu Kaybetmemek İçin Göz Yumdu

Fransız tarihçiler Fabrice Riceputi ile Gilles Manceron, söz konusu belgelerin 1961 Paris Katliamı’nın tarihçesindeki kayıp halka olduğunu vurguladı.

Riceputi, De Gaulle’ün olayların Başbakan Michel Debre ve kabinesince aktarılan versiyonunun yalan olduğunun farkında olduğunu ancak bunun sorumluların hesap vermesini sağlamaya yeterli olmadığını belirtti.

Manceron ise Cumhurbaşkanı’nın parlamentoda çoğunluğu kaybetmemek ve partisi tarafından dışlanmamak için katliamın sorumlularının hesap vermesi çabalarından vazgeçtiğini ifade etti.

Mart 1962’de söz konusu olaylara ilişkin tüm suç ve kabahatlere af getiren yasanın çıkmasıyla da yüzlerce Cezayirlinin hayatını kaybettiği 1961 katliamına dair hiçbir adli soruşturma başlatılmamış oldu. (AA)

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
Perspektif’te yayınlanan içeriklerden anında haberdar olmak için ücretsiz e-bültenimize abone olabilirsiniz

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar |