'Dosya: "Katılım Bankacılığı"'

“İslami Finans” Kavramı Bize Neler Çağrıştırıyor?

Dünya genelinde birçok Müslüman, dinî hükümlere uygun olarak mal sahibi olmak için İslami finans araçlarını kullanıyor. Bu araç ve yöntemler neler?

©Shutterstock.com

Dünyanın dört bir yanında birçok Müslüman, İslam hukukuna, yani şeriata riayet edebilecekleri şekilde ev satın almanın yollarını bulmakta güçlük çekiyor. Kur’ân-ı Kerîm, faizin alınmasını da verilmesini de haram kılıyor. Bu dinî kısıtlamalar Avrupa’da ve daha ötelerde yaşayan birçok Müslüman’ı konvansiyonel ipotek sistemine girmekten men ediyor.

Son zamanlarda bu boşluğu doldurmak maksadıyla KT Bank gibi şirketler ortaya çıktı. Bu şirketler Avrupa’nın göbeğinde yaşayan Müslümanların faizli kredilere bulaşmadan ev sahibi olabilmelerini sağlayacak bir finans aracının geliştirilmesi ve finans alanında teşekkül etmekte olan küresel hareketin bir parçası olarak ortaya çıktı.

Ben bir yıldan fazla bir zamanı, bu küresel hareketin bir Güneydoğu Asya ülkesi olan Malezya’daki merkezlerinden birinin çalışma prensiplerini belgelemek için ayırdım. Burada hükûmet, ülkenin başkenti Kuala Lumpur’u -bir yetkilinin ifadesiyle- “Müslüman dünyasının New York”una dönüştürerek âdeta bir İslami Wall Street oluşturmanın gayreti içinde.

Malezya’da İslami Bankacılık

Malezya Merkez Bankası ve ülkenin Menkul Kıymetler Komisyonu, yalnızca bir bankacılık kurumları ağı değil, aynı zamanda bir İslami para piyasası, İslami sermaye piyasası ve İslami sigorta (tekâfül) sistemine yönelik kapsamlı bir İslami finans sistemi tasarladı. Ülke çapındaki firmalar bu piyasayı geliştirmek için var güçleriyle çalışıyorlar. İslami finans kurumları günümüzde şeriata uyumlu kredi kartlarını, ev kredilerini ve sigorta poliçelerini agresif pazarlama stratejileriyle tanıtıyor. Hükûmet ayrıca ülkenin kapılarını, Basra Körfezi bölgesinde ve başka yerlerde bulunan İslami finans kurumlarına açarak ortaya çıkacak rekabet üzerinden büyümeyi ve inovasyonu da teşvik etmeye çalışıyor.

Kuala Lumpur sokaklarında gezerken, İslami bankacılık ve finans kurumlarının ne derece yaygın olduğunu görmemek imkânsız. Parlak reklam panoları tüketicilere “ücretsiz tekâfül (katılım sigortası) teminatı kapsamı sağlayan, düşük harç ödemeli, toplam finansman miktarını artırmayan” İslam Bankası kredi kartını öneriyor. Resmî para birimi olan Malezya ringgiti, ülkede faaliyet gösteren yirminin üzerindeki İslami bankanın sahip olduğu çok sayıda ATM’den kolaylıkla erişilebiliyor ve yoğun alışveriş zamanlarında bu ATM’lerin önündeki kuyrukların hayli uzadığı görülüyor.

İslami Finansı “İslami” Yapan Nedir?

İslami finansın büyümesi zor bir sorunu da beraberinde getirdi: “İslami” sıfatı bu bağlamda tam olarak ne anlama geliyor? Bu soru özünde faiz almak veya vermekle ilgili İslami yasağın nasıl yorumlanması gerektiği sorusuyla ilgileniyor. Faiz vermeyi önlemek için iki farklı teknik geliştirilmiştir. İslami finans uzmanları bu seçenekleri sıklıkla “şeriata uygun” veya “şeriat temelli” olarak adlandırırlar. Murâbaha gibi şeriata uygun bir akit, bir finansman akışı oluşturmak için bir varlığın ertelenmiş ödeme esasına göre satışını ve geri alımını kullanır.

Bir murâbahanın yapılandırılabilmesinin çeşitli yolları vardır, ancak Malezya’da konvansiyonel faizli ipoteğin yerine kullanılan murâbaha türü, ertelenmiş ödemeye dayalı satışı ve ödenecek nihai fiyatta artışı gerektiriyordu. Bu akit dört adıma dayanıyor. İlk olarak, müşteri sahip olmak istediği bir mülk belirler ve finans kurumunu bilgilendirir. İkinci olarak, kurum mülkü mevcut sahibinden satın alır. Üçüncü adımda, mülkü muvakkaten kendi üstüne geçirdikten sonra kurum onu müşteriye kararlaştırılan artırılmış bir fiyattan satar, geri ödeme de taksit esasına göre planlanır. Son adım olarak ise, müşteri üzerinde anlaşmaya varılan tüm ödemeler tamamlanana kadar gerekli taksitleri periyodik olarak öder. Bu akit türleriyle iki ayrı satış kullanarak faiz alma konusundaki Kur’ânî yasağın kendi aleyhlerine devreye girmesinden kurtulmuş olunuyor: Kurum, mülkü mevcut sahibinden satın alıyor ve hemen ardından artırılmış bir nihai fiyat üstünden müşteriye satıyor.

Şeriata Uyumlu Bir Akit Olarak Murâbaha

Faiz temelli finansmana aşina finans uzmanları murâbaha gibi şeriata uyumlu akitlerin tatbikatını kolay bulurlar. Esasen yaptıkları şey, konvansiyonel bir kredi sözleşmesine benzer şekilde vazife görecek geçici bir çözümü kullanmaktır. Bilgisayar sistemleri ve arka ofis süreci gibi bir bankanın sahip olduğu altyapının tümü, bu tür bir düzenlemeye kolayca uyarlanabilir.

Ne var ki ertelenmiş ödeme ve artırılmış nihai fiyat, bu akdin konvansiyonel faizli ipoteklerde yaygın olarak kullanılan faizli akitlere çok benzediği anlamına gelir. Bazı İslami finans uzmanları bu akdi eleştirmektedirler; zira şeriatın resmî gerekliliklerini karşılamasına rağmen, faiz konusundaki İslami yasağın ihdas edilme maksadını yerine getirmediğini düşünürler.

Ortak Bir Girişim Sözleşmesi: Müşâreke

Eleştirmenler ve reformcular finansmanın sağlanabilmesi için ikinci bir tekniği tercih ediyorlar ve faiz getiren borçtan ziyade yatırıma müsned olduğu için bu tekniğin “şeriat temelli” olduğunu ileri sürüyorlar. Bu reformcular adına müşâreke denilen ortaklık akitlerini savunuyorlar. Müşâreke, İslam’ın zuhurundan önce bile Arap yarımadasında yaygın olarak kullanılan bir ortak girişim sözleşmesidir. Klasik İslam dünyasında standart bir ekonomik uygulama hâline gelmiştir. Bir müşâreke akdi, iki veya daha fazla tarafın kâr elde etmek amacıyla varlıklarını ve emeklerini bir araya getirmeyi kabul ettikleri bir kâr paylaşım sözleşmesidir. Yaşanabilecek herhangi bir kayıp, her iki tarafça kararlaştırılan bir oranda karşılanır.

Malezya’da İslami finans uzmanları, finans kurumu ve ev sahibinin bir evi birlikte satın aldığı “azalan müşâreke” dedikleri sistemi geliştirdiler. Bu sisteme göre ev sahibi, finans kurumunun sorumluluğunda bulunan mülkiyet konusu net varlığı zaman içinde aşamalı olarak satın alabilmektedir. Buna ek olarak kişi, bitişik mahallede bulunup emsal teşkil eden evler için istenen kira fiyatlarına endekslenen aylık bir taksitten sorumlu olmaktadır.

İslami finansmanı, İslam hukukunun sadece görünüşünü değil ruhunu da yansıtacak şekilde ıslah edip geliştirmek isteyenler bu tür akitleri tercih ediyorlar. Bunları ev sahibi tarafından ödenen artırılmış nihai fiyatın piyasaya hâkim olan faiz oranlarına fazlaca benzediği ilk tür akitlere daha hayırlı bir alternatif olarak görüyorlar. Şeriat temelli ve şeriata uyumlu akitlerin meşruiyetine ilişkin sorular, İslami finansın kalbinde entelektüel ve pratik düzeyde dinamik tartışmaların cereyan ettiğini gösteriyor. Müslüman tüketicilerin nihayetinde yapacakları tercihler, İslami finansın bugün dünyanın çoğunda hüküm süren borç temelli sisteme ne ölçüde otantik bir alternatif getirebileceğini ortaya çıkaracaktır.

Küresel ekonomik istikrarsızlık, 21. yüzyılın kalıcı bir özelliği hâline geldi. “Ekonomik kriz” dili, çağdaş yaşamın tekrar edip duran bir özelliği. Borçtan ziyade net varlık etrafında örgütlenmiş bir İslami finans sistemi, sürekli mevcut olan bu belirsizliğe sürdürülebilir bir çözüm sunabilir.

Prof. Dr. Daromir Rudnyckyj

Prof. Dr. Daromir Rudnyckyj, Kanada’da Victoria Üniversitesinde Antropoloji alanında görev yapmaktadır. Araştırmaları küreselleşme, para, din, kalkınma, kapitalizm, finans ve devlet konularını ele almaktadır. 

Yazarın diğer yazıları
Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.
Yorum adedi#0

*Tüm alanları doldurunuz

Son Yüklenenler