Fransa Fransa Cumhurbaşkanı Macron: “Kudüs Kararını Kınamak Bana Düşmez”

İsrail Başbakanı Netanyahu ile ortak bir basın açıklaması düzenleyen Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, kararı kınayamayacağını ifade etti.

admin 11 Aralık 2017

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, ABD’nin Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması kararını desteklemediğini ancak kınamanın da kendisine düşmediğini söyledi.

Macron ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu görüşmelerinin ardından ortak basın toplantısı düzenledi.

 

Macron: “Fransa ve İsrail Müttefiktir”

Fransa ile İsrail’in önemli müttefikler olduğunu belirten Macron, “Bu basın toplantısına, son saatlerde ve günlerde İsrail’e yapılan her türlü terör saldırısını kınayarak başlamak istiyorum. Fransa, İsrail’e ve İsrail halkına saldıran her şeyi en şiddetli ve en açık bir şekilde kınıyor.” dedi.

Macron, aynı şekilde bölgede barışın İsrail ile Filistin arasında müzakere yürütülerek sağlanabileceğini ifade etti. Fransa’nın Ortadoğu’da barışın sağlanmasına önem verdiğini ve çözümün iki devletli olduğunu belirten Macron, “İsrail’e yapılan saldırıları kınıyorum, Trump’ın Kudüs kararını onaylamıyorum ama kararı kınamak bana düşmez.” değerlendirmesinde bulundu.

Macron, Netanyahu ile Lübnan meselesini de ele aldıklarını ifade ederek, İsrail’in güvenliği için Lübnan’daki sorunların çözümünün önemli olduğunu dile getirdi.

 

“Filistinlilere Bir Jest Yap”

Terörle mücadele konusunda İsrail ile beraber çalışacaklarını bildiren Macron, Netanyahu’ya hitap ederek, “Bir şans ver ve Filistinlilere bir jest yap.” dedi.

Macron, “jest” ifadesini genişleterek, “Yerleşim birimleri projelerinin durdurulması ve Filistinli yetkililerin güvenini kazanmak için önlemler alınmalı. Bunu Netanyahu ile konuştuk.” bilgisini aktardı.

“Netanyahu’ya ABD Başkanı Trump’ın kararının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve bölgedeki barış için tehlikeli olduğunu söyledim.” diyen Macron, çözümün iki ülkenin barış içinde yan yana yaşaması olduğunu dile getirdi.  

Netanyahu ise Macron ile Ortadoğu’daki saldırıları durdurma konusunda anlaştıklarını, bu konuda İran’ı engellemek için kendilerine düşeni yapmaya hazır olduklarını belirtti.

Gazze ve Yemen’deki saldırıların sonlanması gerektiğini savunan Netanyahu, “Kudüs İsrail’in başkenti ve başka hiçbir ülkenin başkenti olmamıştır. Filistinliler bunu kabul ettiği zaman barış sağlanabilir.” iddiasında bulundu.

Netanyahu, İran’ın İsrail ile ilgili iki yeni hedefi bulunduğunu öne sürerek, bunlardan birinin İsrail’i yok etme amaçlı Suriye’de kuracağı kara, hava ve deniz gücü olan bir askeri üs, ikincisinin ise Lübnan’a 100 bin füze ve mühimmat yerleştirmek olduğunu savundu.

Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas’ı bölgesel meseleleri her zaman konuşmaya davet ettiğini dile getiren Netanyahu, Abbas’ın barış istemesi durumunda kendisiyle konuşabileceğini söyledi.

Netanyahu, bölgede radikal bir değişimin olduğuna işaret ederek terörle mücadele konusunda birçok Arap ülkesinin, İsrail’in bir düşman olmadığını aksine vazgeçilmez bir müttefik olduğunu anladıklarını iddia etti.

 

Trump’ın Tartışmalı Kararı

ABD Başkanı Trump, 6 Aralık’ta düzenlediği basın toplantısında, BM Güvenlik Konseyinin 1980 yılında İsrail’in Doğu Kudüs’ü ilhak ederek başkent ilan etmesini geçersiz sayan 478 sayılı kararına rağmen, “Kudüs’ü resmen İsrail’in başkenti olarak tanıma zamanı geldi.” ifadesini kullanmıştı.

Trump, ayrıca Dışişleri Bakanlığına, ülkesinin Tel Aviv’deki büyükelçiliğinin Kudüs’e taşınması için hazırlıklara başlaması talimatı verdiğini açıklamıştı.

 

İslam Toplumu Millî Görüş Teşkilatı (IGMG), dünyanın birçok ülkelerinde konsolosluk önlerinde skandal Kudüs kararını protesto etti. Gösterilerde okunan “Kudüs’te Barışa ve Onura Sahip Çıkış Bildirisi”nde İsrail’in, Birleşmiş Milletler kararlarına rağmen Filistin topraklarındaki yerleşim politikalarına devam ettiği ve böylece sayısız defa uluslararası hukuku ihlal ettiği vurgulandı. Bildiride, Trump’ın söz konusu Kudüs kararının provokatif nitelikte olduğu, “bölgede hâlihazırda eğitim, istihdam, sağlık gibi alanlarda ağır hak ihlalleriyle başa çıkmak zorunda kalan onbinlerce insanla alay eder gibi ve uluslararası kamuoyunun ortak vicdanını yok sayar bir şekilde alınan bu kararın vicdani açıdan büyük bir leke olduğu” ifade edildi. (AA, P)

 

admin

Phasellus eu varius felis. Quisque quis aliquet metus. Vestibulum odio augue, viverra at ligula vel, placerat aliquam erat. Integer maximus facilisis tellus non facilisis. Maecenas ac odio nisi. Etiam lobortis lobortis metus quis feugiat.

YAZARIN DİĞER YAZILARI
ETİKETLER:

    0 Adet Yorum Var

    Bu yazıyla ilgili yorumunuzu paylaşabilirsiniz. Bunu yaparken Yorum Kurallarımızı dikkate alın lütfen.

    • *Tüm alanları doldurunuz

DİĞER YAZILARI

HABER BÜLTENİ

Perspektif’in içeriklerinden haberdar olmak için kayıt olun

Hakkımızda

Avrupa’ya işçi göçü yarım asrı ardında bırakırken Müslümanlar da bulundukları ülkelerde kalıcı hâle geldiler. Bu durum “vatan”, “aidiyet”, “İslam” ve “Avrupa” gibi birçok kavramın çift taraflı olarak sorgulanmasına neden oldu. Avrupa’da yerleşik bir Müslüman cemaatin oluşması, hem yerleşik kültür ve siyasi düzen için, hem de Müslümanlar için yeni sorulara da kapı araladı.

YAZININ DEVAMI
Gizlilik Sözleşmesi | Şartlar & Koşullar